Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onların hepsi buraya yiyecek satın almak için geliyorlar.They all come here to buy food.
Bize ekmek ve yumurtaya gerekiyorsa, ben onları eve dönerken satın alırım.If we need bread and eggs, I'll buy them on my way home.
Onları satın aldım.I bought those.
Onları sana aldım.I bought them for you.
Onları senin için aldım.I bought them for you.
Onları satın aldın mı?Did you buy them?
Onları bana mı aldın?Did you buy me those?
Onları alacak mısın?Are you going to buy those?
Onları sana kim verdi?Who gave them to you?
Onları geri vereceğim.I'll give them back.
Onların ne sakladığını merak ediyorum.I wonder what they've been keeping secret.
Onların gizli bir silahı olduğunu duydum.I hear they have a secret weapon.
Bazı yılanlar zehirli ama ben hâlâ onların hepsinden korkuyorum.Some snakes are venimous but I still fear all of them.
Sen soruları sor ve ben onları cevaplayacağım.You ask the questions and I'll answer them.
Anne ve babaları onları ayrı tutmaya çalıştılar.Their parents tried to keep them apart.
Onların söyledikleri doğru olmalı.It must be true what they say.
O, onların tamamen hakkında konuştukları şey.It's all they talk about.
Onların hepsi Fransızca konuşuyor.They all speak French.
Onların hepsi Fransızca konuşur.All of them speak French.
Onların hiçbiri Fransızca konuşmaz.None of them speak French.
Tom onların onun takımda kalmasına izin vereceklerinden emin değildi.Tom wasn't sure they'd let him stay on the team.
O, onların ne için ödediği.That's what they paid for.
Bir şey yanlış giderse onların aramasını umalım.Let's hope they call you if something goes wrong.
Onların bize söylediği bu.That's what they told us.
Onların bana söylediği bu.That's what they told me.
Sana onların bizi özleyeceğini söyledim.I told you they'd miss us.
Onları nasıl ayırt edebiliyorsun?How can you tell them apart?
Bana onların kim olduğunu söyleyebilir misin?Can you tell me who they are?
Lütfen sadece bana onların ne söylediğini söyle.Please just tell me what they say.
Bana onları sana kimin sattığını söyleyebilir misin?Can you tell me who sold them to you?
Onların bize söylemediği bir şey var.There's something they're not telling us.
Onların planı hakkında ne düşündüğümü onlara söyledim.I told them what I thought of their plan.
Onların istedikleri şeyi bana söyleyeceklerini düşünürdün.You'd think they'd tell me what they want.
Onların onu yapamayacağını Tom'a kim söyleyecek?Who's going to tell Tom they can't do that?
Onların yardımına ihtiyacımız olduğunu az önce herkese söyledim.I just told everybody that we need their help.
Tom çocuklarına onları sevdiğini hiç söylemedi.Tom never told his children that he loved them.
Onların ödemek için ne kadar istekli olduğu henüz bana söylenmedi.I haven't yet been told how much they are willing to pay.
Daha sonra sana cevapları söyleyebilirim fakat onları önce kendin bulmaya çalış.I might tell you the answers later, but try to figure them out on your own first.
Onların hepsini yedim.I ate them all.
Takımınız çok iyi, ama onlarınki en iyisi.Your team is very good, but theirs the best.
Onların bu kadar aptal olacağını hiç düşünmedim.I never thought they'd be this stupid.
Hiç kimse diğerlerinin onların aptal olduklarını düşünmelerini istemiyor.Nobody wants others to think they're stupid.
Tom konuştuğunda, onların hepsi sessiz kaldılar.When Tom spoke, they all remained silent.
Bu onların değil.This is not theirs.
Onlar onları eskiden olduğu gibi inşa etmek istemiyor.They don't build them like they used to.
Erkekler, kadınlar, oğlanlar ve kızlar, onların hepsi insandırlar.Men, women, boys, and girls, they're all people.
Tom'un bir tek yumurta ikizi var ve az insan onları ayırt edebilir.Tom has an identical twin brother and few people can tell them apart.
Onları kurtarmak ister misin?Do you want to save them?
Artık onları hiçbir şey kurtaramaz.Nothing can save them now.
Onların şimdi üç çocukları var.They now have three kids.
Şu anda onların üç çocukları var.They now have three children.
Onların bir bilgisayarı var mı?Do they own a computer?
Onları indirmiyorum.I don't download them.
Tom duygularını gizler ve o sarhoş olduğunda onların hepsi ortaya çıkar.Tom bottles up his emotions and they all come out when he gets drunk.
Onların kampanyaları hükümet tarafından finanse ediliyor.Their campaigns are financed by the government.
Onların gerisi yakında gelecek.The rest of them will come soon.
Onları sindirebilirsen, çiğ sebzeler sağlığın için iyidir.If you can digest them, raw vegetables are good for your health.
Rahip geçen pazar onları evlendirdi.The priest married them last Sunday.
Bu çocuklar ördeklere ekmek kırıntıları attılar, onları gördüm.These children threw the bread crumbs to the ducks, I saw them.
Tom ve Mary'nin arkadaşları onların yeni dairelerine taşımalarına yardımcı oldular.Tom and Mary's friends helped them move into their new apartment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod