Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.Então vieram a Elim, onde havia doze fontes de água e setenta palmeiras; e ali, junto das águas, acamparam.
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.És jutának Élimbe, és ott tizenkét forrás vala és hetven pálmafa; és tábort ütének ott a vizek mellett.
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.In prišli so v Elim, kjer je bilo dvanajst studencev in sedemdeset palm, in utaborili so se tam pri vodah.
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.I přišli do Elim, kdež bylo dvanácte studnic vod a sedmdesáte palm; i rozbili tu stany při vodách.
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.그들이 엘림에 이르니 거기 물샘 열 둘과 종려 칠십주가 있는지라 거기서 그들이 그 물 곁에 장막을 치니라
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.Llegaron a Elim, donde había doce manantiales de agua y setenta palmeras, y acamparon allí junto a las aguas
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.Poi arrivarono a Elim, dove sono dodici sorgenti di acqua e settanta palme. Qui si accamparono presso l'acqua
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.Så kom de til Elim; der var tolv vannkilder og sytti palmetrær; og de slo leir der ved vannet.
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.После дойдоха в Елим, гдето имаше дванадесет палмови дървета; и там се разположиха на стан при водите.
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.ויבאו אילמה ושם שתים עשרה עינת מים ושבעים תמרים ויחנו שם על המים׃
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.ثم جاءوا الى ايليم وهناك اثنتا عشرة عين ماء وسبعون نخلة. فنزلوا هناك عند الماء
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.他 們 到 了 以 琳 、 在 那 裡 有 十 二 股 水 泉 、 七 十 棵 棕 樹 、 他 們 就 在 那 裡 的 水 邊 安 營
Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.他 們到 了 以琳 、 在 那 裡 有 十二 股 水泉 、 七十 棵 棕樹 、 他 們 就 在 那 裡 的 水邊 安營
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.5:6 Und Salomo hatte vierzigtausend Wagenpferde und zwölftausend Reisige.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.A Šalamún mal štyridsať tisíc jasieľ pre kone ku svojim vozom a dvanásť tisíc jazdcov.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.És Salamonnak volt negyvenezer szekérbe való lova az istállókban, és tizenkétezer lovagja.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.In Salomon je imel štirideset tisoč jasli za vprežne konje in dvanajst tisoč konj za ježo.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Ja Salomolla oli neljäkymmentä tuhatta hevosvaljakkoa vaunujaan varten ja kaksitoista tuhatta ratsuhevosta.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.솔로몬의 병거의 말의 외양간이 사만이요 마병이 일만 이천이며
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Měl také Šalomoun čtyřidceti tisíc koní na stání k vozům svým, a dvanácte tisíc jízdných.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Och Salomo hade fyrtio tusen spann vagnshästar och tolv tusen ridhästar.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Og Salomo havde 40.000 Spand Heste til sit Vognhold og 12.000 Ryttere.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomão tinha também quarenta mil manjedouras para os cavalos dos seus carros, e doze mil cavaleiros.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo bezat 40.000 tuigpaarden en had 12.000 wagenmenners in dienst.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo hadde firti tusen stallrum for sine vognhester og tolv tusen hestfolk.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo mempunyai 12.000 tentara berkuda dan 40.000 kandang untuk kuda-kuda yang menarik kereta-keretanya
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomon avait quarante mille crèches pour les chevaux destinés à ses chars, et douze mille cavaliers.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Sa-lô-môn có bốn vạn tàu để ngựa gác xe , và một vạn hai ngàn lính kỵ .
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Sa-lô-môn có bốn vạn tàu để ngựa gác xe, và một vạn hai ngàn lính kỵ.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomón tenía 4.000 establos para los caballos de sus carros, y 12.000 jinetes
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Solomon avea patruzeci de mii de iesle pentru caii de la carăle lui, şi douăsprezece mii de călăreţi.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Και ειχεν ο Σολομων τεσσαρακοντα χιλιαδας σταυλους ιππων δια τας αμαξας αυτου και δωδεκα χιλιαδας ιππεις.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.И было у Соломона сорок тысяч стойл для коней колесничных и двенадцать тысяч для конницы.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.И Соломон имаше обори за четиридесет хиляди коне за колесници.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.ויהי לשלמה ארבעים אלף ארות סוסים למרכבו ושנים עשר אלף פרשים׃
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.وكان لسليمان اربعون الف مذود لخيل مركباته واثنا عشر الف فارس.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.所 羅 門 有 套 車 的 馬 四 萬 、 還 有 馬 兵 一 萬 二 千
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.所羅門 有 套車 的 馬四萬 、 還有馬兵 一 萬 二千
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.A ari-el mal dvanásť lakťov dĺžky pri dvanástich lakťoch šírky, štvorhranný na svojich štyroch stranách.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.A ołtarz na dwanaście łokci wdłuż, a na dwanaście wszerz czworograniasty po czterech stronach swoich;
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Der Ariel aber war zwölf Ellen lang und zwölf Ellen breit ins Geviert.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.De vuurhaard van het altaar heeft een lengte en een breedte van 5,40 meter.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.E a lareira do altar terá doze côvados de comprimento, e doze de largura, quadrado nos quatro lados.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.El ara tiene 12 codos de largo por 12 codos de ancho. Es un cuadrado con los cuatro lados iguales
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Ildstedet var tolv Alen langt og tolv Alen bredt, så det dannede en ligesidet Firkant.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Il focolare era dodici cubiti di lunghezza per dodici di larghezza, cioè quadrato
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.그 번제하는 바닥의 장이 십 이척이요 광이 십 이척이니 네모 반듯하고
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.L`autel avait douze coudées de longueur, douze coudées de largeur, et formait un carré par ses quatre côtés.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Mặt bàn thờ có mười hai cu-đê bề dài và mười hai cu-đê bề ngang, sẽ là vuông.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Mặt bàn_thờ có mười_hai cu - đê bề dài và mười_hai cu - đê bề ngang , sẽ là vuông .
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Och altarhärden var tolv alnar lång och tolv alnar bred, så att dess fyra sidor bildade en liksidig fyrkant.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Og Ariel skal være tolv alen lang og tolv alen bred, firkantet med fire like lange sider.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Oltář pak dvanácti loket zdélí a dvanácti zšíří, čtyřhranatý po čtyřech stranách svých.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Puncak mezbah itu berbentuk persegi empat; tiap sisinya berukuran enam meter
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.Жертвенник имеет двенадцать локтей длины и двенадцать ширины; ончетырехугольный на все свои четыре стороны.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.והאראיל שתים עשרה ארך בשתים עשרה רחב רבוע אל ארבעת רבעיו׃
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.والموقد اثنتا عشرة طولا باثنتي عشرة عرضا مربعا على جوانبه الاربعة.
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.供 臺 、 長 十 二 肘 、 寬 十 二 肘 、 四 面 見 方
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.供臺 、 長十二 肘 、 寬十二 肘 、 四 面 見方
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:A bolo dvanásteho roku, pätnásteho dňa toho mesiaca, že stalo sa slovo Hospodinovo ku mne povediac: