Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben onları tanımıyorum bile.I don't even know them.
Onların performanslarından memnun kaldım.I'm pleased with their performance.
Ben uzun zamandır onları görmedim.I haven't seen them in a long time.
Onları yeneceğiz.We will defeat them.
Onları yenecek.He will defeat them.
Onları yener.She will defeat them.
Edebsiz fıkralar bilirim ama onları anlatmam.I know dirty jokes, but I don't tell them.
Açık saçık fıkralar bilirim ama asla onları anlatmam.I know dirty jokes, but I never tell them.
Bu ayakkabılar eski ama onları hâlâ seviyorum.These shoes are old, but I still like them.
Bir kişinin kültürünü öldürmek onları öldürmek gibidir.Killing a person's culture is like killing them.
Onların doğal yırtıcı hayvanları yok.They have no natural predators.
Onların kazanmasını istiyordum.I wanted them to win.
Sen örnekler ekliyorsun ama onları çevirmiyorsun.You add examples but you don't translate them.
Ben ayakkabılarımı çıkardım ve onları pencereden dışarı attım.I took my shoes off and threw them out the window.
Dün hediyeleri tavan artasına koydum ve bugün onları yatağın altına koydum.Yesterday I put the gifts in the attic, and today I put them under the bed.
Onların ne düşündüğünü biliyorum.I know what they are thinking.
Birçok kişi sana tapar. Onları hayal kırıklığına uğratma.Many people worship you. Do not disappoint them.
Onun eserlerini onlarınkiyle karşılaştırmaya çalışalım.Let us try to compare his works with theirs.
Onların adaları neydi? Neden ilgileniyorsun?"What were their names?" "Why do you care?"
O onların tek çocuğu.He's their only child.
Onları okudun mu?Did you read them?
O, onları kurtarmak için kendi hayatını feda etti.He sacrificed his own life to save them.
Onları hiçbir yerde görmedim.I have never seen them anywhere.
Onların iki gölgesi örtüşüyor.Their two shadows overlap.
Onların ayakları kirli.Their feet are dirty.
Bu, onların son filmi.It is their last movie.
Belki de onların ikisi de kesinlikle boşanmak istiyorlar.Maybe they both definitely want divorce.
Onların birbirlerini sevip sevmedikleri belirsiz.It's unclear if they love each other or not.
Onların artık birbirleriyle konuşmayacaklarından emin misin?Are you sure they won't talk to each other any more ?
Onların şarabı var.They have wine.
Onların evini seviyorum.I like their house.
Onları suçlayamazsın.You can't blame them.
Onları suçlayamam.I can't blame them.
Onların işi sığır beslemektir.Their job is to feed the cattle.
Onların işi arabaları yıkamaktır.Their job is to wash the cars.
Onların işi garajı temizlemektir.Their job is to clean the garage.
Onların işi sözlüğe örnekler eklemek.Their job is to add examples to the dictionary.
Onların işi başkana tavsiyede bulunmak.Their job is to advise the president.
Onların işi kitapları ciltlemek.Their job is to bind books.
Onların işi evler inşa etmek.Their job is to build houses.
Onların işi maaşları hesaplamak.Their job is to calculate salaries.
Onların işi müşterileri aramak.Their job is to call clients.
Onların işi yünü taramak.Their job is to card the wool.
Onların işi, güvenlik sistemini kontrol etmektir.Their job is to check the security system.
Onların işi odun kırmak.Their job is to chop the wood.
Onların işi bahçeyi temizlemek.Their job is to clear gardens.
Onların işi duvarları sıva ile örtmektir.Their job is to coat the walls with plaster.
Onların işi bilgisayarları ağa bağlamaktır.Their job is to connect the computers to the network.
Onların işi askerler için yemek pişirmek.Their job is to cook for the soldiers.
Onların işi makaleleri düzeltmek.Their job is to correct articles.
Onların işi sebzeleri kesmek.Their job is to cut the vegetables.
Onların işi odun kesmek.Their job is to cut up the wood.
Onların işi yeni yazılımları indirmektir.Their job is to download new softwares.
Onların işi planlar çizmek.Their job is to draw plans.
Onların işi limuzin kullanmaktır.Their job is to drive the limousines.
Onların işi mobilyanın tozunu almaktır.Their job is to dust the furniture.
Onların işi kurumuş ağaçları kesip devirmek.Their job is to fell the dead trees.
Onların işi patatesleri kızartmak.Their job is to fry the potatoes.
Onların işi çiçek yetişirmektir.Their job is to grow flowers.
Onların işi, şirketteki bilgisayarlara yeni yazılımları yüklemektir.Their job is to install new sotfwares on the company's computers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod