olmadı ile cümle
olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom ikna oldu ama ben olmadım.Tom was convinced, but not me.
Burada en genç insan olmadığıma memnunum.I'm glad I'm not the youngest person here.
Tom'un burada olup olmadığını görmeye gideceğim.I'll go see if Tom is here.
Aslında hiç aşık olmadım.I've never actually been in love.
Sadece hatalı olmadığımdan emin olmak istedim.I just wanted to make sure I wasn't wrong.
Tom gerçekten hasta olmadığını itiraf etti.Tom admitted he wasn't really sick.
Tom Mary'nin dikkatli olmadığını fark etti.Tom noticed Mary wasn't being careful.
Yangını kimin başlattığını bilmiyorum ama onun Tom olmadığından eminim.I don't know who started the fire, but I'm sure it wasn't Tom.
Bunu yapmaya istekliydim ama yapmama gerek olmadığını söyledi.I was willing to do it, but Tom said I didn't need to.
Aradığınız kişinin ben olmadığıma eminim.I'm sure I'm not the person you're looking for.
Teniste hiç çok iyi olmadım.I've never been very good at tennis.
Üç yıldan daha fazla bir süredir hasta olmadım.I haven't been sick in over three years.
Henüz bunu yapmak için hazır olup olmadığımı bilmiyorum.I don't know if I'm ready to do this yet.
Tom'un demek istediğinin o olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that isn't what Tom meant.
Senin için yapabileceğim bir şey olup olmadığını görmek için buradayım.I'm here to see if there's anything I can do for you.
Tom'un bugün okulda olmadığını duydum.I heard that Tom wasn't at school today.
Dün Tom'un neden okulda olmadığını bildiğimi sanıyorum.I think I know why Tom wasn't at school yesterday.
Tom'un meşgul olup olmadığını görmeye gideceğim.I'll go see if Tom is busy.
Bunun bir taklit olmadığını nereden biliyorsun?How do you know this isn't a fake?
Tom'un söylediğinin doğru olmadığını sana ne düşündürüyor?What makes you think what Tom said isn't true?
Senin bir sahtekar olmadığını nereden bileyim?How do I know you're not an imposter?
Az önce gördüğümüz şeyin bir maymun olmadığından emin misin?Are you sure what we just saw wasn't a monkey?
Yapmak istediğinin gerçekten bu olup olmadığını bir durup düşün.Take a step back and decide whether that's really what you want to do.
Pek öyle tasarladığım gibi olmadı.It didn't work out quite like I intended it to.
Aniden hayatımdaki her şeyin bir tesadüf olmadığını fark ettim.I suddenly realized that everything in my life was not an accident.
Bu tür tanrılar hiç var olmadı.Such gods have never existed.
Buna ihtiyacımız olup olmadığını bilmiyorum.I do not know if we need this.
Aptal olmadığını biliyorum.I know that you aren't stupid.
Onun sorularını cevapladım ama herhangi bir bilgi için gönüllü olmadım.I answered her questions, but I did not volunteer any information.
İtfaiyeciler yangın olmadığında ne yapar?What do firefighters do when there are no fires?
O konuyu Tom'a soracaktım ama hiç şansım olmadı.I was going to ask Tom about it but never got the chance.
Meşgul olmadığım zaman seninle konuşacağım.I'll talk with you when I'm not busy.
Tom'a onun yardımına hiç ihtiyacım olmadığını söyle.Tell Tom I don't need his help whatsoever.
Tom Mary orada olmadığı için satranç turnuvasında sadece ilk yeri aldı.Tom only got first place in the chess tournament because Mary wasn't there.
Onun iyi olmadığını Tom'un bilmesi gerekiyor.Tom needs to know that that's not OK.
Muhtemelen Tom, hayatta olup olmadığımı umursayan dünyadaki tek kişidir.Tom is probably the only person in the world who cares if I'm alive or dead.
Tom hiç sahip olmadığım kardeşim gibidir.Tom is the little brother I never had.
Tom başarılı olmadı.Tom didn't succeed.
Tom hiç bir şekilde tatmin olmadı.Tom was by no means satisfied.
Lütfen bana senin evli olmadığını söyle.Please tell me you're not married.
Ben sadece senin güzel bir yüzün olmadığını biliyordum.I knew you weren't just a pretty face.
Dolapta meyve suyu olup olmadığına bak.See if there's juice in the fridge.
Bizim asla çok ortak noktamız olmadı, sen ve ben.We never had much in common, you and me.
Bunu bana yapanın sen olmadığına sevindim.I'm just glad it wasn't you who did this to me.
Bunun bir oyun olmadığını unutmayın.Remember that this isn't a game.
Ben satrancın gerçekten senin oyunun olmadığını biliyorum.I know chess isn't really your game.
Dart'ın aslında senin sevdiğin oyun olmadığını biliyorum.I know darts isn't really your game.
Tom tartışacak bir konumda olmadığını biliyor.Tom knows he's in no position to argue.
Lütfen bana bu kadar saf olmadığını söyle.Please tell me you're not that naive.
Bunun bir şey olmadığını söylediğini düşündüm.I thought you said it was nothing.
Onun bir şey olmadığına eminim.I'm sure it was nothing.
Bir toplantın olmadığını biliyordum.I knew you didn't have a meeting.
Ben hasta olmadığımı sana kanıtlamak istiyorum.I want to prove to you that I'm not sick.
Neden bütün geçen hafta olmadığını bize söylemene ihtiyacımız var.We need you to tell us why you were absent all last week.
Sen asla bir şansa sahip olmadın, Tom.You never had a chance, Tom.
Kötü bir adam olmadığını söyleyebilirim, Tom.We can tell you're not a bad guy, Tom.
Tom'a elveda deme fırsatım olmadığına üzgünüm.I'm sorry I didn't have the opportunity to say goodbye to Tom.
Hiç kimsenin senin Tom olmadığından şüphelendiğini sanmıyorum.I don't think anyone suspected you weren't Tom.
Tom hiç ciddi bir ilişki içinde olmadı.Tom has never been in a serious relationship.
Arabalardan herhangi birininTom'un olup olmadığı söyleyemem.I can't tell if any of the cars are Tom's.
İlgili Sayfalar