olmadığı ile cümle
olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'a bir şey söylemek için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to tell Tom anything.
Sana bir şey söylemek için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to tell you anything.
Onunla ilgili yanlış bir şey olmadığını anlıyorum.I see nothing wrong with that.
Dün niçin burada olmadığını hâlâ bilmeliyim.I still need to know why you weren't here yesterday.
Onun iyi bir fikir olmadığını hâlâ söylerim.I still say it wasn't a good idea.
Sanırım Mary'nin niçin burada olmadığını Tom'a sorabiliriz.I suppose we could ask Tom why Mary isn't here.
Kesinlikle onun doğru olmadığını umuyorum.I sure hope that's not true.
Kesinlikle bunda yanlış bir şey olmadığını umuyorum.I sure hope there's nothing wrong with it.
Benim hatam olmadığına yemin ederim.I swear it isn't my fault.
Ben olmadığıma yemin ederim.I swear it wasn't me.
Sanırım Tom'un niçin burada olmadığını biliyorum.I think I know why Tom isn't here.
Bence dün Tom'un niçin burada olmadığını bulmalıyız.I think we need to find out why Tom wasn't here yesterday.
Bence onun iyi bir fikir olmadığını biliyorsun.I think you know that's not a good idea.
Bence bunun doğru olmadığını biliyorsun.I think you know that's not true.
Tom, Mary'ye kendisinin güreş takımının kaptanı olmadığını söyledi.Tom told Mary that he wasn't the captain of the wrestling team.
Aç olmadığım için sadece kahve ısmarladım.Since I wasn't hungry, I only ordered coffee.
Bunun doğru olmadığını umuyorum.I hope it's not true.
Tom'un Mary'nin ne yaptığının farkında olmadığından kuşkulanıyorum.I suspect that Tom is unaware of what Mary has done.
Bugün okulumuz olmadığı için evde kalıp bütün gün televizyon izledim.Since we had no school today, I stayed home and watched TV all day.
Bugün okulumuz olmadığından evde kalıp tüm gün TV izledim.Since we had no school today, I stayed home and watched TV all day.
Bunu Fransızcaya çevirmek için herhangi bir neden olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there is any reason to translate this into French.
Fransızca hiç iyi olmadığım tek dil.French is the only language I'm any good at.
Onu yapmaya hakkı olmadığına inanıyordum.I believed that he had no right to do that.
Çözüm olmadığına emin misin?Are you sure there's no solution?
Bunun alaylı olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if this is ironic or not.
Bunun ironik olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if this is ironic or not.
Eğer Jason beni ararsa, ona evde olmadığımı söyle.If Jason should call me, tell him I'm not at home.
Eğer bir hata yaparsam, bu sadece sana bir makine olmadığımı gösterir.If I make a mistake, it only shows you I am not a machine.
Tom'un bunun hakkında Mary kadar heyecanlı olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is as excited about this as Mary is.
Gönüllü olmadığımı nasıl biliyorsun?How do you know I didn't volunteer?
Tom kullanabileceği bir kalem olup olmadığını görmek için çekmeceye baktı.Tom looked through the drawer to see if there was a pen he could use.
Biz kadınlar siz erkeklerin sizinle aynı fikirde olmadığımızı bilmesini istiyoruz.We women want you men to know that we don't agree with you.
Tom bir motosiklet almak için yeterli parası olmadığını söyledi.Tom said he didn't have enough money to buy a motorcycle.
Seni görmekten mutlu olmadığımı düşünmeni istemem.I wouldn't want you to think I wasn't happy to see you.
Tom'un yarın burada olacağına dair bir şans olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there's a chance Tom will be here tomorrow.
Buzdolabında süt olup olmadığına bakmaya gideceğim.I'll go see if there is any milk in the refrigerator.
Tom'a onun davranma tarzından mutlu olmadığımı söyledim.I told Tom I wasn't happy with the way he was acting.
Ben şu anda bir güncelleştirme olup olmadığını görmek için kontrol ediyorum.I'm checking to see if there is an update right now.
Tom, Mary'e yapacak bir şeyi olmadığını söyledi.Tom told Mary that he didn't have anything to do.
Tom hazır olmadığını söyledi ama Mary hazır olduğunu söyledi.Tom said he wasn't ready, but Mary said she was.
Tom'un bizim neden orada olmadığımızı anladığından eminim.I'm sure Tom understands why we weren't there.
Tom'un neden burada olmadığını öğrenebilip öğrenemeyeceğimi göreceğiz.I'll see if I can find out why Tom isn't here.
Bana bir imza vermenizin bir sakıncası olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you'd mind giving me an autograph.
Tom'un bize yardım edeceğine dair bir ihtimal olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there's a chance Tom will help us.
Hiçbir sorun olmadığından emin olmam gerekiyor.I'm supposed to make sure there's no trouble.
Herkes için yeterli yiyecek olup olmadığını merak ediyordum.I wonder if there's enough food for everyone.
Onun bulaşıcı olmadığını söylediğini düşündüm.I thought that you said it wasn't contagious.
Sen Tom'un mutlu olmadığını düşündüğünü yazdın.You wrote that you thought Tom wasn't happy.
Tom, Mary'ye hiçbir şey yapmak zorunda olmadığını söyledi.Tom told Mary he didn't have to do anything.
Tom Mary'ye bir ilgisi olmadığını söyledi.Tom told Mary he didn't have anything to do.
Tom yapabileceği bir şey olup olmadığını sordu.Tom asked if there was anything he could do.
Onu yapmak için yeterli zamanım olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have enough time to do it.
Tom'dan sırlarının olmadığını düşündüm.I thought you didn't have secrets from Tom.
Tom neden dün orada olmadığını sordu.Tom asked why you weren't there yesterday.
Senin ciddi olmadığını düşünmeye başlıyorum.I'm beginning to think you're not serious.
Onların bir ip merdiveni olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if they have a rope ladder.
Hâlâ burada olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you were still here.
Tom Mary'nin neden burada olmadığını bana söylemeyecek.Tom won't tell me why Mary isn't here.
Tom, Mary'nin burada çok mutlu olmadığını biliyor.Tom knows Mary isn't very happy here.
Tom Mary'nin başının dertte olmadığını umuyordu.Tom hoped that Mary wasn't in trouble.