olmadı ile cümle

olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yardım etmek için yapabileceğim başka bir şey olmadığından emin misin?Are you sure there's nothing else I can do to help?
Hatalarım olmadı demedim.I did not say that I wasn't mistaken.
Tom evlenmek için hazır olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't ready to get married.
Şimdiye kadar onunla ilgili herhangi bir sorunumuz olmadı.We've never had any trouble with it so far.
Tom'un neden bugün burada olmadığından emin değiliz.We're not sure why Tom isn't here today.
Onun bir kaza olmadığından eminiz.We're sure it wasn't an accident.
Onun doğru olmadığını ikimiz de biliyoruz.We both know that isn't true.
Onun gerçek olmadığını ikimiz de biliyoruz.We both know that's not true.
Tom'la konuşmak için fırsatımız olmadı.We didn't get a chance to talk with Tom.
Bunun onun hakkında olmadığını biliyoruz.We know it's not about that.
Bunun doğru olmadığını ikimiz de biliyoruz.We both know this isn't right.
Hiç şansımız olmadı.We never got the chance.
Tom'a meşgul olup olmadığını sordum.I asked Tom if he was busy.
Bunun bana asla olmadığını itiraf etmeliyim.I have to admit that that never occurred to me.
Hiç önemli olmadığını biliyorsun.It's no big deal, you know.
Onun büyük bir anlaşma olmadığını ikimiz de biliyoruz.We both know that it's no big deal.
Tom onun büyük bir anlaşma olmadığını söyledi.Tom said it's no big deal.
Daha büyük bir şeyin olmadığından emin misin?Are you sure you don't have anything bigger?
Tom güvenilir olmadığımı söylüyor.Tom says I'm not dependable.
Neden olmadığını sorabilir miyim?Can I ask why not?
Bunun iyi bir düşünce olmadığını düşünüyorum.I think it's not a good idea.
İlginç olmadığımı sanmıyorum.I don't think I'm uninteresting.
Yaratıcı olmadığımı sanmıyorum.I don't think I'm unimaginative.
Söylentilerin doğru olmadığına memnun oldum.I'm glad the rumors weren't true.
Tom'a aşık olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm in love with Tom.
Evet demek için başladım ama olmadı.I started to say yes, but didn't.
Sadece Tom'un iyi olup olmadığını görmek istedim.I just wanted to see if Tom was OK.
Tom'un ofisinde olup olmadığına bakalım.I'll see if Tom's in his office.
Kızgın olup olmadığını söyleyemedim.I couldn't tell if you were angry or not.
Mutlu olup olmadığını söyleyemedim.I couldn't tell if you were happy or not.
Deli olup olmadığını söyleyemedim.I couldn't tell if you were mad or not.
Kızgın olup olmadığını bilmiyordum.I didn't know if you were mad or not.
Tom'un geri zekalı olmadığını biliyorum.I know Tom isn't an idiot.
Tom aç olup olmadığına bakalım.I'll see if Tom's hungry.
Tom'un neden burada olmadığını öğrenmem gerekiyor.I need to find out why Tom isn't here.
Tom'un burada mutlu olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom's not happy here.
Tom'un neden burada olmadığından emin değilim.I'm not sure why Tom isn't here.
Satranç oynayan insanları izlemenin çok eğlenceli olmadığını düşünüyorum.I think watching people playing chess isn't much fun.
Tom Mary'ye yakışıklı olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she thought he was handsome.
Seninle evlendiğime asla pişman olmadım.I've never regretted marrying you.
Tom bana yardımıma ihtiyacı olmadığını söyledi.Tom told me he didn't need my help.
Ben birine aşık olmak istedim ama olmadı.I wanted to fall in love with someone, but it didn't happen.
Bunun iyi olmadığını biliyorsun.You know it's not good.
Bunu adil olmadığını biliyorsun.You know this isn't fair.
Hiç şansın olmadı.You never stood a chance.
Hiç aşık olmadın, değil mi?You've never been in love, have you?
Öğretmenlerinden biri bugün okulda olmadığını söylemek için aradı.One of your teachers called to say you weren't in school today.
Tom'un meşgul olmadığından emin misin?Are you sure Tom isn't busy?
Arabam olmadığını biliyorsun.You know I don't have a car.
Sana yardım etmek için yapabileceğim bir şey olmadığını anlamak zorundasın.You have to understand that there's nothing I can do to help you.
Ben ikna olmadım.I'm not persuaded.
Benim adımın gerçekten Tom olmadığını itiraf ediyorum.I confess my name's not really Tom.
Bana Tom'un bununla bir ilgisi olmadığını mı söylüyorsun?Are you telling me Tom had nothing to do with this?
Tom'un iyi olup olmadığını görmeye gidebilir misin?Could you go and see if Tom is OK?
Bunun mümkün olmadığını biliyorsun.You know that's not possible.
Öfkeli olmadığına emin misin?Are you sure you're not angry?
Onun evde olmadığını düşünüyorum.I think he is not home.
Yakışıklı olup olmadığın benim bile umurumda değil.I don't even care if you're handsome.
Bunda iyi olup olmadığına bakalım.Let's see if you're any good at it.
Tom'un burada olup olmadığına bakalım.Let's see if Tom is here.
İlgili Sayfalar