Ahazya Ahav oğlu Yoramın krallığının on birinci yılında Yahuda Kralı olmuştu.في السنة الحادية عشرة ليورام بن اخآب ملك اخزيا على يهوذا
Ahazya Ahav oğlu Yoramın krallığının on birinci yılında Yahuda Kralı olmuştu.亞 哈 謝 登 基 、 作 猶 大 王 的 時 候 、 是 在 亞 哈 的 兒 子 約 蘭 第 十 一 年
Ahazya Ahav oğlu Yoramın krallığının on birinci yılında Yahuda Kralı olmuştu.亞哈謝 登基 、 作猶 大王 的 時候 、 是 在 亞哈 的 兒子 約蘭 第十一年
Ama bir daha yoktu. Çünkü onu görmek için beklemek gerekmez on birine değil, "Bayan Medlock dedi.하지만 그녀는 더 이상 없었어요. 때문에 "당신은 그를 볼 것으로 예상하지 않아도 열
Ama bir daha yoktu. Çünkü onu görmek için beklemek gerekmez on birine değil, "Bayan Medlock dedi.אבל היא לא היתה שם יותר. "אתה לא צריך לצפות לראות אותו, ומכיוון שעשרה
Ama bir daha yoktu. Çünkü onu görmek için beklemek gerekmez on birine değil, "Bayan Medlock dedi.لكنها لم تكن هناك أي أكثر من ذلك. "أنت لا تحتاج أن نتوقع أن نراه ، لأن ten
Ama bir daha yoktu. Çünkü onu görmek için beklemek gerekmez on birine değil, "Bayan Medlock dedi.あなたがしないものに、"夫人Medlockは言った。 "そして、あなたはそこになることを期待してはいけません
Amerikan aksanı denemen gerek. "On bir, On bir"Musisz spróbować z amerykańskim akcentem
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.A dali im losy, a los padol na Mateja, a bol spolu počítaný s jedonástimi apoštolmi.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Au tras la sorţi, şi sorţul a căzut pe Matia, care a fost numărat împreună cu cei unsprezece apostoli.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Ðoạn bắt thăm, trúng nhằm Ma-thia; người bèn được bổ vào mười một sứ đồ.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Ðoạn bắt_thăm , trúng nhằm Ma-thia ; người bèn được bổ vào mười_một sứ đồ .
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Echaron suertes sobre ellos, y la suerte cayó sobre Matías, quien fue contado con los once apóstoles
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Gettarono quindi le sorti su di loro e la sorte cadde su Mattia, che fu associato agli undici apostoli
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.I dali jim losy. Spadl pak los na Matěje, i připojen jest z společného snešení k jedenácti apoštolům.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Ils tirèrent au sort, et le sort tomba sur Matthias, qui fut associé aux onze apôtres.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.In vržejo kocke zanju, in kocka pade na Matija; in prištet je bil enajsterim apostolom.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.I rzucili losy ich. I padł los na Macieja; a przyłączony jest spólnem zdaniem do jedenastu Apostołów.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.제비 뽑아 맛디아를 얻으니 저가 열 한 사도의 수에 가입하니라
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Och de drogo lott om dem, och lotten föll på Mattias. Och så blev denne, jämte de elva, räknad såsom apostel.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Og de kastede Lod imellem dem, og Loddet faldt på Matthias. og han blev regnet sammen med de elleve Apostle.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Så kastet de lodd mellem dem, og loddet falt på Mattias, og han blev regnet sammen med de elleve apostler.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Sorsot vetének azért reájok, és esék a sors Mátyásra, és a tizenegy apostol közé számláltaték.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Und sie warfen das Los über sie, und das Los fiel auf Matthias; und er ward zugeordnet zu den elf Aposteln.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.И бросили о них жребий, и выпал жребий Матфию, и он сопричислен к одиннадцати Апостолам.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.И когато настана денят на Петдесятницата, те всички бяха на едно място.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.І кинули жереб про них; і впав жереб на Маттія; і прилучено його до дванайцяти апостолів.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.ויפילו גורלות ויפל הגורל על מתיה ויספח אל עשתי עשר השליחים׃
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.ثم ألقوا قرعتهم فوقعت القرعة على متياس فحسب مع الاحد عشر رسولا
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.於 是 眾 人 為 他 們 搖 籤 、 搖 出 馬 提 亞 來 . 他 就 和 十 一 個 使 徒 同 列
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.於是 眾人為 他 們搖籤 、 搖出馬 提 亞來 . 他 就 和 十一 個 使徒 同 列
Bir artı bir artı dokuz, on bir eder.1 더하기 1 더하기 9 는, 음, 11 입니다.
Bir artı bir artı dokuz, on bir eder.1 + 1 + 9, eh bien ça fait 11.
Bir artı bir artı dokuz, on bir eder.1 plus 1 plus 9 er 11.
Bir artı bir artı dokuz, on bir eder.و 1+1+9=11
Bir artı bir artı dokuz, on bir eder.ですから答えは11,045です.
Bunlardan on biri suçlu bulunarak, ceza evine gönderildi.11 유죄 하 고 감옥에 선 찾을 수 것입니다.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.그리고 우린 그것들 모두를 제대로 처리해야 합니다. 왜냐하면, 만약 11가지를 해결한다 해도, 12번째 것을 해결하는 데 실패한다면,
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.E dobbiamo sistemarle tutte, perché se risolviamo 11 problemi, ma non il dodicesimo, saremo nei guai.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Musíme dát do pořádku všechny; vyřešíme-li jedenáct problémů, ten dvanáctý nás přesto dostane do potíží.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Musimy rozwiązać wszystkie, bo jeśli zostanie choć jeden - zniszczy nas.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Şi trebuie sa le rezolvăm pe toate, pentru că dacă rezolvăm 11, eşuăm să rezolvăm a 12-a, suntem în pericol.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Und wir müssen sie alle lösen, denn wenn wir 11 lösen, und das 12. nicht, dann sind wir in Schwierigkeiten.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Και πρέπει να τα διορθώσουμε όλα σωστά, γιατί αν λύσουμε τα 11 και αποτύχουμε στο 12ο, έχουμε μπλέξει.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.И мы должны решить все эти проблемы, потому что если мы решим 9, но не решим 10-ую, тогда нам всё равно конец.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Трябва да ги оправим всички, защото ако разрешим 11, а не успеем да разрешим 12-тото, сме загазили.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.ועלינו לטפל בכולם, כי אם נפתור 11 בעיות וניכשל בפתרון הבעיה ה-12, אנו בצרה.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.もし11の問題を解決しても 12番目の問題を解決しそこなったら 困ったことになります 例えば 我々は水と土壌と人口問題を解決したとしても
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Avem 11, corect?
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Ça fait 11, n'est-ce pas ?1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11.
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Dat is elf, toch? 1, 2, 3,4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11.
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Det är elva, eller hur? en, två, tre, fyra, fem, sex, sju, åtta, nio, tio, elva.
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Đó là 11, phải không?
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.E' 11, no? 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11.
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Eso es once, ¿verdad? Uno, dos, tres, cuatro, cinco, seis, siete, ocho, nueve, diez, once.
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Ez 11, ugye?
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Jest jedenaście, prawda? jeden, dwa, trzy, cztery, pięć, sześć, siedem, osiem, dziewięć, dziesięć, jedenaście.
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Je to jedenáct, že?
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Je to jedenásť, však?
Bu onbir, doğru mu? bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir.Sebelas, bukan? satu, dua, tiga, empat, lima, enam, tujuh, delapan, sembilan, sepuluh, sebelas.