olmadı ile cümle

olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir şansım olmadı, değil mi?I never had a chance, did I?
Aç olmadığından emin misin?Are you sure you're not hungry?
Mizah duygumun olmadığını mı söylüyorsun?Are you saying I have no sense of humor?
Tom'un evde olup olmadığını biliyor musun?Do you know whether or not Tom is at home?
Tom yardımımıza ihtiyacı olmadığını söyledi.Tom said he didn't need our help.
Yardımıma ihtiyacın olmadığından emin misin?Are you sure you don't need my help?
Herhangi bir yardıma ihtiyacın olmadığından emin misin?Are you sure you don't need any help?
Tom'un gitmek için hazır olup olmadığına bakayım.Let me see if Tom is ready to go.
Tom benim sahip olmadığım neye sahip?What's Tom got that I haven't got?
Bunun sahte olmadığından nasıl bu kadar eminsin?What makes you so sure it's not a fake?
Bunun sahte olmadığına nasıl bu kadar emin oluyorsun?What makes you so sure it's not a fake?
Bunun sadece bir rüya olmadığından emin misin?Are you sure it wasn't just a dream?
Tom ne yapacağından emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure what to do.
Tom'un yapmamızı istediği şeyi yapmamız o kadar zor olmadı.It wouldn't be all that difficult for us to do what Tom wants us to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyden emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin yapmak istediği şeyden emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure what Mary wanted to do.
Neden bana Tom'un Kanadalı olmadığını söylemedin?Why didn't you tell me Tom wasn't Canadian?
Aksi yönde olmadığından emin misin?Are you sure it's not the other way around?
Bir randevuya ihtiyacımız olmadığına emin misin?Are you sure we don't need an appointment?
Sırf hayaletleri göremiyorsun diye, bu onların var olmadığı anlamına gelmez.Just because you can't see ghosts, it doesn't mean that they're not there.
Tom neden Mary'nin olmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary was absent.
Artık onu yapmak zorunda olmadığıma memnunum.I'm glad I don't have to do that anymore.
Tom, doğru ebatta alyan anahtarı olmadığı için karyolanın montajını yapamadı.Tom couldn't assemble the bed because he didn't have the right sized Allen key.
Tom'un o işle bir alakasının olmadığını biliyorum.I know Tom had nothing to do with that.
Onu yapmak zorunda olmadığıma memnunum.I'm glad I didn't have to do that.
Sana hiç güvenilir biri olmadığını söyleyen olmuş muydu?Has anyone ever told you you've got serious trust issues?
Seçeneğimin olmadığını biliyorsun, değil mi?You know I have no choice, don't you?
Ona oral seks teklif ettim ama o havasında olmadığını söyledi.I offered him a blowjob, but he said that he wasn't in the mood.
Hiçbir şeye ihtiyacın olmadığına emin misin?Are you sure you really don't need anything?
Tom, ödünç alabileceği bir kravatım olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a black tie he could borrow.
Tom, Boston hakkında fazla bilgisi olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't know much about Boston.
Tom senin Fransızcanın iyi olduğunu düşünüyor ama ben öyle olmadığını biliyorum.Tom thinks you're good at French, but I know you're not.
Benim için olmadığını fark ettim.I realized it wasn't for me.
Bana olmadığını fark ettim.I realized it wasn't for me.
Tom'un neden Mary'nin partisinde olmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom wasn't at Mary's party.
Yarın buraya gelmesine gerek olmadığını zaten Tom'a söyledim.I've already told Tom that he doesn't need to come here tomorrow.
Çocuk suyun soğuk olup olmadığını görmek için ayak parmaklarını okyanusa daldırdı.The child dipped his toes into the ocean to see if the water was cold.
Olmadığım birisi gibi davranmak istemiyorum.I don't want to pretend I'm someone I'm not.
Tom ihtiyacı olan her şeyi satın almak için yeterli parasını olmadığını biliyor.Tom knows he doesn't have enough money to buy everything he needs.
Tom acelesi olmadığını söyledi.Tom said he wasn't in a hurry.
Onun iç yarası olmadığından emin olmak için doktor Tom'u muayene etti.The doctor examined Tom to make sure he had no internal injuries.
Sanırım daha fazla burada kalmamıza gerek olmadığını düşünüyorum.I think we don't need to stay here any longer.
Yeterince can kurtaran sandalı olmadığı için birçok kişi öldü.Many people died because there weren't enough lifeboats on the ship.
Neden toplantıda olmadığını bilmek istiyorum.I want to know why you weren't at the meeting.
Bu sabah neden toplantıda olmadığını bilmek istiyorum.I want to know why you weren't at the meeting this morning.
Tom kazanma şansı olmadığını biliyor.Tom knows he has no chance of winning.
Tom'un bile veda etmek için bir şansı olmadı.Tom didn't even get a chance to say goodbye.
Bunun gerçek olmadığından emin misin?Are you sure that this isn't true?
Tom'un evde olmadığını bilmiyordum.I didn't know that Tom wasn't at home.
Başım beladayken kimse bana yardımcı olmadı.No one helped me when I was in trouble.
Tom Mary'nin planının iyi olmadığını düşündü.Tom thought Mary's plan wasn't any good.
Bu olacağını düşündüğüm kadar çok pahalıya mal olmadı.It didn't cost as much as I thought it would.
Bu biftek az pişmiş görünüyor. Yeterince pişmiş olup olmadığını merak ediyorum.This steak seems rare. I wonder if it was cooked long enough.
Tom elinden geleni yaptı, ama yeterli olmadı.Tom gave his all, but it wasn't enough.
Daha fazla destek olmadığım için üzgünüm.I'm sorry for not being more supportive.
Bana ihtiyacın olduğunda daha fazla destek olmadığım için üzgünüm.I'm sorry for not being more supportive when you needed me to be.
Dün burada olmadığın doğru mu?Is it true that you weren't here yesterday?
Turistler mutlu olmadı.The tourists were not happy.
Yeterince açık olmadığımı düşünüyorum.I think that I wasn't clear enough.
İyi bir seviyede olmadığımın farkındayım; bu yüzden, daha fazla pratik yapmam gerekiyor.I'm aware I'm not at a good level; therefore, I need to practice more.
İlgili Sayfalar