olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un gerçekten mutlu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really happy.
Tom'un burada gerçekten mutlu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is really happy here.
Tom'un gerçekten tehlikeli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really dangerous.
Tom'un gerçekten beş parasız olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really broke.
Tom'un gerçekten iki kutuplu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really bipolar.
Tom'un gerçekten evde olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is really at home.
Tom'un gerçekten uykuda olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really asleep.
Tom'un gerçekten kızgın olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is really angry.
Tom'un gerçekten yalnız olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really alone.
Tom'un gerçekten iyi olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really all right.
Tom'un gerçekten bir vejetaryen olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is really a vegetarian.
Tom'un kıskanç olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is jealous.
Tom'un başının belada olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is in trouble.
Tom'un kötü bir ruh halinde olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is in a bad mood.
Tom'un burada olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is here.
Tom'un burada mutlu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is happy here.
Tom'un meraklı olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is curious.
Tom'un iğneleyici olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is being sarcastic.
Tom'un benim kadar meşgul olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is as busy as I am.
Tom'un yalnız olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is alone.
Tom'un hayatta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is alive.
Tom'un gerçekten güvenilir olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom can really be trusted.
Herkes için yeterli yemek olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether there's enough food for everyone.
Bunu yapmanın gerçekten gerekli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether it was really necessary to do that.
Bunu yapmaya hazır olup olmadığımı merak ediyorum.I wonder if I'm ready to do that.
Evlatlık olup olmadığımı merak ediyorum.I wonder if I'm adopted.
Tom’a bunu yapmak zorunda olmadığını söylememeliydim.I know I shouldn't have told Tom he didn't have to do that.
O resmi yapan kişinin Tom olmadığından eminim.I'm sure that Tom wasn't the one who painted that picture.
Tom'un Kanadalı olmadığımı bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows that I'm not Canadian.
Tom, bunu yaparken çok fazla tecrübesi olmadığını söyledi.Tom said he didn't have very much experience doing that.
Tom bana önümüzdeki pazartesi günü okula gitmek zorunda olmadığımı söyledi.Tom told me we didn't have to go to school next Monday.
Tom'un orada olup olmadığını hatırlıyor musun?Do you remember whether Tom was there or not?
Tom'un bunu yapma nedeninin bu olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that's not why Tom did that.
Tom okuduğum kitabın ilginç olup olmadığını sordu.Tom asked if the book I was reading was interesting.
Tom'un bunu yapmak zorunda olmadığını nasıl bildin?How did you know Tom didn't have to do that?
Tom, geçinmesi kolay bir insan olmadığımı söylüyor.Tom says I'm not an easy person to get along with.
Tom, kazanacağının olası olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought it was unlikely that he'd win.
Tom Boston'da çok arkadaşı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have many friends in Boston.
Tom bana ehliyetinin olmadığını söyledi.Tom told me he didn't have a driver's license.
Tom, yaşayan herhangi bir akrabasının olmadığını söyledi.Tom said he didn't have any living relatives.
Bunu yapmana gerek olmadığını nasıl bildin?How did you know you didn't need to do that?
Tom bana aslında yönetici olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't actually the manager.
Tom bana bunu tekrar yapmak zorunda olmadığımı söyledi.Tom told me I didn't have to do that again.
Tom gerçekten medyum olmadığını itiraf etti.Tom admitted that he wasn't really psychic.
Tom artık takımda olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't on the team anymore.
Tom'un hâlâ alt katta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is still downstairs.
Tom beyzbol takımında olmadığını söyledi.Tom said he wasn't on the baseball team.
Bunu tekrar yapmak zorunda olmadığıma sevindim.I'm glad I don't have to do that again.
Tom hâlâ kararsız olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is still undecided.
Tom'un hâlâ kuşkucu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is still skeptical.
Tom hâlâ iğrenç olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is still obnoxious.
Tom'un bundan memnun olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't happy about this.
Tom'un çok iyi bir aşçı olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't a very good cook.
Tom'un artık evli olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't married anymore.
Bunu tekrar yapmama gerek olmadığını biliyorum.I know I don't need to do that again.
Bunu tekrar yapmak zorunda olmadığımı biliyorum.I know I don't have to do that again.
Tom'un gitmeye hazır olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't ready to leave.
Tom'un Fransızca'da iyi olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't good at French.
Tom'un iyi bir öğrenci olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't a good student.
Yeterli param olup olmadığından emin değildim.I wasn't sure if I had enough money.

İlgili Sayfalar