"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Mine er sorte." Hun så den tykke hvide ulden pels og klæde over, og tilføjede med kølige godkendelse: ".
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Mine là màu đen." Cô ấy nhìn chiếc áo khoác len dày màu trắng và ăn mặc hơn, và với sự chấp thuận mát mẻ:
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Mine so črni." Videti je bila debela bela volna, dlaka in obleko čez, in dodal, z odobritvijo cool: ".
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Mine zwart zijn." Ze keek de dikke witte wollen jas en jurk over, en voegde met koele goedkeuring: ".
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Mine είναι μαύρα." Κοίταξε το παχύ λευκό παλτό μαλλί και φόρεμα πάνω, και πρόσθεσε με δροσερό έγκριση: ".
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Mine са черни." Тя изглеждаше гъста бяла козина, вълна и рокля, и с хладно одобрение:
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Minun on musta." Hän katsoi paksua valkoista villa takki ja mekko yli, ja lisäsi viileällä hyväksynnän:
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Moje jsou černé." Podívala se hustý bílý plášť a vlny oblékat se, a přidal se souhlasem cool:.
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Moje są czarne." Spojrzała gęsty biały płaszcz z wełny i sukienka nad i dodał z chłodnym zatwierdzenia: ".
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"Moje sú čierne." Pozrela sa hustý biely plášť a vlny obliekať sa, a pridal sa súhlasom cool:.
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:Вона подивилася густою білою вовною і пальто плаття закінчилася, і додав з прохолодною твердження: ".
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"שלי הם שחורים." היא הרימה את המעיל צמר עבה לבן
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:"الألغام هم من السود." وقالت إنها سميكة ومعطفا من الصوف الأبيض و
"Mayın siyah" O kalın, beyaz yün ceket baktı ve elbise, ve serin onayı ile ekledi:オーバードレス、そしてクールな承認を得て追加さ:"。これらは私のものよりもよりよいもの"
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."A ona: "Gadaj z komisją od eksperymentów na ludziach".
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."A zis, "Obține tu aprobarea consiliului de verificare a subiecților umani pentru asta."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Cô ấy trả lời: "Trường hợp này phải có sự cho phép của ban phe duyệt đối với các đối tượng con người."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın.""Consegue tu a aprovação do conselho de experiências em pessoas."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Dia menjawab, "kau harus mendapatkan persetujuan dewan peninjau subjek manusia."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Hon sa: "Du ser till att granskningsnämnden går med på det här."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Hun sagde, "Man får det menneskelige forsøgspersons udvalg godkendelse til dette."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Lei mi rispose, "Me la ottieni tu l'approvazione del comitato etico?"
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Mire ő:
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Odpovedala, "Ale ty na to získaš súhlas od posudkovej komisie pre ľudské subjekty."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Ona na to: "Ale ty pro tohle získáš souhlas komise pro lidské subjekty."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Sie sagte: "Aber Sie müssen dafür sorgen, dass die Leichenschau-Behörde ihre Zustimmung gibt."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Y me dijo: "Tú consigues la aprobación de la junta de revisión de temas humanos para esto."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Ze zei: "Jíj mag toestemming aan de beoordelingsraad vragen."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Εκείνη είπε " Βρές εσύ πρώτα τη συγκατάθεση του συμβουλίου για τα ανθρώπινα υποκείμενα."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."А она мне: "Только если ТЫ получишь разрешение комитета по этике".
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."Тя отвърна: "За работа с човешки субекти се получава одобрение от надзорния съвет."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."היא אמרה "תלכי את לקבל את האישור של הוועדה המאשרת בתחום המחקר האנושי."
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."ردت: "يجب أن تحصلي على موافقة لجنة الموارد البشرية لتفعلي هذا"
O da dedi ki, "Oldu, ama İnsan Kobaylar Kurulu'ndan onayı sen alırsın."(笑)
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...Åh, det är det... men jag oroar mig att herre Dírhael inte vill ge sin välsignelse...
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...Åh, det er det... men jeg frygter at Lord Dirhael ikke villigt vil give sin velsignelse...
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...Ah, ele está... mas tempo que o Lorde Dírhael não dará benção de boa vontade...
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...Och, to je... ale bojím sa, že Pán Dírhael nám nedá ochotne svoje požehnanie...
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...- Och, to je... ale bojím se, že pán Dírhael nám nedá své požehnání ochotně.
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...¡Oh, así es ... pero me temo que el Señor Dírhael no dará voluntariamente su bendición ...
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...Oh, das ist es... ... aber ich fürchte, dass Lord Dirhael seinen Segen nicht bereitwillig geben wird.
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...Oh, lo è... ma temo che Lord Dírhael non darà il suo consenso...
Oh, Evet Efendi Dirhael'in onayını vermeyeceğinden korkuyorum...Örül is... mégis attól tartok, hogy Dírhael uraság nem adja szívesen az áldását...
Onayı İptal etAbbrechen bestätigen
Onayı İptal etA megszakítás megerősítése
Onayı İptal etAnnulering bevestigen
Onayı İptal etAnnullér bekræftelse
Onayı İptal etAnuluj potwierdzenie.
Onayı İptal etBekräftelse av avbryt
Onayı İptal etConferma interruzione
Onayı İptal etConfirmação de Cancelar
Onayı İptal etConfirmación de la cancelación
Onayı İptal etConfirmare anulare
Onayı İptal etConfirmation de l' annulation
Onayı İptal et작업 취소 확인
Onayı İptal etZrušit potvrzení
Onayı İptal etΕπιβεβαίωση ακύρωσης
Onayı İptal etПодтверждение отмены
Onayı İptal etПотвърждение за отмяна
Onayı İptal etСкасувати підтвердження