Havaalanında saatli bir bomba patladı, on üç kişi öldü.A time bomb went off in the airport killing thirteen people.
On üç yaşın altındaki çocuklar bu yüzme havuzuna kabul edilmemektedir.Children under thirteen years of age are not admitted to this swimming pool.
On üç yaşındayken, evden kaçtı.When she was thirteen, she ran away from home.
Bazı insanlar on üçün uğursuz bir sayı olduğunu söylerler.Some people say thirteen is an unlucky number.
On üç tane kulübümüz var.We have thirteen clubs.
Ben on üç kedi besliyorum.I keep thirteen cats.
Sadece on üç kişi mi? O kadar mı?Just 13 people? That's all?
Nisanda aydınlık soğuk bir gündü ve saat on üçü vuruyordu.It was a bright cold day in April, and the clocks were striking thirteen.
Mikey on üç yaşında.Mikey is thirteen.
On üç Amerikalı öldürüldü.Thirteen Americans were killed.
On üçüncü yasa değişikliği tüm zenci köleleri serbest bıraktı.The Thirteenth Amendment freed all Negro slaves.
Ve şimdi: İnternet olmadan on üç saat.And now: thirteen hours without internet.
New York'ta birçok binanın on üçüncü katı yoktur.Many buildings in New York don't have a thirteenth floor.
Magdalena ve Lech on üç yaşındadır.Magdalena and Lech are thirteen.
Benim on üç yaşındaki kız romantik film izlemeyi seviyor.My thirteen year old girl loves to watch romance movies.
Tom ve Mary'nin on üç yıllık mutlu bir evlilikleri var.Tom and Mary have been happily married for thirteen years.
Tom on üç yaşında davul çalmaya başladı.Tom started playing drums when he was thirteen.
Fiyatlar on üç yılın doruk noktasına çıktı.Prices have reached a 13-year high.
Ben on üç yaşımdan beri futbol oynarım.I've been playing football since I was thirteen.
On üç yaşımdan beri futbol oynuyorum.I've played soccer since I was thirteen.
On üç kedim var.I have thirteen cats.
Tom bugün on üç oluyor.Tom turns thirteen today.
Tom bugün on üçe giriyor.Tom turns thirteen today.
On üç yıldır bir köpeğim vardı.I had a dog for thirteen years.
On üç yaşımdan beri çalışıyorum.I've been working since I was thirteen.
Cebimde tam on üç dolarım var.I've got exactly 13 dollars in my pocket.
On üç yaşından beri buna sahibim.I've had this since I was thirteen.
On üç yıldır Tom'u tanıyorum.I've known Tom for 13 years.
On üç yaşından beri Tom'u görmedim.I haven't seen Tom since he was thirteen.
On üç yaşımdan beri Tom'u görmedim.I haven't seen Tom since I was thirteen.
On üç yaşındayken dans etmeyi öğrendim.I learned to dance when I was thirteen.
On üç yaşında evden ayrıldım.I left home when I was thirteen.
Saatte on üç dolar kazanırım.I make thirteen dollars an hour.
Ayın on üçünde cuma günü Tom'la buluştum.I met Tom on Friday the 13th.
On üç yaşındayken Tom'la tanıştım.I met Tom when I was thirteen.
On üç yaşımdayken evden kaçtım.I ran away from home when I was thirteen.
On üç yaşındayken bu hastanede üç hafta geçirdim.I spent three weeks in this hospital when I was thirteen years old.
On üç yaşındayken giydiğim şapkaya hâlâ sahibim.I still have the hat I used to wear when I was thirteen.
Sanırım Tom'la ilk karşılaştığımda yaklaşık on üç yaşındaydım.I think I was about thirteen when I first met Tom.
On üç yaşındayken Fransızca öğrenmeye başladım.I started studying French when I was thirteen.
Tom, on üç yaşından beri ehliyetsiz araba kullanmakta.Tom has been driving without a license since he was thirteen.
On üç yaşından beri gitar çalıyorum.I've been playing the guitar since I was thirteen.
Tom on üç yaşına kadar okuyamıyordu.Tom wasn't able to read until he was thirteen.
Bana ayın on üçünde burada olmam söylendi.I was told to be here on the 13th.
Bunu yazdığımda on üç yaşımdaydım.I was thirteen when I wrote that.
Bu olduğunda on üç yaşındaydım.I was thirteen when it happened.
Bazı insanlar on üç sayısının kötü şans getirdiğine inanırlar.Some people believe that the number 13 brings bad luck.
Ben on üç yaşındayken hastanede üç ay geçirdim.I spent three months in the hospital when I was thirteen.
Tom on üç yaşındayken bir köpek tarafından ısırıldı.Tom was bitten by a dog when he was thirteen.
Oh hayır, on üçüncü cuma!Oh no, it's Friday the thirteenth!
Tom on üç yaşına kadar yüzmeyi öğrenmedi.Tom didn't learn how to swim until he was thirteen.
İki gün içinde, on üç yaşına gireceğim.In two days, I'll turn 13.
Bunu bitirmek için tam olarak on üç dakikan var.You have exactly thirteen minutes to finish this.
Tom on üç yaşına kadar evlat edinildiğini anlamadı.Tom didn't find out he was adopted until he was thirteen.
Bazı insanlar on üçün şanssız bir sayı olduğuna inanmaktadır.Some people believe that thirteen is an unlucky number.
Bu hafta şimdiye kadar on üç şikâyet aldık.We've received thirteen complaints so far this week.
Tom gerçekten on üç yaşındaymış gibi davranmıyor.Tom doesn't really act like a thirteen-year-old.
Tom on üç paunt kazandı.Tom has gained thirteen pounds.
Tom Mary'yi on üç defa bıçakladı.Tom stabbed Mary thirteen times.
Tom on üç yaşındayken tıraş olmaya başladı.Tom started shaving when he was thirteen.