olmadı ile cümle

olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un asla istikrarlı bir işi olmadı.Tom has never had a steady job.
Tom Mary'nin evde olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't at home.
Anne ve baban zengin olmadıkça, yaşamak için çalışmak zorundasın.You have to work for a living, unless your parents are rich.
Bu bilgisayarla ilgili hiç problemim olmadı.I've had no problems with this computer.
Hiç kredi kartım olmadı.I have never had a credit card.
Birinin onu konuşma fırsatı olmadığında bir dilde akıcı olması zordur.It is difficult to be fluent in a language when one has no opportunities to speak it.
Lütfen bana ciddi olmadığını söyle.Please tell me you're not serious.
Umarım ona bir şey olmadı.I hope nothing's happened to her.
Tom olanlardan pişman olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't regret what happened.
Tom, Mary'nin mutlu olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary wasn't happy.
Daha önce hiç kimsenin yardıma ihtiyacım olmadı.I've never needed anybody's help before.
Benim hiç gerçekten hoşlandığım bir işim olmadı.I've never had a job that I really like.
Tom çok güvenilir olmadığını söylüyor.Tom says you're not very dependable.
Onun asla olmadığından eminim.I'm sure that never actually happened.
Onu yapma şansım hiç olmadı.I've never had the chance to do that.
Tom olanlardan pişman olmadı.Tom didn't regret what had happened.
Umarım Tom'a hiçbir şey olmadı.I hope nothing's happened to Tom.
Ben her zaman bu kadar şişman olmadım.I haven't always been this fat.
Tom onun olmadığını söyledi.Tom said that didn't happen.
Hiç bir işim olmadı.I've never had a job.
Hiç başım belada olmadı.I've never been in trouble.
Asla kimseye ihtiyacım olmadı.I've never needed anybody.
Hiç bıyığım olmadı.I've never had a mustache.
Ben hiç aşık olmadım.I've never fallen in love.
Ben hiç öğretmen olmadım.I've never been a teacher.
Ben hiç asker olmadım.I've never been a soldier.
Son zamanlarda yapılan araştırmalar davanın bu olmadığını göstermektedir.Recent studies suggest that this is not the case.
Hiç hayal gücüne sahip olmadığına inanamıyorum.I can't believe you have no imagination at all.
Ben hiç sigara tiryakisi olmadım.I have never been a smoker.
Ben hiç alkolik olmadım.I have never been an alcoholic.
Bunun doğru olup olmadığını nasıl söyleyebilirsin?How can you tell if that's true?
O benim sahip olmadığım bir şeye sahip: güven.He has something I don't: confidence.
Tom paraya ihtiyacı olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't need money.
Tom bir şeyin doğru olmadığını hissetti.Tom felt that something wasn't right.
Onu yapacak şansımız hiç olmadı.We never got the chance to do that.
Liseden hiç mezun olmadım.I never graduated from high school.
Onu yapmak için hiç şansım olmadı.I never got the chance to do that.
Bu fırsata hiç sahip olmadım.I never had that opportunity.
Hiç şüphemiz olmadı.We never had doubts.
Hiç şüphem olmadı.I never had doubts.
Tom yapabileceği hiçbir şey olmadığını biliyordu.Tom knew there was nothing he could do.
Tom'un hiç Mary ile konuşma şansı olmadı.Tom never got a chance to talk to Mary.
Deneyimlerim bana onun iyi bir fikir olmadığını söylüyor.My experience tells me that is not a good idea.
Bunun sadece bir kaza olmadığına emin misin?Are you sure it wasn't just an accident?
Tom yeterli parası olmadığını söyledi.Tom said he didn't have enough money.
Tom onu yapmak zorunda olmadığını söyledi.Tom said he didn't need to do that.
Kiranın bu kadar yüksek olmadığı bir yere taşınmak istiyorum.I want to move somewhere where the rent isn't so high.
Ev fiyatlarının çok yüksek olmadığı bir yere taşınmak istiyorum.I want to move somewhere where the house prices aren't so high.
Ben asla bir din taraftarı olmadım.I have never been a fan of religion.
Anne ve babamın hayatta olup olmadıklarını bile bilmiyorum.I don't know if my parents are alive.
Çocuklarımın hayatta olup olmadıklarını bile bilmiyorum.I don't know if my children are alive.
Onların hâlâ hayatta olup olmadıklarını bile bilmiyorum.I don't even know if they're still alive.
Leyla uzun süre yaşamak zorunda olmadığını biliyor.Layla knows she hasn't got long to live.
Tom'un onu yapan kişi olmadığına oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom isn't the one who did that.
Tom bana onu yapmak niyetinde olmadığını söyledi.Tom told me that he didn't intend to do that.
Tom'un ölü ya da canlı olup olmadığını bilmiyoruz.We don't know whether Tom is dead or alive.
Orada olmadığın için üzgün müsün?Are you sorry that you weren't there?
Tom yaşamak için uzun zamanı olmadığını biliyor.Tom knows he doesn't have long to live.
Tom Mary'ye bir erkek arkadaşı olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she had a boyfriend.
Tom yaşayacak uzun zamanı olmadığını biliyor.Tom knows he hasn't got long to live.
İlgili Sayfalar