on üç ile cümle
on üç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
On üç şehri vardır.11 városa van.
DVD tüm konseri içerirken CD sadece on üç canlı şarkıyı kapsamaktadır.A DVD a teljes koncertanyagot és különböző extrákat tartalmaz, míg a CD csak tizenhat dalt.
Peçenek [[MKE Ankaragücü)) Kulübü çatısı altında on üç yıl geçirdi.Ezután a korona tizenhárom évig a budai várban pihent vasládájában.
Ana avluya açılan on üç kapı vardır.A főhomlokzaton három ajtót helyeztek el.
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.Kaseteilla Hannah kertoo kolmetoista syytä miksi hän riisti oman henkensä.
Somerhalder on üç yaşındayken anne ve babası boşanmıştır.Somerhalder oli 13-vuotias, kun hänen vanhempansa erosivat.
On üç kişi tutuklanmıştı.13 ihmistä pidätettiin.
Moğol dilleri, Orta Asya'da konuşulan on üç dilin oluşturduğu dil öbeği.Mongolilaiset kielet on kolmentoista pääasiassa Keski-Aasiassa puhuttavan kielen muodostama kielikunta.
Bu süre, on üç yıl boyunca dünya rekoru olarak kaldı ve halen daha Avrupa rekorudur.Se oli kauden kärkitulos maailmassa ja pysyi Suomen ennätyksenä kymmenen vuotta.
Senato on üç yaşındaki Gordian III'ü imparator seçti.Tämän jälkeen pretoriaanit julistivat 13-vuotiaan Gordianus III:n keisariksi.
Einstein on üç yaşındayken, Talmud Immanuel Kant’ın “Saf Aklın Eleştirisi” kitabını getirdi.13-vuotiaana Einstein luki Immanuel Kantin teosta Puhtaan järjen kritiikki.
10 yaşında hırsızlığa başladı, on üç yaşında bir zanaat okuluna kaydoldu.Hän lintsasi koulusta säännöllisesti ja joutui pidätetyksi varkaudesta 13-vuotiaana.
Bu sömürgeler arasında Britanya'ya ait On Üç Koloni de vardı.Britannia sai vastaansa kolmetoista omaa siirtokuntaansa.
On üç gün boyunca bir nükleer savaş tehlikesi yaşandı.On kulunut kolmenkymmentä vuotta tuhoisasta ydinsodasta.
Tutulma'da on üç yaşında oldukları söylenmiş ve Şafak Vakti'nde Sam'in sürüsünde yer almışlardır.Epäilyksessä heidän kerrotaan muuttuneen susiksi 13-vuotiaina ja he esiintyvät Aamunkoissa osana Samin laumaa.
Buna göre sayıları on yedi, on dokuz, on üç ya da on dörttü.Edellisessä tapauksessa siis 49, 97, 130 ja 10 ovat onnellisia.
Neptün'ün bilinen on üç doğal uydusu vardır.Nepetalaktonilla on muutamia tunnettuja isomeerejä.
On üç yaşında, San Francisco'da bir kafede şarkı söylemeye başladı.Ξεκίνησε τραγουδώντας σε ελληνική καφετέρια στο Σαν Φρανσίσκο, όταν ήταν 13 ετών.
Senato on üç yaşındaki Gordian III'ü imparator seçti.Την ίδια μέρα ανακηρύσσεται νέος αυτοκράτορας ο Γορδιανός Γ΄, σε ηλικία 13 ετών.
Albümün dünya çapında on üç milyon kopya sattığı bilinmektedir.Σύμφωνα με πληροφορίες, το άλμπουμ πώλησε 13 εκατομμύρια αντίγραφα παγκοσμίως.
On üç kişi tutuklanmıştı.Τρία άτομα συνελήφθησαν.
On üç değişen yıldız saptanmıştır.Έχουν εντοπιστεί σε αυτό το σμήνος 13 μεταβλητοί αστέρες.
"Gençliğimden beri strateji yolunda eğitim aldım, on üç yaşında ilk düellomu yaptım.Έγραψε την πρώτη του δημοσιευμένη δουλειά, ένα κουαρτέτο για πιάνο, σε ηλικία 13 ετών.
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.I disse bånd forklarer Hannah de 13 grunde til at hun dræbte sig selv.
Turner on üç yaşından beri tiyatro şirketi Playbox Theatre Company'nin bir üyesidir.Turner har været et medlem af de lokale teater Playbox Theatre Company siden hun var tre år.
On üç oyuncu sekiz filmde de aynı karakteri canlandırmıştır.Tretten skuespillere har optrådt som den samme person i alle otte film i serien.
1896'da Kore on üç il'e bölündü ve iki ilçe Kangwŏn Eyaleti'nin yeniden kurulmasıyla birleşti.I 1896 var der i Korea tretten provinser, og de to distrikter blev igen sammenlagt til Kangwon-provinsen.
Bu görevin kendisine on üç defa verildiği kaydedilmektedir.Eneste der fik ordenen tildelt 3 gange.
Böylelikle toplam on uçağın yanaşabileceği büyüklüktedir.Forpladsen kan indeholde cirka 15 større fly.
On üç bölümden oluşur.De består alltid av tretten segmenter.
Bu lehçelerin arasında on üç adet daha alt lehçe bulunmaktadır.Av disse søylene står fortsatt tretten av dem.
On üç yaşında, kuzeni Ali Paşa Şaravi ile evlendi.Når Hoda Sharaawi ble tretten år ble hun giftet bort til fetteren sin, Ali Shaarawi Pasha.
Onun performansı, on üç yıl aradan sonra İtalya'nın yarışmaya geri döndüğü anlamına geliyordu.Blant annet kom Italia tilbake etter å ha vært borte fra konkurransen i 14 år.
Bu görevin kendisine on üç defa verildiği kaydedilmektedir.Dette førte til at han ble arrestert 13 ganger.
Somerhalder on üç yaşındayken anne ve babası boşanmıştır.Foreldrene skilte seg da Somerhalder var 13 år.
Bk'da iki numara ve ABD'de on üç numaraya ulaştı.Singelen nådde 2.-plass i USA og 13.-plass i Storbritannia.
On üç yaşında evlendirildi.Her ble han i tretten år.
On üç gün boyunca 1 numarada kalmıştır.Den ble nummer 1 i 3 uker.
Peçenek [[MKE Ankaragücü)) Kulübü çatısı altında on üç yıl geçirdi.Det ble holdt en frostfestival på Themsen i løpet av de tretten ukene den varte.
Birinci Adana serisi olarak bilinen bu pullar toplam on üç adettir.Den første av dem betraktes som den første inkakongen av i alt tretten.
Washington, DC'nin on üç resmi kardeş şehir anlaşması vardır.Washington, D.C. memiliki sepuluh perjanjian kota kembar resmi.
8 Kasım 2010 tarihinde, AMC, on üç bölümden oluşan ikinci sezonun çekileceğini doğruladı.Pada tanggal 8 November 2010, AMC mengkonfirmasi bahwa akan ada musim kedua yang terdiri dari 13 episode.
Ana avluya açılan on üç kapı vardır.Untuk menuju ruangan utama terdapat sembilan pintu.
Neptün'ün bilinen on üç doğal uydusu vardır.Neptunus diketahui memiliki 14 satelit alami.
Böylelikle toplam on uçağın yanaşabileceği büyüklüktedir.Hanya ada ruang hanggar cukup untuk sepuluh pesawat.
On Üç Koloni arasında on iki koloninin delegeleri kongrede bulundular.Kongres ini terdiri dari 9 dari 13 perwakilan koloni.
Sonraları Simpsonlar için yazmaya başladı ve on üç bölümün yazımına katkıda bulundu.Dia telah bekerja di The Simpsons dan telah menulis sepuluh episode.
1998 yılında, on üç aylık hapis cezasına çarptırıldı, çünkü onaylanmamış bir kuruluşun üyesiydi.Năm 1998, Cô bị kết án thêm một án tù mười ba tháng vì she thuộc về một công đoàn không được chấp thuận.
Öykü Joe Slovo'nun on üç yaşındaki kızı Shawn Slovo'nun yaşamını anlatır.Bộ phim kể về câu chuyện của Shawn Slovo, mười ba tuổi, con gái của Joe Slovo.
On üç yaşında, kuzeni Ali Paşa Şaravi ile evlendi.Ở tuổi mười ba, cô đã kết hôn với người anh em họ Ali Pasha Sha‘rawi.
Turner on üç yaşından beri tiyatro şirketi Playbox Theatre Company'nin bir üyesidir.Cô là một thành viên của đoàn kịch Playbox Theatre Company từ lúc ba tuổi.
Gemilerin tekneleri on ikişer su geçirmez kompartmana ayrılmıştı, Pommern ise on üç kompartmandan oluşuyordu.Lườn tàu được chia thành 12 ngăn kín nước, riêng Pommern có 13 ngăn.
8 Kasım 2010 tarihinde, AMC, on üç bölümden oluşan ikinci sezonun çekileceğini doğruladı.Ngày 8 tháng 11 năm 2010, AMC xác nhận rằng mùa 2 sẽ bao gồm 13 tập phim.
On üç oyuncu sekiz filmde de aynı karakteri canlandırmıştır.Trong số trên có mười ba diễn viên đóng các vai của mình ở tất cả tám phần của loạt phim.
On Üç Koloni arasında on iki koloninin delegeleri kongrede bulundular.Các đại biểu từ 12 trong mười ba thuộc địa đã hiện diện khi Đệ nhị Quốc hội Lục địa nhóm họp.
Neptün'ün bilinen on üç doğal uydusu vardır.Hải Vương Tinh có 13 vệ tinh tự nhiên đã biết.
1896'da Kore on üç il'e bölündü ve iki ilçe Kangwŏn Eyaleti'nin yeniden kurulmasıyla birleşti.Năm 1896, Triều Tiên chia là thành mười ba tỉnh, và hai huyện được sáp nhập với tỉnh Gangwon-do tái tạo lập.
On üç kişi tutuklanmıştı.Mười ba người phản kháng đã bị bắt.
8 Kasım 2010 tarihinde, AMC, on üç bölümden oluşan ikinci sezonun çekileceğini doğruladı.2010年11月8日、AMCはシーズン2は全13話になると発表した。
Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür.16歳の時、突然祖母が亡くなる。