olmadı ile cümle
olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Aç olmadığımı söyledim.I said I wasn't hungry.
Hazır olmadığımı söyledim.I said I wasn't ready.
Ciddi olmadığımı söyledi.I said I wasn't serious.
Çok iyi bir fikir olmadığını söyledim.I said it wasn't a very good idea.
Mümkün olmadığını söyledim.I said it wasn't possible.
Yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledim.I said there was nothing we could do.
Acele etmek zorunda olmadığımızı söyledim.I said we don't have to hurry.
Şansım olmadığını anlıyorum.I see I have no choice.
Alarm için neden olmadığını anlıyorum.I see no cause for alarm.
Onu yapmama gerek olmadığını anlıyorum.I see no need for me to do that.
Tom'un onu yapmasına gerek olmadığını anlıyorum.I see no need for Tom to do that.
Onu yapmana gerek olmadığını anlıyorum.I see no need for you to do that.
Onu yapmaya gerek olmadığını anlıyorum.I see no need to do that.
Tom'a söylemeye gerek olmadığını anlıyorum.I see no need to tell Tom.
Sana söylemeye gerek olmadığını anlıyorum.I see no need to tell you.
Diğer makul açıklamanın olmadığını anlıyorum.I see no other possible explanation.
Bu konuşmaya devam etmenin amacı olmadığını anlıyorum.I see no point in continuing this conversation.
Onunla ilgili sorun olmadığını anlıyorum.I see no problem with that.
Devam etmek için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to continue.
İlerde bunu tartışmak için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to discuss it further.
Tom'a bir şey söylemek için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to tell Tom anything.
Sana bir şey söylemek için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to tell you anything.
Onunla ilgili yanlış bir şey olmadığını anlıyorum.I see nothing wrong with that.
Dün niçin burada olmadığını hâlâ bilmeliyim.I still need to know why you weren't here yesterday.
Onun iyi bir fikir olmadığını hâlâ söylerim.I still say it wasn't a good idea.
Sanırım Mary'nin niçin burada olmadığını Tom'a sorabiliriz.I suppose we could ask Tom why Mary isn't here.
Kesinlikle onun doğru olmadığını umuyorum.I sure hope that's not true.
Kesinlikle bunda yanlış bir şey olmadığını umuyorum.I sure hope there's nothing wrong with it.
Benim hatam olmadığına yemin ederim.I swear it isn't my fault.
Ben olmadığıma yemin ederim.I swear it wasn't me.
Sanırım Tom'un niçin burada olmadığını biliyorum.I think I know why Tom isn't here.
Bence dün Tom'un niçin burada olmadığını bulmalıyız.I think we need to find out why Tom wasn't here yesterday.
Bence onun iyi bir fikir olmadığını biliyorsun.I think you know that's not a good idea.
Bence bunun doğru olmadığını biliyorsun.I think you know that's not true.
Tom, Mary'ye kendisinin güreş takımının kaptanı olmadığını söyledi.Tom told Mary that he wasn't the captain of the wrestling team.
Aç olmadığım için sadece kahve ısmarladım.Since I wasn't hungry, I only ordered coffee.
Bunun doğru olmadığını umuyorum.I hope it's not true.
Şarkıların çoğunluğu ilginç olmadı.The majority of the songs became uninteresting.
Tom'un Mary'nin ne yaptığının farkında olmadığından kuşkulanıyorum.I suspect that Tom is unaware of what Mary has done.
Bugün okulumuz olmadığı için evde kalıp bütün gün televizyon izledim.Since we had no school today, I stayed home and watched TV all day.
Bugün okulumuz olmadığından evde kalıp tüm gün TV izledim.Since we had no school today, I stayed home and watched TV all day.
Bunu Fransızcaya çevirmek için herhangi bir neden olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there is any reason to translate this into French.
Fransızca hiç iyi olmadığım tek dil.French is the only language I'm any good at.
Onu yapmaya hakkı olmadığına inanıyordum.I believed that he had no right to do that.
Çözüm olmadığına emin misin?Are you sure there's no solution?
Bunun alaylı olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if this is ironic or not.
Bunun ironik olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if this is ironic or not.
Eğer Jason beni ararsa, ona evde olmadığımı söyle.If Jason should call me, tell him I'm not at home.
Eğer bir hata yaparsam, bu sadece sana bir makine olmadığımı gösterir.If I make a mistake, it only shows you I am not a machine.
Bağlantıyı tıkladım ama bir şey olmadı.I clicked the link, but nothing happened.
Tom'un bunun hakkında Mary kadar heyecanlı olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is as excited about this as Mary is.
Bu yıl tatile gidecek zamanım olmadı.This year I didn't have time to go on holidays.
Tom tuşa bastı ama hiçbir şey olmadı.Tom pushed the button, but nothing happened.
Gönüllü olmadığımı nasıl biliyorsun?How do you know I didn't volunteer?
Tom kullanabileceği bir kalem olup olmadığını görmek için çekmeceye baktı.Tom looked through the drawer to see if there was a pen he could use.
Biz kadınlar siz erkeklerin sizinle aynı fikirde olmadığımızı bilmesini istiyoruz.We women want you men to know that we don't agree with you.
Tom bir motosiklet almak için yeterli parası olmadığını söyledi.Tom said he didn't have enough money to buy a motorcycle.
Seni görmekten mutlu olmadığımı düşünmeni istemem.I wouldn't want you to think I wasn't happy to see you.
Tom'un yarın burada olacağına dair bir şans olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there's a chance Tom will be here tomorrow.
Buzdolabında süt olup olmadığına bakmaya gideceğim.I'll go see if there is any milk in the refrigerator.
İlgili Sayfalar