Ana içeriğe geç
Sözlük

olduk ile cümle

olduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Uzaydan, yeryüzü oldukça küçük görünüyor.From space, the earth looks quite small.
Bu oldukça inanılmaz.It's pretty incredible.
Oldukça akıllı bir karar.It's a pretty smart decision.
Tom oldukça cılız.Tom is rather weak.
Bu oldukça aşırı.This is pretty extreme.
O aslında oldukça soğuktu.That's actually pretty cool.
Bu kız oldukça iyi şarkı söylüyor.This girl sings pretty well.
O oldukça iyi.She's rather good.
Tüm beklentilerin aksine, biz iyi arkadaş olduk.Against all expectations, we became good friends.
Bu oldukça ciddi bir şey.This is an extremely serious matter.
Bu araba oldukça harika görünüyor.This car looks pretty cool.
Resmim oldukça hoş görünmeye başlıyor.My painting is starting to look pretty cool.
Bizim apartman dairesi oldukça harika görünmeye başlıyor.Our apartment is starting to look pretty cool.
Oldukça mutluyum.I am rather happy.
Bunu diğer işçiler yapmak zorunda oldukları için arabayı boşaltmayacağım.I will not unload the car because other workers have to do that.
Bu oldukça etkisiz.This is highly inefficient.
Oldukça benzersiz.It's rather unique.
O oldukça büyük.It's quite large.
Oldukça hoştu.It was quite pleasant.
Bu ofiste mobilyalar oldukça modern.The furniture in this office is fairly modern.
Onlar kim olduklarını biliyor.They know who they are.
Hatalı olduklarını itiraf ettiler.They admitted that they were wrong.
Tom hokkabazlıkta oldukça iyi fakat Mary etkilenmiş gibi görünmüyor.Tom is pretty good at juggling, but Mary doesn't seem to be impressed.
Bugün oldukça sıkı bir programım var.I have a pretty tight schedule today.
Onun 2.30'dan sonra olduğuna oldukça eminim.I'm pretty sure it's after 2:30.
Tom'un oldukça iyi bir hafızası var.Tom has a pretty good memory.
Oldukça iyi bir belleğin var.You have a pretty good memory.
Ben bundan oldukça şüpheliyim.I highly doubt that.
Bir sürü eski kitabım var. Onlardan birkaç tanesi oldukça değerlidir.I have a lot of old books. A couple of them are quite valuable.
"Bunda oldukça iyisin, değil mi?" "Patronun beni işe almasının nedeni bu."You're pretty good at this, aren't you?" "That's why the boss hired me."
"Tom, Mary'den iki ev aşağıda yaşar." "Bu oldukça yakın.""Tom lives two houses down from Mary." "That's pretty close."
"Tom ve Mary'nin boşanıyor olduklarını duyuyorum" "O bir söylenti.""I hear Tom and Mary are getting a divorce." "That's the rumor."
Tom gençken oldukça yakışıklıydı.Tom was quite handsome when he was young.
Tom seni oldukça çok düşündü.Tom thought quite highly of you.
Tom Mary'yi oldukça fazla düşünüyor.Tom thinks quite highly of Mary.
Tom oldukça fotojenik.Tom is quite photogenic.
Tom, Mary ve John'un evlendiğini duyduğunda oldukça şaşırmış görünüyordu.Tom seemed quite surprised when he heard that Mary and John had gotten married.
Buraya oldukça yakın çok güzel bir küçük otel biliyorum.I know a very nice little hotel quite close to here.
Tom şeyleri oldukları gibi tutmak istiyor.Tom wants to keep things as they are.
Tom oldukça mutlu görünüyor, değil mi?Tom seems quite happy, doesn't he?
Oldukça şiddetli kar yağıyor. Zincirimiz var mı? Eğer öyleyse, sanırım onları takmalıyız.It's snowing pretty hard. Do we have any chains? If so, I think we should put them on.
Oldukça iyi hissediyorum.I do feel pretty good.
Ben oldukça iyi gitar çalan bir adam biliyorum.I know a guy who plays the guitar fairly well.
Onun hakkında oldukça eminim.I'm pretty sure about that.
Deli olmadığımdan oldukça eminim.I'm pretty sure I'm not crazy.
Binanın 1987'de yapıldığından oldukça eminim.I'm pretty sure that building was built in 1987.
Tom'un Fransızca konuşabileceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom can speak French.
Tom'un Boston'da bulunmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom hasn't been to Boston.
Bir şekilde onu yapabileceğimden oldukça eminim.I'm pretty sure I can do it one way or another.
Oldukça yorgunuz.We're quite tired.
Sen oldukça yalancısın.You're quite a liar.
Bu oldukça etkileyici.It's rather impressive.
Asya toplulukları oldukça kapalı olma eğilimindedir.Asian communities tend to be quite closed.
Tom'un silah atışından önce dışarı gittiğinden oldukça eminim, daha sonra değil.I'm pretty sure Tom went outside before the gunshot, not after.
O oldukça can sıkıcı.That's pretty annoying.
Bu oldukça düzensiz.This is highly irregular.
Tom ve Mary'nin on yıldır birlikte olduklarına inanamıyorum.I can't believe Tom and Mary have been together for ten years.
Ebeveynlerimizin kim olduklarını seçemeyiz.We can't choose who our parents are.
Bir şeyin oldukça doğru olmadığını hissetmeden geçemeyeceğim.I can't help feeling something's not quite right.
Tom'un yalan söylediğini kanıtlayamıyoruz ama söylediğinden oldukça eminiz.We can't prove Tom is lying, but we're pretty sure he is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olduk ile cümle - Sayfa 13 - olduk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App