Ana içeriğe geç
Sözlük

on iki ile cümle

on iki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Trende on iki saat geçirdim.I spent twelve hours on the train.
Tepenin üstündeki eski kilise on ikinci yüzyıla kadar uzanmaktadır.The old church on the hill dates back to the twelfth century.
On iki yıldır Kamakura'da yaşıyorum.I have lived in Kamakura for twelve years.
Öğrencilerin öğlen yemeği zamanı saat on ikiden saat bire kadardır.The students' lunch period is from twelve to one.
Toplantıda on iki kişi mevcut.Twelve are present at the meeting.
Komite on iki üyeden oluşuyor.The committee consists of twelve members.
Komite on iki üyeden oluşmaktadır.The committee consists of twelve members.
Evet. O, on iki saniye içinde 100 metreyi koşabilir.Yes. He can run 100 meters within twelve seconds.
Kazada on iki kişi yaralandı.Twelve people were injured in the accident.
Erkek kardeşler on iki yıl arayla doğmuş.The brothers were born twelve years apart.
Bu oda yirmi dört fite on iki fittir.This room is twelve feet by twenty-four feet.
Bu ahır on iki tane bölme içerir.This stable contains twelve stalls.
Geçen yaz, sonunda on iki yıl önce katılmış olduğum firmadan ayrıldım.Last summer, I finally left the firm that I had joined twelve years before.
Bu sözlüğün on iki cildi vardır.This dictionary has 12 volumes.
Dün on iki saat uyudum.I slept twelve hours yesterday.
Birleşik Devletler adalet sisteminde bir jüride on iki kişi vardır.In the justice system of the United States, there are twelve people on a jury.
Bir yıl on iki aya sahiptir.A year has twelve months.
Bir yılda on iki ay vardır.A year has twelve months.
Bir yılın on iki ayı vardır.A year has twelve months.
On iki kişinin oturması için yeterince sandalye var mı?Are there enough chairs to seat 12 people?
On iki müzisyen bir topluluk oluşturdu.Twelve musicians constitute the society.
On iki yaşındayken nehri yüzerek geçebiliyordum.I could swim across the river when I was twelve.
On iki yıl bir köpek için yaşlıdır.Twelve years is old for a dog.
O, on iki yaşındayken sesi kırıldı.His voice broke when he was twelve.
On iki, çift bir sayıdır.Twelve is an even number.
100 metreyi on iki saniyede koşabilir.He can run 100 meters within twelve seconds.
On iki saniyede 100 metre koşabilir.He can run 100 meters within twelve seconds.
Dün gece saat on ikide yatmaya gittim.I went to bed at twelve last night.
On iki saatlik yolculuk beni çok yordu.The twelve-hour journey had tired me out.
Benim küçük erkek kardeşim on iki yaşında.My kid brother is twelve.
O on iki yaşında. O yaşına göre uzun boylu.He is twelve years old. He is tall for his age.
O beş yıl önce Tokyo'ya geldi, yani o on iki yaşındayken.He came to Tokyo five years ago, that is to say, when he was twelve years old.
O sadece on iki yaşında ama o onların en iyisiyle satranç oynar.He's only twelve, but he plays chess with the best of them.
Onlar saat on ikide öğle yemeği yer.They eat dinner at twelve o'clock.
Onların on iki çocuğu var.They have twelve children.
Onlar genellikle yedi buçukta kahvaltı yaparlar ve on ikide öğle yemeklerini yerler.They usually have breakfast at half past seven o'clock and eat their lunch at twelve.
Saat sekizde bir rapor yazmaya başladı, saat on ikide onu bitirdi.She began writing a report at eight, finishing it at twelve.
Bir yılda on iki ay var.There are twelve months in a year.
On iki çift kranial sinir vardır.There are twelve pairs of cranial nerves.
Ben on iki saat boyunca trendeydim.I was in the train for twelve hours.
Bugün saat on iki civarında görüşürüz.I'll see you today, at around twelve.
Bluzun maliyeti on iki paund.The blouse costs twelve libras.
On iki yaş bir köpek için yaşlıdır.Twelve years old is old for a dog.
Eve ulaştığında saat zaten on ikiydi.It was already twelve when he reached home.
Bir cetvelle on iki inç uzunluğa kadar bir şeyi ölçebilirsiniz.A ruler can measure something up to twelve inches in length.
1903'te ilk uçak on iki saniye uçtu.The first airplane flew in 1903 for twelve seconds.
O, on iki kez yeniden seçimi kazandı.He won re-election twelve times.
On iki yıl Sarayda hizmet etti.He served in the House for twelve years.
Dört asker ve on iki sivil öldürüldü.Four soldiers and twelve civilians were killed.
Son olarak, on iki puan Estonya'ya!And finally, twelve points to Estonia!
Ania ve Piotr on iki yaşındadır.Ania and Piotr are twelve.
Benim on iki yaşındaki oğlum beyzbol oynamaktan hoşlanmaz.My twelve year old boy doesn't like to play baseball.
Tom on iki yaşında iken trombon derslerine başladı.Tom began trombone lessons when he was twelve years old.
Tom tam olarak on iki dakika geç kalmıştı.Tom was exactly twelve minutes late.
Tom kesinlikle on ikiden daha büyük gösteriyor.Tom certainly looks older than twelve.
Tom yaklaşık on iki yaşındayken kar kayağı ile ilgileniyordu.Tom became interested in snowboarding when he was about twelve.
Mary on iki yaşındayken kaşlarını yolmaya başladı.Mary started plucking her eyebrows when she was twelve years old.
Onun on ikiden fazla köpek yavrusu yoktur.She has no more than twelve puppies.
Ben ilk bilgisayar oyunumu on iki yaşındayken programladım.I programed my first computer game when I was twelve years old.
Üç kere dört, on iki eder.Three times four is twelve.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod