Ana içeriğe geç
Sözlük

on sekiz ile cümle

on sekiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mademki on sekiz yaşındasın, ehliyet alabilirsin.Now that you are eighteen, you can get a driver's license.
O zaman on sekiz yaşındaydım.I was eighteen then.
Sam on sekiz yaşındayken orduya katıldı.Sam joined the army when he was eighteen.
ABD'de, çoğu insan on sekiz yaşına ulaştığında oy kullanabilir.In the U.S., most people can vote when they reach eighteen years of age.
Artık on sekiz yaşında olduğunu daha iyi bilmelisin.You should know better now you are eighteen.
On sekiz yaşın üstündeki biri yetişkin olarak sayılır.Anyone over eighteen years of age counts as an adult.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.I learned to drive a car and got a driver's license when I was eighteen.
O, on sekiz yaşında kabul edilebilse, orduya katılır.If he could pass for eighteen years old, he'd join the army.
On sekiz yaşındayken Tokyo'ya geldiğimden beri on yıl geçti.Ten years have passed since I came to Tokyo at the age of eighteen.
On sekiz yaşında liseden mezun oluruz.We graduate from high school at eighteen.
On sekizinci yüzyıl kostümleriyle partiye gidiyoruz.We're going to the party in eighteenth century costumes.
Ben Tokyo'ya taşındığımda on sekiz yıl Osaka'da yaşamıştım.I had lived in Osaka for eighteen years when I moved to Tokyo.
O on sekiz yıldan daha fazla bir süredir onun eski olanına sahip.He had had his old one for more than ten years.
On sekiz yaşındayım.I am eighteen years old.
Ben on sekiz yaşındayım.I am eighteen years old.
O, on sekiz yıldır çalıştığı firmadan ilişkisini kesti.He dissociated himself from the firm he had worked for for eighteen years.
O, onun bir sonraki doğum gününde on sekiz olacağını söyledi.He said that he would be eighteen on his next birthday.
On sekiz yaşından beri o tek başına.She has been on her own since the age of eighteen.
Tokyo'ya on sekizinde geldi.She came up to Tokyo at eighteen.
O en çok on sekizdir.She is eighteen at most.
O on sekiz aylık.He is eighteen months old.
O on sekiz haftalık.He is eighteen weeks old.
O on sekiz yaşındayken Tokyo'ya geldi.She came to Tokyo when she was eighteen years old.
On sekiz yaşındayken, o evlendi.When he was 18, he married.
On sekiz dakika sonra, savaş sona erdi.Eighteen minutes later, the battle was over.
İran dünyada on sekizinci en büyük ülkedir.Iran is the eighteenth largest country in the world.
Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.When Tom was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Tom otuzu aşkın olamaz O yaklaşık on sekiz gibi görünüyor.Tom can't be over thirty. He looks like he's about eighteen.
On sekiz yaşına girdikten sonra sürücü belgesi alabilirsin.You can get a car license after you turn eighteen.
Ben on sekiz yaşında bir matematik öğrencisiyim.I am an eighteen-year-old student of mathematics.
Mary on sekiz yaşından beri aynı erkek arkadaşa sahip.Mary has had the same boyfriend since she was eighteen.
O on sekiz yaşından beri aynı erkek arkadaşa sahip.She has had the same boyfriend since she was eighteen.
Biz o zaman on sekiz yaşındaydık.We were eighteen at that time.
Tom'a ilk rastladığımda on sekiz yaşındaydım.When I first met Tom, I was eighteen.
On sekiz yaşın altındaki Amerikalılara başkanlık seçimlerinde oy kullanma izni verilmez.Americans under the age of eighteen aren't allowed to vote in presidential elections.
Sadece on sekiz yaşındayım.I'm only eighteen.
On sekiz yaşında Tokyo'ya geldi.She came to Tokyo at the age of eighteen.
Tom on sekiz yaşındayken ilk arabasını aldı.Tom got his first car when he was eighteen.
On sekiz yaşın üzerinde misin?Are you over eighteen years old?
Film on sekizinci yüzyıldaki kölelerin trajik kaderiyle ilgilidir.The film relates the tragic fate of the slaves in the eighteenth century.
Bu cümleyi görmek için en az on sekiz yaşında olmalısın.You must be at least eighteen to view this sentence.
Onlardan on sekizi var.There are eighteen of them.
On sekizinci yüzyılda yaşadı.He lived in the eighteenth century.
Tom tam on sekiz yaşındayken evlendi.Tom got married when he was just eighteen years old.
Tom on sekiz yaşındayken orduya katıldı.Tom joined the army when he was eighteen.
Üç kere altı on sekizdir.Six times three is eighteen.
Üç kere altı on sekize eşittir.Six times three equals eighteen.
On sekiz yaşındayken sekiz dil konuşabiliyordum.When I was eighteen, I could speak eight languages.
Tom on sekiz yaşındayken evden ayrıldı.Tom left home when he was eighteen.
On sekiz yaşından büyük müsün?Are you older than eighteen years old?
On sekiz yaşın üstünde olduğunu söyledi.She said she was over eighteen.
Sen on sekiz yaşın üzerinde değil misin?Aren't you over eighteen years old?
On sekiz yaşın üstünde değil misin?Aren't you over eighteen years old?
Tom, on sekiz yaşına kadar bunu yapmasına izin verilmeyeceğini söyledi.Tom said that he wouldn't be allowed to do that until he's eighteen years old.
On sekiz yaşına geldiğinde asker olmaya karar verdi.When he was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Bu borcu ödemek için kendisine on sekiz gün süre verildi.He was given only eight days to pay off this debt.
Bu ve on sekiz diğer şiir Henry Charles Beeching'e atfedilmiştir.This and 18 others are attributed to Henry Charles Beeching.
Kilgarriff daha sonra on sekiz yıl sonra Attack of the Cybermen (1985) bölümünde görülmüştür.Kilgarriff would reprise the role eighteen years later in Attack of the Cybermen (1985).
On sekiz yaşına kadar İzmir'de yaşadı ve öğrenimini burada tamamladı.He lived in İzmir until the age of eighteen and finished his education there.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod