'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir'Een vrouw als brengt twaalf kinderen leert iets naast haar AB C.
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir'En kvinde som bringer op tolv børn lærer noget udover hende AB C.
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenirשנים עשר ילדים לומד משהו מלבד א.ב. ג לה
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenirاثنا عشر طفلا يتعلم شيئا إلى جانب جيم أب لها
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir子どもたちは外の物事"あなたfindin設定するrithmetic"を同じくらい良いです。"
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Ada dua belas dari kita sebuah 'ayah saya hanya mendapat enam belas shilling seminggu.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Ci sono dodici di noi un 'mio padre ottiene solo sedici scellini a settimana.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Có mười hai người trong chúng ta một" cha tôi chỉ được mười sáu Shilling một tuần.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Der er tolv af os en 'min far kun får seksten shilling om ugen.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Det finns tolv av oss en" min pappa bara får sexton shilling i veckan.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Er is twaalf van ons een 'mijn vader, alleen krijgt zestien shilling per week.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Es gibt zwölf von uns ein" Mein Vater bekommt nur sechzehn Schilling in der Woche.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Exista doisprezece dintre noi o" tatăl meu devine doar şaisprezece şiling pe săptămână.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Há doze de nós um" meu pai só fica sixteen xelim por semana.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Hay doce de nosotros un" mi padre sólo obtiene dieciséis chelines a la semana.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Il ya douze d'entre nous un" mon père obtient seulement seize shillings par semaine.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Je nás dvanáct" Můj otec dostane jen šestnáct šilinků týdně.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Je nás dvanásť" Môj otec dostane len šestnásť šilingov týždenne.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Jest nas dwunastu" mój ojciec dostaje tylko szesnaście szylinga w tygodniu.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."우리 열두 '아버지가 일주일 밖에 십육실링를 얻을 수 있어요.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Obstaja dvanajst od nas" moj oče le gets sixteen šiling teden.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."On kaksitoista meille" isäni vain saa kuusitoista perinnöttömäksi viikossa.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Van tizenkét nekünk" apám csak kap sixteen shilling egy hétre.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Υπάρχουν δώδεκα από εμάς μια" ο πατέρας μου παίρνει μόνο δέκα έξι σελίνι την εβδομάδα.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Има дванадесет от нас," баща ми получава само шестнайсет шилинга на седмица.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Там дванадцять із нас" мій батько тільки отримує шістнадцять шилінгів на тиждень.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Там двенадцать из нас" мой отец только получает шестнадцать шиллингов в неделю.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."יש לנו שנים עשר" אבא שלי מקבל רק sixteen שילינג בשבוע.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var.وقال "هناك اثني عشر لنا" والدي لا يحصل الا sixteen الشلن في الأسبوع.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var.私は私の母は'日すべてのお粥を取得するために置かれていることを伝えることができます。
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.A Judáš Iškariotský, jeden z tých dvanástich, odišiel k najvyšším kňazom, aby im ho zradil.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Akkor Júdás, az Iskariotes, egy a tizenkettõ közül, elméne a fõpapokhoz, hogy õt azoknak elárulja.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Allora Giuda Iscariota, uno dei Dodici, si recò dai sommi sacerdoti, per consegnare loro Gesù
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Então Judas Iscariotes, um dos doze, foi ter com os principais sacerdotes para lhes entregar Jesus.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Entonces Judas Iscariote, uno de los doce, fue a los principales sacerdotes para entregárselo
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.In Juda Iškariot, eden od dvanajsterih, odide k višjim duhovnikom, da jim ga izda.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Iuda Iscarioteanul, unul din cei doisprezece, s'a dus la preoţii cei mai de seamă, ca să le vîndă pe Isus.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Ja Juudas Iskariot, yksi niistä kahdestatoista, meni ylipappien luo kavaltaakseen hänet heille.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Judas Iscariot, l`un des douze, alla vers les principaux sacrificateurs, afin de leur livrer Jésus.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.열 둘 중에 하나인 가룟 유다가 예수를 넘겨 주려고 대제사장들에게 가매
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Och Judas Iskariot, han som var en av de tolv, gick bort till översteprästerna och ville förråda honom åt dem.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Og Judas Iskariot, en af de tolv, gik hen til Ypperstepræsterne for at forråde ham til dem.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Og Judas Iskariot, en av de tolv, gikk til yppersteprestene for å forråde ham til dem.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Tedy Jidáš Iškariotský, jeden ze dvanácti, odšel k předním kněžím, aby ho jim zradil.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Tedy Judasz Iszkaryjot, jeden ze dwunastu, odszedł do przedniejszych kapłanów, aby im go wydał.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Und Judas Ischariot, einer von den Zwölfen, ging hin zu den Hohenpriestern, daß er ihn verriete.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Τοτε ο Ιουδας ο Ισκαριωτης, εις των δωδεκα, υπηγε προς τους αρχιερεις, δια να παραδωση αυτον εις αυτους.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.А Юда Іскариоцький, один з дванайцятьох, пійшов до архиєреїв, щоб їм зрадити Його.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.И пошел Иуда Искариот, один из двенадцати, к первосвященникам, чтобы предать Его им.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Тогава Юда Искариотски, оня, който бе един от дванадесетте, отиде при главните свещеници за да им Го предаде.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.ויהודה איש קריות אחד משנים העשר הלך אל ראשי הכהנים למסר אותו אליהם׃
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.ثم ان يهوذا الاسخريوطي واحدا من الاثني عشر مضى الى رؤساء الكهنة ليسلمه اليهم.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.十 二 門 徒 之 中 有 一 個 加 略 人 猶 大 、 去 見 祭 司 長 、 要 把 耶 穌 交 給 他 們
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.十二 門徒 之中 有 一 個 加略人猶大 、 去 見 祭司 長 、 要 把 耶穌交給 他們
Çaba gerektirir. Düşünmeniz gerekir. Yüzde oniki yapıyor.Bạn phải suy nghĩ 12 phần trăm đồng ý.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.A menudo dan en el blanco, pero se equivocan.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Často sice strefí cíl, ale minou se účelem.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Často zasiahnu terč, ale minú cieľ.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Chúng thường đạt được mục tiêu nhưng bỏ lỡ ý tưởng.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.De obicei ating obiectivul dar pierd din vedere esentialul.