olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ben de Tom'un aptal olmadığını bilirim.I also know that Tom isn't stupid.
Ben onun doğru olmadığını umuyorum.I hope that's not true.
Deli olmadığımı biliyordum.I knew I wasn't crazy.
Ben Tom'a bugün ofise gelmesine gerek olmadığını söyledim.I told Tom he didn't need to come into the office today.
Bir karın olmadığını Tom'a söyledim.I told Tom you didn't have a wife.
Sana sarhoş olmadığımı söyledim.I told you I'm not drunk.
Deli olmadığımdan oldukça eminim.I'm pretty sure I'm not crazy.
Onlar Tom'un burada olmadığını fark edemeyebilir.They might not notice that Tom isn't here.
O profesyonel bir futbol oyuncusu olmak niyetinde olmadığını açıklığa kavuşturdu.He made it clear that he had no intention of becoming a professional football player.
Bunun benim anahtarım olup olmadığından ben bile emin değilim.I'm not even sure if this is my key.
Şimdi her şeyi anlıyorum ve Tom'un şimdi burada benimle olmadığına pişmanım.I understand everything now and I regret that Tom is not here with me now.
Endişelenecek bir şeyi olmadığını Tom'a söyleyebilmeyi istiyorum.I'd like to be able to tell Tom that he has nothing to worry about.
Tom'un Mary'nin burada olmadığını fark etmediğini düşünmüştüm.I thought Tom wouldn't notice that Mary wasn't here.
Onun burada olmadığını onun fark etmeyeceğini düşündüm.I thought she wouldn't notice that he wasn't here.
Beni beklemenin senin için sakıncası olmadığını düşündüm.I thought you wouldn't mind waiting for me.
Ben Tom'un o kadar çok arkadaşlara sahip olmadığını farzederim.I assume that Tom doesn't have that many friends.
Benim tahminim Tom'un çok fazla arkadaşlara sahip olmadığı.My guess is that Tom doesn't have so many friends.
Senin hatan olmadığını herkes biliyor.Everyone knows that it wasn't your fault.
Olmadığım bir şey olamam.I can't be something I'm not.
Bir şeyin oldukça doğru olmadığını hissetmeden geçemeyeceğim.I can't help feeling something's not quite right.
Senin için burada olmadığım için üzgünüm.I'm sorry that I haven't been able to be here for you.
Sahip olmadığın şeyi kaybedemezsin.You can't lose what you don't have.
Olmadığım bir şey gibi davranamam.I can't pretend to be something I'm not.
Ben Tom'un kinayeli olup olmadığını anlatamam.I can't tell if Tom is being sarcastic or not.
Tom'un ölü mü yoksa sadece baygın mı olup olmadığını söyleyemem.I can't tell if Tom is dead or just unconscious.
Sadece çok geç olmadığını umuyorum.I only hope it is not too late.
Ben sadece Tom'un mutlu olmadığını biliyorum.I only know that Tom isn't happy.
Burada olmak zorunda olmadığını sana söyledim sanıyordum.I thought I told you you didn't need to be here.
Zamanımızın olmadığını düşündüm.I thought we were out of time.
Paranın umurunda olmadığını sanıyordum.I thought you didn't care about money.
Hiç paran olmadığını düşündüm.I thought you didn't have any money.
Tom'un kulübümüzün bir üyesi olmadığını söylediğini düşündüm.I thought you said Tom wasn't a member of our club.
Tom'la konuşmanın gerekli olmadığını düşünüyordum.I thought you weren't supposed to talk to Tom.
Tom'un burada olmadığını farketmeyeceğini düşündüm.I thought you wouldn't notice that Tom wasn't here.
Eğer onunla gitmezsem, onun tehlikeli olup olmadığını asla bilmeyeceğimi düşündüm.I thought if I don’t go with him I’ll never know if he's dangerous or not.
Sana Tom'un benim arkadaşım olmadığını söyledim.I told you Tom isn't my friend.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom has a girlfriend.
Tom'un senin erkek arkadaşın olmadığını biliyorum.I know Tom isn't your boyfriend.
Aslında gerçekten bir yelkenliye ihtiyacım olmadığını fark ediyorum.I realize I don't actually really need a sailboat.
Bir şeyin doğru olmadığını biliyordum.I knew something wasn't right.
Bunu yapmamız gereken yöntemin bu olmadığını biliyorsun.You know this isn't the way we should be doing this.
Sanki kızım onun gerçek annesi olmadığımın biraz farkında gibi görünüyor.It seems as if my daughter is faintly aware that I'm not her real mother.
Onun bir kız arkadaşı olup olmadığını bilmiyor musun?You don't know whether he has a girlfriend?
Tom'un ofisinde olup olmadığını görelim.Let's see if Tom is in his office.
Tom'un herhangi bir fikri olup olmadığını görelim.Let's see if Tom has any ideas.
Onun buna ihtiyacı olmadığını umalım.Let's hope you don't need it.
Tom'un evde olup olmadığını görelim.Let's see if Tom is at home.
Yakın olup olmadığını bilmek istiyorum.I want to know if it's close.
Tom'un kasabada olup olmadığını görmek istiyorum.I want to see if Tom is in town.
Bunun olmak istediğim yer olmadığını biliyorsun.You know this isn't where I want to be.
Sadece aç olup olmadığını bilmek istiyorum.I just want to know if you're hungry.
Hiçbir şeyin kırık olmadığından emin olmak istiyorum.I want to make sure nothing's broken.
Onun senin erkek kardeşin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if he is your brother.
Tom'un ona zarar vermek gibi bir niyetimiz olmadığını bilmesini istiyorum.I want Tom to know we mean him no harm.
Tom'un yardıma ihtiyacı olup olmadığını görmek istedim.I wanted to see if Tom needed any help.
Tom benim olmadığım bir şey olmamı istedi.Tom wanted me to be something I wasn't.
Ben sadece bunun zehir olmadığından emin olmak istiyorum.I just want to make sure it's not poison.
Tom'un minnettar olmadığımı düşünmesini istemiyorum.I don't want Tom to think I'm not grateful.
Çinliler benim insan olmadığımı bilmiyorlar.The Chinese don't know that I'm not human.
Senden onun hâlâ orada olup olmadığına gidip bakmanı istiyorum.I want you to go and see if it's still there.

İlgili Sayfalar