olmadı ile cümle

olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yakın olup olmadığını bilmek istiyorum.I want to know if it's close.
Tom'un kasabada olup olmadığını görmek istiyorum.I want to see if Tom is in town.
Bunun olmak istediğim yer olmadığını biliyorsun.You know this isn't where I want to be.
Sadece aç olup olmadığını bilmek istiyorum.I just want to know if you're hungry.
Hiçbir şeyin kırık olmadığından emin olmak istiyorum.I want to make sure nothing's broken.
Onun senin erkek kardeşin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if he is your brother.
Tom'un ona zarar vermek gibi bir niyetimiz olmadığını bilmesini istiyorum.I want Tom to know we mean him no harm.
Tom'un yardıma ihtiyacı olup olmadığını görmek istedim.I wanted to see if Tom needed any help.
Tom benim olmadığım bir şey olmamı istedi.Tom wanted me to be something I wasn't.
Ben sadece bunun zehir olmadığından emin olmak istiyorum.I just want to make sure it's not poison.
Tom'un minnettar olmadığımı düşünmesini istemiyorum.I don't want Tom to think I'm not grateful.
Çinliler benim insan olmadığımı bilmiyorlar.The Chinese don't know that I'm not human.
Senden onun hâlâ orada olup olmadığına gidip bakmanı istiyorum.I want you to go and see if it's still there.
Tom'un bugün okulda olup olmadığını öğrenmek istiyorum.I want to find out if Tom was at school today.
Neyin doğru olduğunu ve neyin olmadığını bilmeni istiyorum.I want you to know what's true and what's not.
O kadar kötü olmadığımı görmeni istedim.I wanted you to see that I'm not all that bad.
Bir katil olmadığımı herkesin bilmesini istiyorum.I want everyone to know that I'm not a murderer.
Bana bunun doğru olmadığını söylemeni istiyorum.I want you to tell me that's not true.
Sadece iyi olup olmadığını anlamak için kontrol etmek istedim.I just wanted to check to see if you're OK.
Tom'un bugün neden burada olmadığını araştırmanı istiyorum.I want you to find out why Tom wasn't here today.
Soruna sebep olanın biz olmadığından emin olmak istedim.I wanted to make sure it wasn't us who caused the problem.
Soruna sebep olmadığımızdan emin olmak istedim.I wanted to make sure we didn't cause the problem.
Tom'un bugün neden burada olmadığını birinin bana söylemesini istiyorum.I want someone to tell me why Tom isn't here today.
Ben bunun net bir cevap olmadığını kabul ediyorum.I admit this isn't an unambiguous answer.
Tom benim bize yardım etmek için istekli olup olmadığınızı öğrenmemi istedi.Tom wanted me to find out if you'd be willing to help us.
Ben sadece insanlara sosyal olmadığımı düşündürmek istemiyorum.I just don't want to have people thinking I'm not sociable.
Keşke yapmak zorunda olmadığım bütün bu şeyleri yapmak zorunda olmasam.I wish I didn't have to do all those things I don't want to do.
Ben senin benim senin kararından mutlu olmadığımı düşünmeni istemem.I don't want you to think that I'm not happy with your decision.
Hiç daha mutlu olmadım.I've never been happier.
Onlar burada mutlu olmadı.They weren't happy here.
Tom mutlu olmadığını söylüyor.Tom says he's not happy.
Hiç mutlu olmadın.You've never been happy.
Hiç daha mutlu olmadık.We've never been happier.
Tom hiç daha mutlu olmadı.Tom has never been happier.
Tom hiç çok mutlu olmadı.Tom has never been so happy.
Tom'un orada mutlu olmadığını biliyorum.I know Tom's not happy there.
Bu mutlu olmadığım anlamına gelmiyor.That doesn't mean I'm not happy.
Bu mesut olmadığım manasına gelmez.That doesn't mean I'm not happy.
Tom, ben gittiğimde çok mutlu olmadı.Tom wasn't very happy when I left.
Hayatımda asla daha mutlu olmadım.I've never been happier in my life.
Tom'un mutlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom is happy or not.
Mutlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether you're happy or not.
Senin mutlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether you're happy or not.
Sizin mutlu olup olmadığınızı bilmiyorum.I don't know whether you're happy or not.
Ben onların o kadar mutlu olmadığını tahmin ederim.I guess they really weren't all that happy.
Tom Mary'nin mutlu olmadığını gördü ve onu neşelendirmeye gitti.Tom saw that Mary wasn't happy and went over to cheer her up.
Tom senin güzel olmadığını söylediğinde bana yalan söyledi.Tom lied to me when he said you weren't beautiful.
Tom kapıyı açtı ve Mary'ye meşgul olup olmadığını sordu.Tom opened the door and asked Mary if she was busy.
Her zaman bir bilim adamı olmak istediğini söylemiştin. Neden olmadın?You always said you wanted to become a scientist. Why didn't you?
Tom'u bilen birileri olmadığı görülüyor.No one seems to know Tom.
Neden kimse Tom'a yardımcı olmadı?Why didn't someone help Tom?
Hiç kimse gönüllü olmadı.Nobody volunteered.
Bununla birlikte, sağduyu bize kolay bir çözüm olmadığını söylüyor.Common sense tells us, however, that there is no easy solution.
Kolay olmadığını biliyorum.I know it's not easy.
Bana ciddi olmadığını söyle.Tell me you're not serious!
Bana ciddi olmadığınızı söyleyin!Tell me you're not serious!
Sinirli olmadığını umut ediyorum.I hope that you are not angry.
Tom bana mutlu olup olmadığımı sordu ve ben mutlu olduğumu söyledim.Tom asked me if I was happy and I said I was.
Onun için zaman onun için zamanın olmadığı zamandır.The time to relax is when you don't have time for it.
Ben hala internetin çocuklar için bir yer olmadığına inanıyorum.I still believe the Internet is not a place for children.
İlgili Sayfalar