Gelecek ay on altı yaşında olacağım.I'll be sixteen years old next month.
Linda on altı yaşındaydı fakat yirmi olarak kabul edilmesi için sorun yoktu.Linda is sixteen, but had no trouble passing for twenty.
Hikaye on altıncı yüzyıla kadar geri gider.The story goes back to the sixteenth century.
On altının dördüncü dereceden kökü ikidir.Two is the fourth root of sixteen.
İlk kez on altı yaşındayken tenis oynadım.When I was sixteen, I played tennis for the first time.
Bugün benim on altıncı doğum günüm.Today is my sixteenth birthday.
Mayısta on altı olacağım.I will be sixteen in May.
Eylülde on altı olacağım.I'll be sixteen in September.
Ben on altı yaşındayım.I am sixteen years old.
Önümüzdeki yıl on altı yaşında olacağım.I will be sixteen years old next year.
Gelecek doğum gününde on altı olacağım.I will be sixteen next birthday.
On altı kilometre yürüyüp, on dakika dinlenip, tekrar yürüdüler.They walked for ten miles, rested for ten minutes, then walked again.
O, on altı yaşındayken kitabı bir kez okudu.She read the book once when she was sixteen.
O on altı yaşındayken bir trafik kazasıyla karşılaştığını söyledi.She said she had met with a traffic accident when she was sixteen.
Gelecek ay on altı olacağını söyledi.She said he would be sixteen next month.
Oylama on altı Mayıs günü gerçekleşti.The vote took place on May sixteenth.
Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.Tom began living by himself at the age of sixteen.
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
Öğrenci "256'nın karekökü on altıdır" diye yanıtladı.The student answered, "The square root of 256 is sixteen."
Gelecek doğum günümde on altı olacağım.I'll be sixteen on my next birthday.
O, on altı yaşına girdi.He turned 16 years old.
Tom ve Mary bir çiftlikte yaşıyor ve on altı çocukları var.Tom and Mary live on a farm and have 16 children.
On altı yaşında veya daha küçükler tiyatroya giremezler.Children who are sixteen years old or younger may not enter the theater.
Tom bana on altı yaşından beri hava dalışı yaptığını söyledi.Tom told me that he had been skydiving since he was sixteen.
On yaşındayken, ne zaman on altı yaşımda olacağımı, hayatımın harika olacağını düşünürdüm.When I was 10 years old, I thought that when I would be 16, my life would be cool.
Bu oğlanlar on altı yaşındalar.Those boys are sixteen years old.
Gelecek yıl on altı yaşında olacağım.I'll be 16 next year.
Dört artı on altı yirmiye eşittir.Four plus sixteen equals twenty.
Pakistan'daki bir bombalı saldırı sonucunda yüz on altı kişi öldü.One hundred and sixteen people died as a result of a bomb attack in Pakistan.
Emily okuldan on altı yaşında ayrıldı.Emily left school at sixteen.
Ablam Angelina on altı yaşında.My older sister Angelina is sixteen years old.
Almanya on altı eyaletten oluşur.Germany is made up of sixteen Länder.
Ben on altı buçuk yaşındayken bir motosiklet ehliyeti aldım.I got a motorcycle driver's license when I was sixteen and a half.
Bu fotoğrafta on altı yaşındaydım ve Tom on yaşındaydı.I was sixteen in this picture, and Tom was ten.
On altı yaşımdan beri çalışıyorum.I've been working since I was sixteen years old.
O, gelecek ay on altı olacağını söyledi.She said she would be sixteen next month.
Ondan on altı yaş küçüktüm.I was sixteen years younger than him.
Ondan on altı yaş gençtim.I was sixteen years younger than him.
O, kızının on altı yaşında hamile olmasını istemiyordu.She didn't want her daughter to be pregnant at the age of sixteen.
Bir dahaki sefere on altıncı yaş günümü kutlayacağım.Next time I will celebrate my sixteenth birthday.
Okuldaki öğretmenlerin sadece yüzde on altısı kadındır.Only sixteen percent of the teachers at the school are female.
O, kırk yaşındayken on altı tane dili konuşabilirdi.When she was forty, she could speak sixteen languages.
O kırk yaşındayken on altı dil konuşabiliyordu.When he was forty years old, he could speak sixteen languages.
Dört yüz on altı tane Çinli olimpik sporcu Rio'dadır.Four hundred and sixteen Chinese Olympic athletes are in Rio.
Brezilya iki bin on altıda Yaz Olimpiyatlarına ev sahipliği yapıyor.Brazil hosts the Summer Olympics in twenty sixteen.
On altı yaşımdayken liseden ayrıldım.I dropped out of high school when I was sixteen.
Sami asla on altıyı görmeyecek.Sami is never gonna see sixteen.
Sami asla on altı yaşını görmeyecek.Sami is never gonna see sixteen.
Sami, Leyla'dan on altı bin dolarlık bir çek aldı.Sami got a sixteen thousand dollar check from Layla.
Sami ilk işini on altı yaşında inek sağarak aldı.Sami got his first job at sixteen, milking cows.
Sami henüz on altı yaşındayken bir Kahire hastanesinde hemşire olarak çalışıyordu.Sami posed as a nurse at a Cairo hospital when he was just sixteen.
Sami on altı yaşına girdi.Sami turned sixteen.
Sami şimdi on altı yaşında.Sami is now sixteen years old.
Sami on altı yaşında ve hala reşit değil..Sami is sixteen and he's still a minor.
Sami'nin İnstagram üzerinde on altı farklı hesabı vardı.Sami had sixteen different accounts on Instagram.
Sami, on altı yaşındayken Leyla ile tanıştı.Sami met Layla when he as sixteen years old.
Sami sadece on altı yaşındaydı.Sami was only sixteen.
Anam beni doğurduğunda on altı yaşındaymış.My mother gave birth to me when she was sixteen years old.
Annem beni on altı yaşındayken dünyaya getirmiş.My mother gave birth to me when she was sixteen years old.
Daha sonra on altı yıl boyunca 1999 yılına kadar öğretmen olarak çalıştı.He then worked as teacher for sixteen years until 1999.