olmadı ile cümle
olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom endişeli olmadığını söylüyorTom says he's not concerned.
Ben bunun yeterli olmadığını düşünürüm.I think this isn't enough.
Sürpriz olmadığı üzere, konu hakkında söyleyecek çok şeyi vardı.Unsurprisingly, he had a lot to say on the matter.
Niyetinin kötü olmadığını biliyorum.I know you meant well.
Tom aç olup olmadığımı sordu.Tom asked me whether I was hungry.
Gerçekten bir Noel baba olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there really is a Santa Claus.
Yaşamak için herhangi bir nedenim olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if I have any reason to live.
Hayatımın yaşamaya değer olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if my life is worth living.
Bunun doğru olup olmadığını bilmemiz gerekiyor.We need to know whether it's true or not.
Deliliniz olmadığı sürece bu konuşma hiç olmadı.So long as you have no proof, this conversation never happened.
İddiaların için bir kanıtın olmadığı sürece ben bu konuşmayı yapmıyorum.So long as you have no evidence for your assertions, I am not having this conversation.
O benim sahip olmadığım bir şeye sahip: inançHe has something that I don't: faith.
Tom, ailesinin yeterli parası olmadığı için üniversiteye gidemedi.Tom couldn't go to college because his family didn't have enough money.
Televizyonda iyi bir şey olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there is anything good on TV.
Tom bizim erkenden ayrılmamıza hiçbir itirazı olmadığını söyledi.Tom said he had no objection to our leaving early.
Tom mazisine bakıp, hayatta başarı gösterdiği bir şeyler olup olmadığını düşündü.Tom looked back on his life and wondered if he'd actually accomplished anything.
Bu restoranın pulaosu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this restaurant has pulao.
Takıma alınmaman yeteneğin olmadığı anlamına gelmez.Being cut from the team doesn't mean that you have no talent.
Tom pencereyi kıran kişi olmadığını söylüyor.Tom says that he wasn't the one who broke the window.
Fırınım olmadığı için ekmek pişiremem.I can't bake bread because I don't have an oven.
O beni sadece öptü. Gerçekten hiçbir şey olmadı.He just kissed me. Nothing really happened.
Tom bana seninle evlenmeye niyeti olmadığını söyledi.Tom told me that he has no intention of marrying you.
Onun seninle evlenmeye niyeti olmadığı açık.It's clear that he has no intention of marrying you.
Tom'un seninle evlenmek gibi bir niyeti olmadığı aşikar.It's clear that Tom has no intention of marrying you.
Yeterince sahip olmadığımız bir şey var.There's something we don't have enough of.
Tom odanın boş olup olmadığını hatırlamadı.Tom didn't remember whether the room was empty or not.
"Test nasıldı?" "Çok zor olmadığını düşündüm.""How was the test?" "I thought it wasn't too hard."
Yöneticiler yemek yemenin heyecan verici olmadığını düşünüyor.The managers think that it isn't exciting to eat.
Balıkçılar koşmanın sıkıcı olmadığını düşünüyor.The fishermen think it isn't boring to jog.
Sabah olduğunda Prenses onun hala hayatta olup olmadığını görmek için geldi.When morning dawned, the Princess came to see if he was still alive.
Bay Leblanc'a yarın boş olup olmadığını sor.Ask Mr. Leblanc if he is free tomorrow.
O bize yardımcı olmadı.That didn't help us.
Tom'un neden burada olmadığını biliyor musun?Do you know why Tom isn't here?
Bunun çok faydası olmadı.That didn't help very much.
Manastır Mary'ye keşiş hayatının ona uyduğundan tamamen emin olup olmadığını sordu.The abbess asked Mary if she was completely sure that the monastic life fit her.
Tom kendi öğle yemeğini hazırlamak için yeterli zamanını olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have enough time to make his own lunch.
Tom'un burada olmadığına sevindim.I'm glad Tom isn't here.
Tom'un artık burada olmadığına sevindim.I'm glad Tom isn't here anymore.
Ben henüz mezun olmadım.I haven't yet graduated.
Jane Goodall şempanzelerin her şeyi yediklerini, vejetaryen olmadıklarını keşfetti.Jane Goodall discovered that chimpanzees are omnivorous, not vegetarian.
Bunlardan hiçbiri olmadı.Neither of those things happened.
Sana bir şey olmadığını söylüyorum.I'm telling you nothing happened.
Tom bunun asla olmadığında ısrar etti.Tom insisted it never happened.
O, elbette hiç olmadı.That never happened, of course.
Onlardan hiçbiri gerçekten olmadı.None of that actually happened.
Bu asla bana olmadı.It's never happened to me.
Bunun doğru olmadığını umuyoruz.We're hoping that's not true.
Hayatımda hiç daha aç olmadım.I've never been hungrier in my life!
Dünyanın evrenin merkezi olmadığını bilmelisin.You should know the Earth isn't the centre of the cosmos.
Yalnız olmadığımı biliyorum.I know I'm not alone.
Yeterince iyi olmadığımı biliyorum.I know I'm not good enough.
Bunun adil olmadığını düşünüyorum.I think this isn't fair.
Tom'un haklı olmadığını düşünüyorum.I think Tom isn't right.
Tom'un ciddi olmadığını düşünüyorum.I think Tom isn't serious.
Ben bundan asla pişman olmadım.I've never regretted it.
Senin planının gerçekçi olmadığını düşünüyorum.I think your plan is not realistic.
Ben suçlu olmadığımı söylüyorum.I say I'm not guilty.
Adam bir kaynanası olmadığı için ilk şanslı dilenciydi.Adam was the first lucky beggar because he didn't have a mother-in law.
Bunun uygun olmadığını düşündüm.I thought it wasn't appropriate.
Bunun kasıtlı olmadığından eminim.I'm sure it wasn't intentional.
İlgili Sayfalar