"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Jest nas dwunastu" mój ojciec dostaje tylko szesnaście szylinga w tygodniu.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."우리 열두 '아버지가 일주일 밖에 십육실링를 얻을 수 있어요.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Obstaja dvanajst od nas" moj oče le gets sixteen šiling teden.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."On kaksitoista meille" isäni vain saa kuusitoista perinnöttömäksi viikossa.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Van tizenkét nekünk" apám csak kap sixteen shilling egy hétre.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Υπάρχουν δώδεκα από εμάς μια" ο πατέρας μου παίρνει μόνο δέκα έξι σελίνι την εβδομάδα.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Има дванадесет от нас," баща ми получава само шестнайсет шилинга на седмица.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Там дванадцять із нас" мій батько тільки отримує шістнадцять шилінгів на тиждень.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."Там двенадцать из нас" мой отец только получает шестнадцать шиллингов в неделю.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var."יש לנו שנים עשר" אבא שלי מקבל רק sixteen שילינג בשבוע.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var.وقال "هناك اثني عشر لنا" والدي لا يحصل الا sixteen الشلن في الأسبوع.
"Bize oniki bir 'babam sadece bir hafta, on altı şilin alır var.私は私の母は'日すべてのお粥を取得するために置かれていることを伝えることができます。
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.Altså bliver der til Bagsiden otte Brædder med tilhørende seksten Fodstykker af Sølv, to til hvert Bræt.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.Bode torej osem desek in njih srebrnih podstav šestnajst, dve podstavi pod vsako desko.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.daß es acht Bretter seien mit ihren silbernen Füßen, deren sollen sechzehn sein, je zwei unter einem Brett.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.Il y aura ainsi huit planches, avec leurs bases d`argent, soit seize bases, deux bases sous chaque planche.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.In totaal zullen er dus acht panelen zijn met zestien zilveren voetstukken, onder elk paneel twee.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.Jadi semuanya ada delapan rangka dengan enam belas alas perak, dua di bawah setiap rangka
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.그 여덞 널판에는 은받침이 열 여섯이니 이 판 아래에도 두 받침이요 저 판 아래에도 두 받침이니라
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.Således blir det åtte planker med sine fotstykker av sølv - seksten fotstykker, to under hver planke.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.Thế thì, có tám tấm ván và mười sáu lỗ mộng bằng bạc; cứ hai lỗ mộng ở dưới mỗi một tấm ván.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.Thế_thì , có tám tấm ván và mười_sáu lỗ mộng bằng bạc ; cứ hai lỗ mộng ở dưới mỗi_một tấm ván .
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.והיו שמנה קרשים ואדניהם כסף ששה עשר אדנים שני אדנים תחת הקרש האחד ושני אדנים תחת הקרש האחד׃
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.فتكون ثمانية الواح وقواعدها من فضة ست عشرة قاعدة. تحت اللوح الواحد قاعدتان وتحت اللوح الواحد قاعدتان
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.必 有 八 塊 板 、 和 十 六 個 帶 卯 的 銀 座 、 這 板 底 下 有 兩 卯 、 那 板 底 下 也 有 兩 卯
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.必 有 八 塊板 、 和 十六 個 帶卯 的 銀座 、 這板 底下 有 兩卯 、 那 板 底下 也 有 兩卯
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Altså blev der til Bagsiden otte Brædder med tilhørende seksten Fodstykker af Sølv, to til hvert Bræt.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Assim havia oito tábuas com as suas bases de prata, a saber, dezesseis bases, duas debaixo de cada tábua.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.A tak było osiem desek, i podstawków ich srebrnych szesnaście podstawków, po dwu podstawkach pod każdą deską.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.A tak bylo osm desk a podstavků jejich stříbrných šestnácte, dva podstavkové pod každou dskou.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Bilo je torej osem desek in njih podstav srebrnih šestnajst: pod vsako desko dve podstavi.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Csinálának reteszrúdakat is sittim-fából, ötöt a hajlék egyik oldalának deszkáihoz.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.daß der Bretter acht würden und sechzehn silberne Füße, unter jeglichem zwei Füße.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Eran, pues, ocho tablones con sus bases de plata, dieciséis bases; dos bases debajo de cada tablón
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Il y avait ainsi huit planches, avec leurs bases d`argent, soit seize bases, deux bases sous chaque planche.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Jadi semuanya ada delapan rangka dengan enam belas alas perak, dua di bawah setiap rangka
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.그 널판은 여덟이요 그 받침은 은받침 열 여섯이라 각 널판 밑에 둘씩이었더라
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Således blev det åtte planker med sine fotstykker av sølv - seksten fotstykker, to under hver planke.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Thế thì, có tám tấm ván và mười sáu lỗ mộng bằng bạc, dưới mỗi tấm có hai lỗ mộng.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Thế_thì , có tám tấm ván và mười_sáu lỗ mộng bằng bạc , dưới mỗi tấm có hai lỗ mộng .
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Και ησαν οκτω σανιδες και τα υποβασια αυτων δεκαεξ υποβασια αργυρα, ανα δυο υποβασια υποκατω εκαστης σανιδος.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.и было восемь брусьев и серебряных подножий шестнадцать, по дваподножия под каждый брус.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.Така бяха осем дъски, и сребърните им подложки шестнадесет подложки, по две подложки под всяка дъска.
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.והיו שמנה קרשים ואדניהם כסף ששה עשר אדנים שני אדנים שני אדנים תחת הקרש האחד׃
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.فكانت ثمانية الواح وقواعدها من فضة ست عشرة قاعدة. قاعدتين قاعدتين تحت اللوح الواحد
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.有 八 塊 板 、 和 十 六 個 帶 卯 的 銀 座 . 每 塊 板 底 下 有 兩 卯
Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.有 八 塊板 、 和 十六 個 帶卯 的 銀座 . 每 塊板 底下 有 兩卯
Bu işlem sekiz artı sekiz artı sekiz olarak da yazılabilir. Sekiz artı sekiz on altı eder.16たす8は24です.ですから,3かける8は24です.
Bu işlem sekiz artı sekiz artı sekiz olarak da yazılabilir. Sekiz artı sekiz on altı eder.8 + 8 + 8... 8 + 8 = 16.
Bu işlem sekiz artı sekiz artı sekiz olarak da yazılabilir. Sekiz artı sekiz on altı eder.이것은 다시 말해 8 더하기 8 더하기 8 입니다 8 더하기 8은 16이고
Bu işlem sekiz artı sekiz artı sekiz olarak da yazılabilir. Sekiz artı sekiz on altı eder.8 más 8 más 8 son 16.
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.Cić są synowie Zelfy, którą był dał Laban Lii, córce swej, których ona urodziła Jakóbowi, szesnaście dusz.
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.Das sind die Kinder von Silpa, die Laban gab Lea, seiner Tochter, und sie gebar Jakob diese sechzehn Seelen.
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.dette var barn av Silpa, som Laban gav sin datter Lea; hun fødte Jakob disse barn, seksten sjeler.
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.det var Sønnerne af Zilpo, som Laban gav sin Datter Lea, og som fødte Jakob dem, seksten i alt;
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.Deze zestien personen waren afstammelingen van Jakob en Zilpa, de dienares die Lea van haar vader Laban kreeg.
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.Ezek Zilpa fiai, kit Lábán adott vala Leának az õ leányának; és õ szûlé ezt a tizenhat lelket Jákóbnak.
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.이들은 라반이 그 딸 레아에게 준 실바가 야곱에게 낳은 자손들이라 합 십륙명이요
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.Ti so sinovi Zilpe, ki jo je dal Laban Leji, hčeri svoji, in te je ona rodila Jakobu, šestnajst duš.
Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam on altı kişiydiler.To boli synovia Zilfini, ktorú dal Lában Lei, svojej dcére, a porodila týchto Jakobovi, šestnásť duší.