olmadı ile cümle
olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Artık barbarlık olmadığını umalım.Let's hope there's no more vandalism.
Bunu tekrar yapmak zorunda olmadığımızı umalım.Let's hope that we don't have to do this again.
Tom'un gerçekten yardımımıza ihtiyacı olup olmadığını bekleyelim ve görelim.Let's wait and see if Tom really needs our help.
İkna olmadınız mı?Aren't you convinced?
Tom'a Mary'nin iyi olup olmadığını sordum.I asked Tom if Mary was OK.
Bu tür sıcak hava alışkın olmadığım bir şey.This kind of hot weather is something I'm not used to.
Onun bir sorun olmadığını düşünürdüm.I used to think it wasn't a problem.
Bunun önemli olmadığını düşünürdüm.I used to think it didn't matter.
Asla sahip olmadığım fırsatlara sahip olmanı istiyorum.I want you to have opportunities that I never had.
Tom'a hakkında endişe edecek bir şey olmadığını bildirmeni istiyorum.I want to let Tom know that there's nothing to worry about.
Onun doğru olup olmadığını görmek istedim.I wanted to see if that was true.
Bunun doğru olup olmadığını bana söyleyebilir misin?Can you tell me if this is true?
O herhangi bir şey için zamanı olmadığı hususunda her zaman şikayet ediyor.He's always complaining that he doesn't have time for anything.
Hiç açık yürekli olmadım.I've never been outgoing.
Bunun o kadar kötü olmadığını umuyorum.I hope it isn't that bad.
Tom Mary'ye onu yapmasına gerek olmadığını söyledi.Tom told Mary that she didn't need to do that.
Ben hâlâ Tom'un kazanacağının mümkün olmadığını düşünüyorum.I still think it's unlikely that Tom will win.
Tom nasıl oy vereceği hakkında emin olmadığını söyledi.Tom said he was unsure of how to vote.
Şimdi bunun doğru olmadığını biliyorum.I now know this isn't true.
Haklı olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm right.
Onun doğru olmadığını Tom'a söyledim.I told Tom that wasn't true.
Çaresi olmadığını biliyorum.I know it can't be helped.
Ben sadece bunun doğru olmadığını umuyorum.I just hope it's not true.
Tom seçimi olmadığını söylüyor.Tom says he has no choice.
Orada olmadığıma sevindim.I'm glad I wasn't there.
Hiçbir zaman çok param olmadı.I never had much money.
Onun köpeğinin öldüğünü ona söylemek zorunda olan kişinin ben olmadığıma memnun oldum.I'm glad I wasn't the one who had to tell Tom that his dog died.
Ev ödevini yapmayan tek kişinin ben olmadığıma eminim.I bet I'm not the only one who didn't do his homework.
Bunun doğru olmadığını düşünen tek kişinin ben olmadığımı umuyorum.I hope I'm not the only one who thinks this is true.
Bunu nasıl yapacağını bilen tek kişinin ben olmadığıma eminim.I bet I'm not the only one who knows how to do this.
Bu şekilde düşünen tek kişinin ben olmadığımı biliyorum.I know I'm not the only one who thinks this way.
Onu öğreten tek kişi olmadığımı biliyordum.I knew I wasn't the only one who thought that.
Tom ne yapılması gerektiği konusunda hiç bir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what needs to be done.
Onu yapmak zorunda olanın ben olmadığıma memnun oldum.I'm glad I wasn't the one who had to do that.
Meşgul olup olmadığın umurumda değil. Bana yardım et.I don't care whether you're busy. Help me.
Tom ne yapması gerektiği konusunda bir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what he should do.
Tom Mary'nin nerede yaşadığı konusunda fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea where Mary lives.
Öyle olmadığıma memnun oldum.I'm glad I'm not like that.
Tutmak niyetinde olmadığın sözler verme.Don't make promises that you don't intend to keep.
Bunun gerçekten gerekli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this is really necessary.
Tom ne yapacağı konusunda hiç bir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what to do.
Benim için, onun hiçbir siyasi sezgisinin olmadığı açıktır.It is obvious to me that he has no political acumen at all.
Bir şeyin iyi bir fikir olup olmadığı bir görüş meselesidir.Whether something is a good idea or not is a matter of opinion.
Ben çok geç olmadığına karar verdim.I decided it wasn't too late.
Tom'un asla bir bıyığı olmadı.Tom has never had a mustache.
Bunun yeterince iyi olmadığını biliyorum.I know it's not good enough.
Tom birlikte oynayacağı kimsesi olmadığı için yalnızdır.Tom is lonely because he has no one to play with.
Bunun Tom'un hatası olmadığını biliyorum.I know it's not Tom's fault.
Tom o kadar emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't so sure.
Onlar onun atama için doğru olmadığını düşünüyor.They think he's not right for the assignment.
Onlar onun o iş için doğru adam olmadığını düşünüyorlar.They think he's not the right man for the job.
Tom öyle olmadığını söyledi.Tom said that wasn't so.
Tom yalnız olmadığını söyledi.Tom said he's not alone.
Tom onun sorun olmadığını söyledi.Tom said that's no problem.
Tom hiç pişman olmadığını söylüyor.Tom says he has no regrets.
Tom pişmanlıkları olmadığını söyledi.Tom said he had no regrets.
Köpek olmadığım için memnunum.I'm glad I'm not a dog.
Tom'un hazır olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if Tom is ready.
Tom tüm sorularımı cevaplamak için zamanın olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have time to answer all my questions.
Tom sorularımın hepsini cevaplamak için zamanı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have time to answer all of my questions.
İlgili Sayfalar