olmadığı ile cümle
olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Lütfen bana senin evli olmadığını söyle.Please tell me you're not married.
Ben sadece senin güzel bir yüzün olmadığını biliyordum.I knew you weren't just a pretty face.
Dolapta meyve suyu olup olmadığına bak.See if there's juice in the fridge.
Bunu bana yapanın sen olmadığına sevindim.I'm just glad it wasn't you who did this to me.
Bunun bir oyun olmadığını unutmayın.Remember that this isn't a game.
Ben satrancın gerçekten senin oyunun olmadığını biliyorum.I know chess isn't really your game.
Dart'ın aslında senin sevdiğin oyun olmadığını biliyorum.I know darts isn't really your game.
Tom tartışacak bir konumda olmadığını biliyor.Tom knows he's in no position to argue.
Lütfen bana bu kadar saf olmadığını söyle.Please tell me you're not that naive.
Bunun bir şey olmadığını söylediğini düşündüm.I thought you said it was nothing.
Onun bir şey olmadığına eminim.I'm sure it was nothing.
Bir toplantın olmadığını biliyordum.I knew you didn't have a meeting.
Ben hasta olmadığımı sana kanıtlamak istiyorum.I want to prove to you that I'm not sick.
Neden bütün geçen hafta olmadığını bize söylemene ihtiyacımız var.We need you to tell us why you were absent all last week.
Kötü bir adam olmadığını söyleyebilirim, Tom.We can tell you're not a bad guy, Tom.
Tom'a elveda deme fırsatım olmadığına üzgünüm.I'm sorry I didn't have the opportunity to say goodbye to Tom.
Hiç kimsenin senin Tom olmadığından şüphelendiğini sanmıyorum.I don't think anyone suspected you weren't Tom.
Arabalardan herhangi birininTom'un olup olmadığı söyleyemem.I can't tell if any of the cars are Tom's.
Sen sen ve Tom'un tam arkadaş olmadığını söylemiştin.You said you and Tom weren't exactly friends.
Tom bunu yapmak için akıllı olmadığını söyledi.Tom said it wasn't smart to do this.
Tom bunu yapacak kadar akıllı olmadığını söyledi.Tom said it wasn't smart to do this.
Sırlarla aramın iyi olmadığını biliyorsun.You know I'm not good with secrets.
Ben artık hiç sınır olmadığını biliyorum.I know now there are no limits.
O adamın bizden biri olmadığını biliyordum.I knew that guy wasn't one of us.
Bununla ilgili bir sorunum olup olmadığı önemli değil.Whether I have a problem with it isn't the point.
Şu anda bu konuda konuşmak için hazır olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm ready to talk about this right now.
O adam hakkında bir şeyin doğru olmadığını biliyordum.I knew something wasn't right about that guy.
Tom'un karışmış olup olmadığını biliyor musun?Do you know if Tom was involved?
Bir korumaya ihtiyacın olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know that you don't need a bodyguard?
Müsait olmadığını Tom'a söylemeli miyim?Should I tell Tom you're unavailable?
Tom'un peşine takılmamdan rahatsız olmadığına emin misin?Are you sure Tom doesn't mind me tagging along?
Olması gerekenin bu olmadığını kim söyleyecek?Who's to say it's not what's supposed to happen?
Bunun bir tuzak olmadığını nasıl biliyoruz?How do we know this isn't a trap?
Öyle bir şey için bir market olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there's a market for something like that.
Tom'un henüz ikna olmadığı açık.It's clear that Tom isn't yet persuaded.
Senin hâlâ memnun olmadığını biliyorum.I know you're still not satisfied.
Tom Mary'nin evli olup olmadığını sordu.Tom asked if Mary was married.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know if Tom has a girlfriend.
Bunun tam olarak senin istediğin şey olmadığını biliyorum ama bütün bulabildiğim bu.I know this isn't exactly what you wanted, but it's all I could find.
Kalabalık olup olmadığı önemli değil.It doesn't matter if there's a crowd.
Tom sürekli yeterli boş zamanı olmadığından şikayet ediyor.Tom is always complaining that he doesn't have enough free time.
Tom Mary'nin evde olup olmadığını sordu.Tom asked if Mary was home.
Tom'a Mary'nin burada olmadığını söyleyince, şaşırmış görünüyordu.Tom seemed surprised when I told him Mary wasn't here.
Tom Mary'nin neden burada olmadığını bilmeyebilir.Tom might not know why Mary isn't here.
Tom'a burada olmadığımı söyle.Tell Tom I'm not here.
Neden burada mutlu olmadığını biliyorum.I know why you aren't happy here.
Tom'un burada çok mutlu olmadığını söylediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom said he wasn't very happy here.
Mary'nin neden orada olmadığı Tom'a söylenmedi.Tom wasn't told why Mary wasn't there.
Çikolatanın şişmanlatmadığını duydum. Bunun doğru olup olmadığını merak ediyorum.I've heard that chocolate doesn't make fat. I wonder if that's true.
Tom Mary'nin kendisine söylediğinin doğru olmadığını biliyordu.Tom knew what Mary had told him wasn't true.
Onun doğru olmadığına eminim.I bet that's not true.
Tom Mary'nin sarhoş olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary was drunk.
Bana çok yararlı olmadığın söylendi.I was told you weren't very helpful.
Tom bana gelecek pazartesi öğleden sonra boş olup olmadığımı sordu.Tom asked me if I would be free next Monday afternoon.
Biz Tom'u aramalıyız ve herhangi bir yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamalıyız.We should call Tom and see if he needs any help.
Sanırım her ikimiz de bunu yapmamıza gerek olmadığını biliyoruz.I guess both of us know that we shouldn't be doing this.
Bize yardım etmek için zamanın olmadığını biliyorum.I know you don't have time to help us.
Bunun ciddi bir şey olmadığını umuyorum.I hope it's nothing serious.
Çok kilolu olmadığımı düşünüyorum.I think I'm not too overweight.
Tom bu gece boş olup olmadığını bilmek istiyor.Tom wants to know if you're free tonight.