olmalıyım ile cümle

olmalıyım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer VKİ'm 21 ise, bu normal midir, iyi midir, bunun hakkında nasıl hissediyor olmalıyım?Is een BMI van 21 normaal of goed of hoe moet ik me daarbij voelen?
Eğer VKİ'm 21 ise, bu normal midir, iyi midir, bunun hakkında nasıl hissediyor olmalıyım?Pokud mám BMI 21, je to normální? Co si o tom mám myslet? Co mi tato hodnota říká?
Eğer VKİ'm 21 ise, bu normal midir, iyi midir, bunun hakkında nasıl hissediyor olmalıyım?Se eu tenho um IMC de 21, é normal? Como é que me devo sentir com isso?
Eğer VKİ'm 21 ise, bu normal midir, iyi midir, bunun hakkında nasıl hissediyor olmalıyım?أنت تعلم، إذا كان لديك الـBMI يساوي 21، هل هذا طبيعي أم ذلك جيد أم ماذا يعني ذلك؟
Eğer VKİ'm 21 ise, bu normal midir, iyi midir, bunun hakkında nasıl hissediyor olmalıyım?ここに目盛りを書いてみます。0から30まで。
Emma Goldman. Ben Emma Goldman olmalıyım.Emma Goldman Debo ser Emma Goldman
Emma Goldman. Ben Emma Goldman olmalıyım.Emma Goldman Eu devo ser Emma Goldman
Emma Goldman. Ben Emma Goldman olmalıyım.Emma Goldman Ich muß Emma Goldman sein
Emma Goldman. Ben Emma Goldman olmalıyım.Emma Goldman Je dois être Emma Goldman
Emma Goldman. Ben Emma Goldman olmalıyım.Emma Goldman Jeg må være Emma Goldman
Emma Goldman. Ben Emma Goldman olmalıyım.Emma Goldman Trebuie să fiu Emma Goldman
Emma Goldman. Ben Emma Goldman olmalıyım.آيما جوادمان.. لابد أنني آيما جولدمان
Emma Goldman. Ben Emma Goldman olmalıyım.もし政府にマークされてないのであればおいらは きっと間違ったことをしているはずだ
En kısa zamanda merhametsiz olmalıyım büyükanne.Ich sollte so bald wie möglich mein Mitleid verlieren.
En kısa zamanda merhametsiz olmalıyım büyükanne.Il faut vite que je devienne impitoyable.
En kısa zamanda merhametsiz olmalıyım büyükanne.Powinnam stać się bezlitosna tak szybko jak to możliwe...
En kısa zamanda merhametsiz olmalıyım büyükanne. Sana bir tek ben yardım edebilirim.Ar fi trebuit sã fiu neîndurãtoare cât de curând... ... din moment ce sunt singura pe care o ai, bunicã.
En kısa zamanda merhametsiz olmalıyım büyükanne.Πρέπει να γίνω αδίστακτη το συντομότερο δυνατόν...
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Avresti dovuto pensarci prima di sposarsi uno," dissi.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Bạn nên có suy nghĩ rằng trước khi bạn kết hôn với một", tôi nói.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Du borde ha tänkt på det innan ni gifte sig med en", sa jag.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Du skulle have tænkt på, at før du blev gift med en," sagde jeg.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."El kellett volna gondoltam, hogy mielőtt férjhez egy," mondtam.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Je zou gedacht hebben dat voordat je trouwde met een, 'zei ik.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Kau seharusnya memikirkan itu sebelum Anda menikah dengan salah," kataku.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."하나와 결혼하기 전에 그 생각해야"내가 말했다.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Mali ste myslel, než ste sa oženil s jednou," povedal som.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Měli jste myslel, než jste se oženil s jednou," řekl jsem.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Moral bi pomislil na to, preden ste poročeni enega," sem rekel.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Sie sollten daran denken sollen, bevor Sie eine verheiratet", sagte ich.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Sinun olisi pitänyt ajatella sitä ennen naimisissa yksi", sanoin.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Trebuie să-am gândit la asta înainte să însurat cu una", am spus.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Trzeba pomyśleć o tym zanim poślubił jedną," powiedziałem.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Vous devriez avoir pensé à cela avant de vous marier une," dis-je.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Θα πρέπει να έχετε σκεφτεί ότι προτού να παντρευτεί μία", είπα.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Ви повинні були подумати про це, перш ніж вийшла заміж за одного", сказав я.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Вы должны были подумать об этом, прежде чем вышла замуж за одного", сказал я.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."Трябва да си помислил, че преди да се ожени за", казах аз.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim."هل ينبغي أن يكون التفكير في ذلك قبل أن تزوج واحدة ،" قلت.
"Evlenmeden önce bunu düşünmüş olmalıyım" dedim.私はこれ以上を行っていることが表示されません。
Fakat ciddi olmalıyım.Ale miałem być poważny.
Fakat ciddi olmalıyım.Ale musím teď být vážný.
Fakat ciddi olmalıyım.Ale už budem vážny.
Fakat ciddi olmalıyım.Dar trebuie sa devin serios.
Fakat ciddi olmalıyım.De több komolyságra van szükségem.
Fakat ciddi olmalıyım.E' il momento di tornare seri.
Fakat ciddi olmalıyım.Ich muss ernst werden.
Fakat ciddi olmalıyım.Maar ik moet serieus worden.
Fakat ciddi olmalıyım.Mais je dois rester sérieux.
Fakat ciddi olmalıyım.Men jag måste bli allvarlig.
Fakat ciddi olmalıyım.Nah saya harus lebih serius.
Fakat ciddi olmalıyım.Pero tengo que actuar seriamente.
Fakat ciddi olmalıyım.Tôi phải nói nghiêm túc.
Fakat ciddi olmalıyım. Ve nasıl ciddi olabilirim?Como é que ficamos mais sérios?
Fakat ciddi olmalıyım. Ve nasıl ciddi olabilirim?하지만 전 지금 심각해져야 합니다. 어떻게 해야 심각해지죠?
Fakat ciddi olmalıyım. Ve nasıl ciddi olabilirim?אבל אני חייב להיות רציני, ואיך נהיים רציניים?
Fakat ciddi olmalıyım. Ve nasıl ciddi olabilirim?و لكن يجب أن أصبح أكثر جدية. وكيف تكون أكثر جدية؟
Fakat ciddi olmalıyım. Ve nasıl ciddi olabilirim?パワーポイントでプレゼンをするのでしょう、違いますか?
Fakat ciddi olmalıyım.Αλλά πρέπει να σοβαρευτώ.
Fakat ciddi olmalıyım.Всё-таки, надо быть серьёзнее.

İlgili Sayfalar