Ama Ole özel birisiydi.Maar Ole was speciaal.
Ama Ole özel birisiydi.Tapi Ole adalah orang yang spesial.
Ama Ole özel birisiydi.Αλλά ο Ole ήταν χαρισματικός.
Ama Ole özel birisiydi.ولكن أولي كان شخصاً مميزاً
Ben Oleg Gatonyan.Ich heiße Oleg Gatonyan.
Ben Oleg Gatonyan.Nazywam się Oleg Gatonyan.
Ben Oleg Gatonyan. Size bugün 0.5.3 güncellemesinden bahsedeceğim.Je m'appelle Oleg Gatonyan et je vais vous parler aujourd'hui de la mise à jour 0.5.3.
Ben Oleg Gatonyan. Size bugün 0.5.3 güncellemesinden bahsedeceğim.Jmenuji se Oleg Gatonyan a povím vám něco o aktualizaci na verzi 0.5.3.
Ben Oleg Gatonyan.Soy Oleg Gatonyan.
Bileşen, olan Oleuropein'in güçlü bir antioksidan olduğunu göstermiştir.la oleuropeína, un compuesto químico de la hoja de olivo, es un poderoso antioxidante.
Bileşen, olan Oleuropein'in güçlü bir antioksidan olduğunu göstermiştir.l'oleuropéine, composé chimique trouvé dans la feuille d'olivier, est un puissant antioxydant.
Bileşen, olan Oleuropein'in güçlü bir antioksidan olduğunu göstermiştir.Oleuropeína, um composto químico encontrado na folha de oliva, é um poderoso antioxidante.
Bileşen, olan Oleuropein'in güçlü bir antioksidan olduğunu göstermiştir.Oleuropein, senyawa kimia yang ditemukan dalam daun zaitun, merupakan antioksidan yang sangat kuat
Bileşen, olan Oleuropein'in güçlü bir antioksidan olduğunu göstermiştir.Олеуропеин, химическая структура, обнаруженная в оливковом листе, является сильным антиоксидантом.
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Anh biết đấy, có thể tôi sẽ sống, có thể tôi sẽ chết, nhưng tôi không có điều ước nào cả."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""내가 살 수도 있고, 죽을 수도 있는데, 그래도 난 소원 같은 건 없어"
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Mah, forse vivrò, forse morirò, ma non ho un desiderio".
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Sabes que, quizás viva, o quizás me muera, pero no tengo un deseo".
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Ştii ceva, poate voi trăi, poate voi muri, dar nu-mi doresc nimic."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Tudod, talán élek, talán meghalok, de nem kívánok semmit."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Tu sais, peut-être que je vais vivre, peut-être que je vais mourir, mais je n'ai pas de voeu."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Víte, možná budu žít, možná zemřu, ale nebudu mít přání."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Weet je, misschien leef ik lang, misschien sterf ik, maar ik heb geen wens."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Wiesz, może będę żyć, może umrę, ale nie mam życzenia."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Wissen Sie, vielleicht werde ich leben, vielleicht werde ich sterben, aber ich habe keinen Wunsch."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Μπορεί να ζήσω, μπορεί να πεθάνω, αλλά δεν έχω ευχή"
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Знаеш ли, може би ще живея, може би ще умра, но аз нямам желание."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Ты знаешь, может быть, я буду жить, может быть, я умру, но у меня нет мечты".
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""אתה יודע, אולי אני אחיה, אולי אני אמות, אבל אין לי משאלה."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""كما تعلم، ربما أعيش، و ربما أموت، و لكن ليس لدي أمنية."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok."ビンロウジを長年噛んでいたのでしょう
Bu bir plastik döküm makinesiydi ve Ole'yi cok heyecanlandırmıstı.Het was een vormmachine voor plastiek en Ole was er zeer enthousiast over.
Bu bir plastik döküm makinesiydi ve Ole'yi cok heyecanlandırmıstı.Itu adalah mesin cetak plastik dan Ole adalah sangat bersemangat tentang hal itu
Bu bir plastik döküm makinesiydi ve Ole'yi cok heyecanlandırmıstı.Maszyna ta modelowała plastik i bardzo się Olemu podobała.
Bu bir plastik döküm makinesiydi ve Ole'yi cok heyecanlandırmıstı. Satın almalı mıyız?Ήταν μια πλαστική μηχανή σχηματοποίησης και ο Ole ήταν πολύ ενθουσιασμένος γι 'αυτό.
Bu bir plastik döküm makinesiydi ve Ole'yi cok heyecanlandırmıstı.لقد كانت آلة لصنع القولب البلاستيكية و أولي كان متحمسا للغاية بشأنها
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Addig akart gazdálkodni, amíg meg nem hal.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Bà muốn gắn bó với nghề nông đến hết đời.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Chciała uprawiać ziemię do śmierci.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Chtěla by farmařit až do smrti.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Ella quería seguir en la agricultura hasta morir.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Elle voulait continuer à être fermière jusqu'à sa mort.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.아주머니는 죽을 때까지 농사를 짓고 싶어 했습니다.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Sie wollte Farmerin bleiben für den Rest ihres Lebens.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Voia să lucreze în agricultură până la moarte.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Voleva continuare a coltivare la terra fino alla morte.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Ze wilde blijven boeren tot aan haar dood.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Ήθελε να συνεχίσει να είναι αγρότισσα μέχρι να πεθάνει.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Она хочет заниматься фермерским хозяйством до смерти.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.Тя искаше да се занимава със земеделие, докато умре.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.היא רצתה להמשיך לעבוד בחקלאות עד שהיא תמות.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.تمنت أن تظل مزارعة حتى تموت.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.手から物語が伝わるのが 解って来たと思います
Jeju Adası oldu! Oleeey!!!זה האי ג'זו! יש!! וואו
Jeju Adası oldu! Oleeey!!أنه جزيرة جيجو . واااو
Jeju Adası oldu! Oleeey!!勝った!済州島!
Kademeli bir şekilde,LEGO fabrikası düzgünce calısmaya basladı ve Ole yeni zorluklar aramaya basladı.Secara bertahap, pabrik LEGO mulai berjalan lancar dan Ole mulai mencari tantangan baru
Kademeli bir şekilde,LEGO fabrikası düzgünce calısmaya basladı ve Ole yeni zorluklar aramaya basladı.Stilaan begon de legofabriek vlot te lopen en Ole begon te zoeken naar nieuwe uitdagingen.
Kademeli bir şekilde,LEGO fabrikası düzgünce calısmaya basladı ve Ole yeni zorluklar aramaya basladı.Stopniowo, fabryka LEGO rozkręciła się i Ole zaczął rozglądać się za nowymi wyzwaniami.
Kademeli bir şekilde,LEGO fabrikası düzgünce calısmaya basladı ve Ole yeni zorluklar aramaya basladı.Σταδιακά, το εργοστάσιο LEGO άρχισε να λειτουργεί ομαλά και ο Ole άρχισε να αναζητά νέες προκλήσεις.