oluşturma ile cümle
oluşturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Batı Gat Dağları veya Sahyādri, Hindistan'ın batı tarafında bir dağ silsilesini oluşturmaktadır.Ghat Tây, Ghaut Tây hay Sahyādri là một dãy núi chạy dọc theo bờ biển phía tây Ấn Độ.
Finlandiya'nın dörtte birini oluşturmaktadır ve büyük kısmı Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde kalmaktadır.Gần 1/3 lãnh thổ của Phần Lan nằm ở phía bắc vành đai Bắc cực.
Bu mal grubu, toplam çanak çömlek buluntularının % 7'sini oluşturmaktadır.Phiên bản này giúp làm giảm 7% chi phí hoạt động ghế/dặm bay.
Egzotik evcil hayvan ticareti de büyük kediler için bir tehdit oluşturmaktadır.Việc nuôi giữ động vật hoang dã như gia súc đe dọa một số loài.
Sistemin dışında kalan öğeler, onun çevresini oluşturmaktadır.Tất cả các hệ không trực tiếp nằm trong nghiên cứu được quy là môi trường xung quanh.
Bağlantı öncesinde bir veri yolu oluşturmaya gerek yoktur.Không cần bản đồ một khi tới được tuyến đường.
Bir şarkı oluşturmak için kullanıcının melodiyi ve şarkı sözlerini girmesi gerekmektedir.Để tạo một bài hát, người dùng phải nhập giai điệu và lời bài hát.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Sau đó, ông lên kế hoạch xây dựng lại thành.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.一方で山を汚す者には命を掛けて挑む山の守護神でもある。
Kule kütüphanenin ana girişini oluşturmakta ve Beş Tarzlı Kule olarak anılmaktadır.塔は図書館の正面玄関となっており、五様式の塔として知られている。
Sürü oluşturmazlar.群れは作らない。
AGROVOC Tarımsal Ontoloji Geliştirme (AOS) projesinin dayanağını oluşturmaktadır.AGROVOCは農業オントロジーサービス(AOS)プロジェクトの開発を支える根幹である。
Google Desktop ilk kez başlatıldığında kullanıcının bilgisayarındaki dosyaların indeksini oluşturmaya başlar.Googleデスクトップを最初にインストールすると、そのコンピュータにある全ファイルのインデックス作成が行われる。
Hükûmeti oluşturmada başarız olan Broch, Fransa'ya döndü ve birkaç yıl sonra hayatını kaybetti.ブロッホは組閣に失敗し、フランスに戻り、数年後に死亡した。
Beslenmesinin en büyük kısmını böcekler oluşturmaktadır.また仄のぬいぐるみを多数手作りし続けている。
Columbia nehri kuzey, Snake nehri ise doğu sınırlarının büyük bir kısmını oluşturmaktadır.北はコロンビア川、東はスネーク川が州境の大半を形作っている。
21 Haziran 2013 tarihinde Harry Gregson-Williams filmin müziklerini oluşturmak için işe alındı.2013年6月21日、ハリー・グレッグソン=ウィリアムズが本作で使用される楽曲を手掛けることになったと報じられた。
Open Library, "yayınlanmış her kitap için bir web sayfası" oluşturmayı amaçlayan çevrimiçi bir projedir.Open Library(オープンライブラリ)とは「これまでに出版された本のウェブページ」を作るためのオンラインプロジェクトである。
Böylece bu topraklardan bir devlet oluşturmaya çalıştılar.これらの地域に国家を創設しようとした。
Diğer bir amaç ise, bir federal toplum oluşturmak ve demokrasiyi yürürlükten kaldırmaktı.その大きな目的は連邦を一つに纏め続け、内乱を防ごうというものだった。
App Store'da Hediye Kartları oluşturmak.App Storeでアプリを入手することができる。
Köyün tamamını Karapapak Türkleri oluşturmaktadır.島全体がケーキの形をしている。
Mitsubishi Japonya'nın GSYİH'inin %10'unu oluşturmaktadır.アクヒサルはトルコ産煙草の10%を生産している。
Pigment oluşturmazlar.クラゲは形成しない。
Geri kalan kısmı ise derin deniz balıkçılığı oluşturmaktadır.水深は比較的深く、遠洋漁業の基地になっている。
Köyün doğusundan (eski cami yanı) göz göz çıkan sular birleşerek pınar oluşturmaktadır.雉の湯を手伝っている時に女湯を覗き見したこともある。
Dört baz olduğu için en az 21 kodu oluşturmak için üçlü kodonlar gereklidir.塩基が4つあるトリプレットコドンで少なくとも21の異なったコードを実現しなければならない。
Hâlâ ortak bir sınıf deneyinin temelini oluşturmaktadır.また共通の学力の形成にもつながる。
Ülke genelinde en büyük etnik grubu Merinalar oluşturmaktadır.南アフリカ共和国では最大の民族集団となっている。
Bu toplam çekimlerin sadece %3'ünü oluşturmaktadır.チェンジアップは全体の3%ほどしか投げない。
Bondi takımını 35 kişilik cankurtaran grubu oluşturmaktadır.配属部隊を合わせて35個歩兵大隊が基幹。
Işıklifleri, optik görüntü oluşturmada da kullanılır.この右目は投影装置にもなっているようである。
Ayrıca, IOS 5 için Apple tarafından geliştirilen bir kart oluşturma uygulaması Apple Cards da tanıtıltı.Cardsとはアップルが開発したiOS 5に対応するグリーティングカードを作成するアプリケーションである。
Lennie'nin gözünü boyamak – ve ona tehlike oluşturmak – dışında bir işlevi yoktur."レニールの事務所に行くが、彼の姿は見当たらず、しかも室内は荒らされていた。
Antik Mısır edebiyatına dair en bilinen metinleri şüphesiz dini metinler oluşturmaktadır.古代エジプト文学の最も良く知られている例は『シヌヘの物語』であろう。
Ancak günümüzde Cumhuriyet nüfusunun büyük çoğunluğunu Ruslar oluşturmaktadır.彼らによって今日、最大のロシア語コミュニティが形成されている。
ICal'in her etkinlik için otomatik alarmlar oluşturmasına izin vermek için ayar.コントロールラック すべてのプロパティの操作をLFOを使って自動化できる。
Ankara Zafer Anıtı'nun bulunduğu meydanı bütünleyerek anıta bir fon oluşturmaktadır.勝利の記念碑の作成をマーリンに依頼する。
Bu durum oldukça sıkı üç boyutlu bir yapı oluşturmaktadır.このプロジェクトは、複雑な3次元構成をしている。
Denizde suyun yapısı yansıtıcı bir yüzey oluşturmaktadır.つまり水上を航行する船の姿が、水面に反射するようになるのである。
Farklı amino asitlerin α-sarmal oluşturmakta farklı eğilimler gösterirler.異なったアミノ酸配列はαヘリックスの形成に対して異なった傾向を示す。
Özellikle bahar aylarında açan çiçekler dağlarda güzel bir görüntü oluşturmaktadır.春の花が咲く頃の山は特によい。
Bu standartlar, genellikle zaman damgası değerlerini oluşturmakta kullanılmaktadır.これら標準化表現は、しばしばタイムスタンプの値を生成する際に利用される。
Londra'nın 12 semti ile Londra Şehri İç Londra'yı ve 20 semt de Dış Londra'yı oluşturmaktadır.シティ・オブ・ロンドンとそれを取り巻く12の自治区はインナー・ロンドンを形成し、インナー・ロンドンの外側にある20の自治区はアウター・ロンドンを形成している。
Bir başka deyişle olguların %70'ini küçük yaş grubu oluşturmaktadır.この場合、70%でBIGが「即連」することになる。
Ekranın sağ alt köşesinde, "oluşturmak" kırmızı bir düğme son kişileri gösterir.盤面右側にある「初号機役モノ」が開口し、「暴走ランプ」が点灯する。
Urkarakh'ın nüfusu bölgenin toplam nüfusunun %12.0'sini oluşturmaktadır.パリ控訴院の管轄区域には、フランス全人口の12.6%が暮らしている。
Bugün, Getto hala şehirdeki Yahudi yaşamının merkezini oluşturmaktadır.この時期、ユダヤ人ゲットーが市内につくられた。
Arzu edilen bir yapıyı oluşturmakta kullanılacak DNA dizilerini tasarlamak için birkaç farklı yol vardır.DNA断片を組み込んだベクターをターゲットとなる細胞に導入する方法はいくつかある。
Konuşulan dillerin özelliklerine elips oluşturma da dâhildir.対象者の喋り方を方言にする。
Fazla sürtünme ve ısı oluşturmamalıdır.焼入れ温度を上げ過ぎないようにする。
Bağımsız bir yargı sistemi oluşturmak.独立採算制となった。
1973 yılı itibarıyla e-posta, ARPANET trafiğinin %75'ini oluşturmaktaydı.1973年には、ARPANETのトラフィックの75%が電子メールだった。
İki galaksinin çekirdekleri büyük bir galaksi oluşturmak üzere yol almaktadır.二つの銀河の中心核は合体して一つの大きな銀河になる途上にある。
Çünkü örgütün kendisi asıl sistemi oluşturmaktadır.〈大協約〉世界の秩序の根幹を成す。
Safari URL alanında simgesini sürükleyerek posta iletisinin içine eki oluşturma sorunu giderir.送信機能はフォームの内容を特定のURLに送信する。
Tarım geçim kaynağının en önemli bölümünü oluşturmaktadır.農業用水は水の需要のもっとも大きな部分を占める。
TFTP ile taşınan her dosya bağımsız bir dönüşüm oluşturmaktadır.每个通过TFTP传输的文件构成了一个独立的交换。
Open Library, "yayınlanmış her kitap için bir web sayfası" oluşturmayı amaçlayan çevrimiçi bir projedir.开放图书馆是一个致力于“每本发表的书都有一张网页”的在线项目。
Hidrojen ve helyum birlikte evrende sıradan maddenin kütlesinin %98'ini oluşturmaktadır.氫和氦加起來,占宇宙中所有正常物質的98%。