Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.It shall have two shoulder straps joined to the two ends of it, that it may be joined together.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.They made shoulder straps for it, joined together. At the two ends it was joined together.
12-14 inç uzunluğundaki kırmızı omuzlu makav bazen bir mini makav olarak adlandırılır.The red-shouldered macaw, at 12-14 inches long is sometimes called a mini-macaw.
Yazın askılı, kışın omuzlu giyilir.Iarna îmbrăcau și sarica.
Omuzluk: Teknenin baş ve kıç tarafındaki 45 derecelik açı civarındaki istikamet.Låringsvis er retningen 45 grader fran fartøyets akter.
Yazın askılı, kışın omuzlu giyilir.寝間着姿は夏冬問わず裸ワイシャツである。
Torpido Southland'in sancak baş omuzluğunda infilak etmiş, tekne derhal sancak tarafına yatmaya başlamıştır.Na južni steni se cikel začne v ladji desno spredaj.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Avrà due spalline attaccate alle due estremità e in tal modo formerà un pezzo ben unito
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Bude mať dva náplecníky, spojené na oboch svojich koncoch, a tak bude spojený v jedno.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Den skal have to Skulderstykker, der skal være til at hæfte på; den skal hæftes sammen ved begge Hjørner.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Den skall vid sina båda ändar hava två axelstycken, som skola fästas ihop, så att den hållen hopfäst.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Dua tali bahu pengikat efod harus dijahitkan pada sisinya
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Dva vrchní kraje spojená míti bude na dvou koncích svých, a tak se spolu držeti bude.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Dwa zwierzchne kraje zszyte mieć będzie na dwu końcach swych, a tak społu spięte będą.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Hai bên ê - phót làm hai đai vai , đâu đầu_vào ê - phót .
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Hai bên ê-phót làm hai đai vai, đâu đầu vào ê-phót.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Hij moet uit twee schouderstukken bestaan, die aan elkaar moeten kunnen worden bevestigd.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Két vállkötõ is legyen hozzá kapcsolva a két végéhez, hogy összekapcsoltathassék.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.그것에 견대 둘을 달아 그 두 끝을 연하게 하고
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Naj ima dva obramna dela, ki se zgoraj na koncih sklepata, da sta v eno.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.On y fera deux épaulettes, qui le joindront par ses deux extrémités; et c`est ainsi qu`il sera joint.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Să aibă doi umerari uniţi cu el; la cele două capete ale lui, să fie legat de ei.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Siinä olkoon kaksi yhdistettävää olkakappaletta, ja se kiinnitettäköön niihin molemmista päistään.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Tendrá dos hombreras que se junten a sus dos extremos, para poderse unir
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.Terá duas ombreiras, que se unam �s suas duas pontas, para que seja unido.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.zwei Schulterstücke soll er haben, die zusammengehen an beiden Enden, und soll zusammengebunden werden.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.θελει εχει τας δυο επωμιδας αυτου συναπτας κατα τα δυο ακρα αυτου, ωστε να συναπτωνται.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.На двата му края да има две презрамки, които да се връзват за да се държи заедно.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.У него должны быть на обоих концах его два связывающие нарамника, чтобы он был связан.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.שתי כתפת חברת יהיה לו אל שני קצותיו וחבר׃
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.يكون له كتفان موصولان في طرفيه ليتّصل.
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.以 弗 得 當 有 兩 條 肩 帶 、 接 上 兩 頭 、 使 他 相 連
Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.以 弗得當 有 兩條 肩帶 、 接上 兩頭 、 使 他 相連
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Csinálának hozzá összekötött vállkötõket: a két végükön kapcsolák össze.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.De gjorde skulderstykker som blev festet til hverandre; med dem blev den hektet sammen i begge ender.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Derpå forsynede de den med Skulderstykker til at hæfte på; den blev hæftet sammen ved begge Hjørner.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.fizeram-lhe ombreiras que se uniam; assim pelos seus dois cantos superiores foi ele unido.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Họ may hai đai vai ê - phót , đâu hai đầu dính lại .
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Họ may hai đai vai ê-phót, đâu hai đầu dính lại.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.I-au făcut nişte umărari cari se împreunau cu el, aşa că la cele două capete ale lui, efodul era legat cu ei.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.에봇을 위하여 견대를 만들어 그 두 끝에 달아 서로 연하게 하고
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Le hicieron hombreras que se juntaban sobre él en sus dos extremos, para poderse unir
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Náplecníky mu spravili, spojené; na oboch svojich koncoch bol spojený.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Naramienniki przytem porobili tak, aby się jeden z drugim spoić mógł; na dwu krajach ich spajały się.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Náramky u něho udělali tak, aby se jeden s druhým spojiti mohl; na dvou krajích svých spojoval se.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Naredili so za naramnik dva poramna dela, ki sta se spenjala; na svojih dveh koncih se je sklepal v eno.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.On y fit des épaulettes qui le joignaient, et c`est ainsi qu`il était joint par ses deux extrémités.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Schulterstücke machten sie an ihm, die zusammengingen, und an beiden Enden ward er zusammengebunden.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Sesudah itu dibuat dua tali bahu pengikat efod yang dijahitkan pada sisinya
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Siihen tehtiin yhdistettävät olkakappaleet; molemmista päistänsä se kiinnitettiin niihin.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Till den gjorde man axelstycken, som skulle fästas ihop; vid sina båda ändar fästes den ihop.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Εκαμον επωμιδας συναπτας δι' αυτο συναπτομενας επι των δυο ακρων αυτου.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.И сделали у него нарамники связывающие; на обоих концах своих он был связан.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Направиха му презрамки, които да се връзват, за да се държи заедно на двата края,
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.כתפת עשו לו חברת על שני קצוותו חבר׃
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.وصنعوا له كتفين موصولين. على طرفيه اتّصل.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.又 為 以 弗 得 作 兩 條 相 連 的 肩 帶 、 接 連 在 以 弗 得 的 兩 頭
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.又 為以 弗得 作 兩條 相連 的 肩帶 、 接連 在 以弗 得 的 兩頭
İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.에봇 견대에 달아 이스라엘 자손의 기념 보석을 삼았으니 여호와께서 모세에게 명하신대로 하였더라
İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.и положил он их на нарамники ефода, в память сынов Израилевых, как повелел Господь Моисею.