Bu olumlu fırsattan yararlandım.I availed myself of this favorable opportunity.
Kitap hakkındaki yorumları olumluydu.His comments about the book were favorable.
Başvuru sahibi müfettişi olumlu olarak etkilemişti.The applicant impressed the examiner favorably.
Film olumlu eleştiriler aldı.The film received favourable criticism.
Bütün insanlar ölümlüdür.All human beings are mortal.
Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti.I have no idea what he has in mind, rejecting such a favorable proposal.
Bu raporla ilgili olumlu musunuz?Are you positive of that report?
Senin oyununla ilgili olumlu eleştiriler gelecek basımda görünecek.A favorable review of your play will appear in the next issue.
Tüm insanların ölümlü olduğunu biliyoruz.We know that all men are mortal.
İnsan ölümlüdür.Man is mortal.
İnsanın doğası ölümlüdür.The flesh is mortal.
O olumlu bir yanıt verdi.He made a positive answer.
Soruma olumlu bir cevap verdi.He gave a positive answer to my question.
O, banka yöneticisinde olumlu bir izlenim bıraktı.He made a favorable impression on his bank manager.
Olumlu yanıtını sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to receiving your favorable answer.
Olumlu cevabını almayı sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to receiving your favorable answer.
Neredeyse oyunun yorumlarının hepsi olumluydu.Almost all of the reviews of the play were favorable.
Hayatta başarılı olmak istiyorsan olumlu bir tutuma sahip olmalısın.You have to have a positive attitude if you want to get ahead in life.
Bu sıfatların hepsi olumlu.These adjectives are all positive.
Tanrı senin ölümlü ruhuna yardım eder.God help your mortal soul.
Tom epeyce olumlu tepkiler aldı.Tom got quite a few positive responses.
Durum olumlu görünüyor.The condition looks favourable.
O, bunun olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyor.She thinks it is a positive development.
Olumlu, efendim.Affirmative, sir.
Hayata her zaman olumlu yönden bak.Always look on the bright side of life.
Olumlu taraftan bakalım.Let's look on the positive side.
Benim için olumlu şeyler söylemeni istiyorum.I want you to put in a good word for me.
Ben olumluyum.I'm positive.
Sen olumlusun.You're positive.
Tom olumlu.Tom is positive.
Biz olumluyuz.We're positive.
Tom olumlu olarak başını salladı.Tom nodded affirmatively.
Olumlu olamıyorum.I can't be positive.
Bunun hakkında olumlu hissediyorum.I have a good feeling about this.
Negatif bir zihin size asla olumlu bir hayat vermeyecek.A negative mind will never give you a positive life.
Keşke sana olumlu bir şey söyleyebilsem.I wish I could tell you something positive.
Kesinlikle olumlu musun?Are you absolutely positive?
Olumlu yönler nedir?What are the positive aspects?
İnsan ölümlü müdür?Is a human being mortal?
Bence küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de var.I think that globalization has negative effects as well as positive.
Küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.I think that globalization has negative effects as well as positive.
Çalışma grubundaki iyi takım ruhu olumlu olarak değerlendirilir.The good team spirit in the work group is valued positively.
Onun konuşması tüm meslektaşları üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.His speech has a positive influence on all the colleagues.
Tom her zaman örnek bir hükümete olumlu baktı.Tom has always favored representative government.
Senin hakkında olumlu şeyler söyleyeceğim.I'll put in a good word for you.
Söyleyecek olumlu bir şeyin yoksa, bir şey söyleme.If you don't have anything positive to say, don't say anything.
Bu dünyadaki insanların hepsi ölümlüdür.The people on this earth are all mortals.
Onun cevabı olumluydu.His answer was favorable.
İnsanlar ölümlü müdür?Are humans mortal?
Olumlu olmaya çalışalım.Let's try and be positive.
Benim hakkımda olumlu şeyler söyleyebilirsin.You might put in a word for me.
Şartların olumlu tarafına bakalım.Let's look at the positive side of things.
Tom olumlu, değil mi?Tom is positive, isn't he?
Lütfen olumlu düşünün.Please think positively.
Olumlu olmak zorundasın.You have to be positive.
Yanıt olumludur.The response is affirmative.
Tom çok olumluydu.Tom was so positive.
Haydi millet, olumlu olalım.Come on, people, let's be positive.
Gerçekten olumlu hissettim.I felt really positive.
Tom olumlu görünüyor.Tom seems positive.