oldurun ile cümle
oldurun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beni sözlerle öldürün.Kill me with words!
Önce tavşanları öldürün.Kill the bunnies first.
Zombileri öldürün.Kill the zombies.
Tüm zombileri öldürün.Kill all the zombies.
Düşmanlarınızı öldürün.Kill your enemies.
Ama hareket eden ne görürseniz öldürün." der.That which you consider worth killing is (like) yourself.
Eğer yalanını sezerseniz de öldürün.But if they attack you, then kill them.
“Öldürün onu!”Kill him!’
Muhafız askerlerine çok kısa bir emir verir: "Bu kadını öldürün".Horrified, Herod orders his soldiers, "Kill that woman!"
Hedefinizi gizlice öldürün.Find Target Reference.
Lütfen bu yaşlı adamı, bir sürü günahla bu kadar geç döndüğü için öldürün.Please kill this sinner, who returns it after all this time.
Lütfen beni öldürün, Ekselansları.Please kill me, Your Highness.
O orospu çocuğunu öldürün !Kill that son of a bitch!
"Eğer istiyorsanız beni şimdi öldürün," dedi"Kill me now, if you wish," he said,
Öldürün ! hayır !Kill! NO!
" Beni on yıl hapise atacağınıza, öldürün daha iyi!""you might as well kill me as to give me ten years in jail."
("Öldürün onu.")("Kill him.")
Şuranızdaki bir düğmeye basarak beni öldürün mü diyeceksiniz?Do we all have to have a little button saying, Let me die?
Ormandaki hayvan, varlığını sürdürmek için öldürünce ona vahşi diyoruz.The beast of the jungle killing just for his existence is called savage.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi. Öldürün onu!That witch summoned the ghosts. and wrecked havoc on this village kill her!
Kalabalık, ‹‹Öldürün onu!›› diye bağırarak onları izliyordu.for the multitude of the people followed after, crying out, "Away with him!"
Fakat onlar sizinle savaşırlarsa, hemen onları öldürün; kafirlerin cezası böyledir.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün.If they do not, seize them wherever they are and do away with them.
Sizinle savaşırlarsa onları öldürün. İnkar edenlerin cezası böyledir.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Eğer yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün.If they do not, seize them wherever they are and do away with them.
Ama onlar, sizi orada öldürmeye kalkışırlarsa öldürün onları. Budur kafirlerin cezası işte.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün.If they do not, seize them wherever they are and do away with them.
Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün. İşte kafirlerin cezası böyledir.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Size karşı dönerlerse onları yakalayın, onları bulduğunuz yerde öldürün.If they do not, seize them wherever they are and do away with them.
Kavminin (İbrahim'e) cevabı, sadece: "Onu öldürün, yahut yakın!" demeleri oldu.But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!'
Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu.But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!'
İbrahim'in sözlerine milletinin cevabı sadece: "Onu öldürün yahut yakın" demek oldu.But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!'
Toplumunun İbrahim'e cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Bunu öldürün, yahut yakın!"But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!'
Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: "Onu öldürün yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu.But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!'
Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise, "Onu öldürün, yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu.But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!'
Halkının karşılığı, "Onu öldürün, yahut yakın,"demelerinden başka bir şey olmadı.But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!'
Onları nerede yakalarsanız öldürün, onların sizi çıkardıkları yer(Mekke)den size de onları çıkarın!And kill them wherever you find them, and turn them out from where they have turned you out.
Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.And kill them wherever you find them, and turn them out from where they have turned you out.
Onları bulduğunuz yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.And kill them wherever you find them, and turn them out from where they have turned you out.
Sizinle savaşırlarsa onları öldürün.But if they attack you, then kill them.
Ama onlar, sizi orada öldürmeye kalkışırlarsa öldürün onları.But if they attack you, then kill them.
Hadi, yaratıcınıza, Bâri'inize tövbe edin; egolarınızı öldürün.Verily, you have wronged yourselves by worshipping the calf.
Onları yakaladığınız yerde öldürün; onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.And kill them wherever you find them, and turn them out from where they have turned you out.
Eğer sizinle çarpışmaya girerlerse siz de onları öldürün.But if they attack you, then kill them.
Onları (size karşı savaşanları) yakaladığınız yerde öldürün.And kill them wherever you find them, and turn them out from where they have turned you out.
Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün.But if they attack you, then kill them.
Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın.And kill them wherever you find them, and turn them out from where they have turned you out.
Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün.But if they attack you, then kill them.
Derhal Yaradanınıza tevbe edin! Allah yolunda kendinizi öldürün!Verily, you have wronged yourselves by worshipping the calf.
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.And kill them wherever you find them, and turn them out from where they have turned you out.
"Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın.“Kill Joseph, or throw him somewhere in the land, and your father‘s attention will be yours.
O haram aylar çıktığında artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün.When the Sacred Months have passed, kill the polytheists wherever you find them.
Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün.So repent to your Maker, and kill your egos.
Yaratıcınıza tövbe edin ve nefsinizi (egonuzu) öldürün.So repent to your Maker, and kill your egos.
Kutsal aylar çıkınca, (hâlâ barışa yanaşmıyorlarsa) o putperestleri yakaladığınız yerde öldürün.When the Sacred Months have passed, kill the polytheists wherever you find them.
"Yusuf'u öldürün, ya da onu bir uzak yere yollayın ki babanızın ilgisi sizde odaklansın.“Kill Joseph, or throw him somewhere in the land, and your father‘s attention will be yours.
Allah yolunda kendinizi öldürün! Böyle yapmanız sizi Yaratan nezdinde daha hayırlıdır.”That will be best for you with your Creator and He will relent toward you.
Onları bulduğunuz yerde öldürün.Kill them wherever you find them.
Onları Nerede yakalarsanız öldürün.Kill them wherever you find them.