olmadı ile cümle
olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un suçlu olduğuna ikna olmadım.I'm not satisfied that Tom is guilty.
Ben sadece neden Tom'un burada olmadığını bilmek istiyorum.I just want to know why Tom isn't here.
Tom vazgeçmeye hazır olmadığını söyledi.Tom said he wasn't ready to give up.
Bunun mümkün olmadığından emin misin?Are you sure it's not possible?
Kafeteryanın hâlâ açık olup olmadığını bilen biri var mı?Does anybody know if the cafeteria is still open?
Kafeteryanın hâlâ açık olup olmadığını birisi biliyor mu?Does anybody know if the cafeteria is still open?
Orada biri olup olmadığına bakalım.Let's see if anyone's out there.
Etrafa bakalım ve parkta birilerinin olup olmadığını görelim.Let's look around and see if anybody's in the park.
Tom bana başka birinin bana söylemeye istekli olmadığı bir şeyi söyledi.Tom told me something nobody else was willing to tell me.
Tom dün burada olmadığını söylüyor. O gördüğün başka biri olmalı.Tom says he wasn't here yesterday. It must've been someone else you saw.
Tom'un patronu herhangi bir girişimi olmadığı için onu eleştirdi.Tom's boss criticised him for not having any initiative.
Basit şeylerin iyi olmadığını kim söylüyor?Who says that simple things aren't good?
Gezimiz sırasında olağandışı bir şey olmadı.Nothing unusual happened during our trip.
Tom bana yapmak zorunda olduğum şeyi yapmaktan başka seçeneğim olmadığını söyledi.Tom told me that I had no choice but to do what he said I had to do.
Yapmamız gereken başka bir şey olmadığından emin misin?Are you sure there's nothing else we have to do?
Tom'un evli ya da bekar olup olmadığını biliyor musun?Do you know whether Tom is married or single?
Tom geçen hafta Boston'daydı fakat hâlâ orada olup olmadığını bilmiyorum.Tom was in Boston last week, but I don't know if he's still there.
Tom Mary'nin neden burada olmadığını muhtemelen biliyor.Tom probably knows why Mary isn't here.
Tom bunun iyi olmadığını biliyor.Tom knows this isn't good.
Tom bunun hiç iyi olmadığını biliyor.Tom knows this isn't any good.
Tom onun iyi olmadığını biliyor.Tom knows that's no good.
Tom bir şeyin doğru olmadığını biliyor.Tom knows something isn't right.
Birçok polis arabalarının kurşungeçirmez camları olmadığını duydum.I've heard that most police cars don't have bulletproof glass.
Boston'a gitmek zorunda olmadığını duyuyorum.I hear you don't have to go to Boston.
Tom'un Boston'da yaşayan herhangi bir akrabası olup olmadığını öğren.Find out if Tom has any relatives living in Boston.
Onlar muhtemelen senin bizden biri olmadığını düşündü.They probably thought that you were not one of us.
Olmadığın bir şey gibi davranmayı bırak.Stop pretending to be something you're not.
Bunu yapmanın hiçbir anlamı olmadığını görüyorum.I see no point in doing it.
Güzel olmadığını söylemiyorum.I'm not saying that you're not beautiful.
O, o kadar uzun zaman önce olmadı.That didn't happen all that long ago.
"Benden daha fazla para kazanıyorsun." " Bu bir işin olmadığından, Tom!""You make more money than I do." "That's because you don't have a job, Tom!"
Tom bir şeyin doğru olmadığını düşündü.Tom thought something wasn't right.
Tom bunu reddetmenin hiçbir anlamı olmadığını biliyordu.Tom knew there was no point in denying it.
Tom'un burada mutlu olmadığı oldukça açık görünüyor.It seems fairly obvious that Tom isn't happy here.
Bu maçı gerçekten izlemek istiyorum fakat zamanım olup olmadığından emin değilim.I do really want to watch this match, but I'm not sure if I have the time.
Tom Mary'nin yardım etmek için istekli olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't willing to help.
Bu kış çok kar olmadı.We haven't had much snow this winter.
Tom yardım etmek için yapabileceği bir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing he could do to help.
Tom'un neden bugün okulda olmadığını biliyor musun?Do you know why Tom wasn't at school today?
Tom'un artık Mary için endişelenmesine gerek olmadığını düşünüyorum.I don't think Tom has to worry about Mary anymore.
Tom'a endişeleneceği bir şey olmadığını söyleyeceğim.I'll tell Tom he's got nothing to worry about.
Bak Tom, endişelenecek bir şeyin olmadığını sana söyledim.See Tom, I told you didn't have anything to worry about.
Onlar endişelenecek bir şeyimiz olmadığını söylüyor.They say we've got nothing to worry about.
Tom, Mary'ye artık John hakkında endişelenmek zorunda olmadığını söyledi.Tom told Mary she didn't have to worry about John anymore.
Lütfen Tom'a endişelenecek bir şeyi olmadığını söyler misin?Will you please tell Tom he has nothing to worry about?
Tom'un öfkeli olmadığını umuyorum.I hope Tom isn't angry.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom has a girlfriend or not.
Tom'un bugün neden okulda olmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom wasn't at school today.
Tom'a bir şey olup olmadığını öğren.Find out if anything has happened to Tom.
Hiçbir yanlış anlama olmadığından emin olmak istiyorum.I'd like to make sure there's no misunderstanding.
Aklında olanın bu olmadığını biliyorum.I know this isn't what you had in mind.
Yaptığın şeyin kasıtlı olmadığını biliyorum.I know what you did wasn't intentional.
Uğramak zorunda olmadığını sana söyledim.I told you you didn't have to come over.
Bunu yapmak zorunda olmadığını sana söyledim.I told you you didn't have to do that.
Bugün işe gelmek zorunda olmadığını sana söyledim.I told you you didn't have to come in to work today.
Onun hizmetlerinin artık gerekli olmadığını söyledim.I told him his services were no longer required.
Benim bulgularım durumun böyle olmadığını gösteriyor.My findings suggest that that is not the case.
O henüz olmadı.It hasn't happened yet.
Belkide bu asla olmadı.Maybe it never happened.
Şu ana kadar hiçbir şey olmadı.So far nothing has happened.
İlgili Sayfalar