Odanda olduğunu düşünüyordum.I thought you were in your room.
Ben Tom'a kızgın olduğunu düşündüm.I thought you were mad at Tom.
Benim en iyi arkadaşım olduğunu düşünüyordum.I thought you were my best friend.
Benim en iyi arkadaşım olduğunu sanıyordum.I thought you were my best friend.
Bizden biri olduğunu sanıyordum.I thought you were one of us.
Haklı olduğunu düşünüyordum.I thought you were right.
Ciddi olduğunu sanmıştım.I thought you were serious.
Ondan daha akıllı olduğunu düşündüm.I thought you were smarter than that.
Senin başka biri olduğunu düşündüm.I thought you were somebody else.
Ben senin Tom olduğunu düşündüm.I thought you were Tom.
Senin Tom'un arkadaşı olduğunu sanmıştım.I thought you were Tom's friend.
Göbek adının Tom olduğunu düşünüyordum.I thought your middle name was Tom.
Uzakta bir korsan gemisi olduğunu düşündüğümüz şeyi görebiliyorduk.We could see what we thought was a pirate ship in the distance.
Tom bize bunun eski bir gemi olduğunu söyledi.Tom told us it was an old ship.
Onun hâlâ genç olduğunu göz önüne almalıyız.We should take into account she is still young.
Birinin koşucu olduğunu nasıl bilirsin?How do you know someone is a runner?
Tom'un senin en iyi arkadaşın olduğunu biliyorum.I know Tom was your best friend.
Tom'un en iyi arkadaşı olduğunu anlıyorum.I understand you were Tom's best friend.
CIA'de arkadaşların olduğunu duydum.I hear you have friends in the CIA.
Hâlâ vergi dairesinde arkadaşlarının olduğunu bilmiyordum.I didn't know you still had friends at the IRS.
Tom'un senin böylesine yakın bir arkadaşın olduğunu anlamadım.I didn't realize Tom was such a close friend of yours.
Tom'un pek fazla arkadaşı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has too many friends.
Tom ve Mary'nin iyi arkadaşlar olduğunu biliyorum.I know Tom and Mary used to be good friends.
Tom'un senin arkadaşın olduğunu biliyorum ama hala onu sevmiyorum.I know Tom is a friend of yours, but I still don't like him.
Tom'un arkadaşın olduğunu biliyorum.I know Tom is your friend.
Tom'un senin bir arkadaşın olduğunu biliyorum.I know Tom was a friend of yours.
Senin ve Tom'un arkadaş olduğunuzu biliyorum.I know you and Tom are friends.
Arkadaşların önemli olduğunu düşünüyorum.I think friends are important.
Siz ikinizin yeniden arkadaş olduğunuza mutluyum.I'm happy you two are friends again.
Onların samimi olduğunu umuyorum.I hope they're friendly.
Onların kim olduğunu bilmiyorum ama onlar samimi görünmüyor.I don't know who they are, but they don't look friendly.
Tom'un bir kız arkadaşı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has a girlfriend.
Bir kız arkadaşın olduğunu biliyorum.I know you have a girlfriend.
Sana bir kız arkadaşım olduğunu söyledim.I told you I have a girlfriend.
Onun senin için çekici olduğunu düşünüyorum.I think she's attracted to you.
Kapıyı kırmaya çalıştım, ama bunun imkansız olduğunu öğrendim.I tried to break down the door, but I found out that it is impossible.
Tom kutunun tek başına kaldıramayacağı kadar çok ağır olduğunu söyledi.Tom said that the box was too heavy to lift by himself.
Ne olduğunu bana söyler misin?Can you tell me what happened?
Biz bu topların her ikisinin de aynı ağırlıkta olduğunu söyleyebiliriz.We could say that both of those balls are the same weight.
Siz bu topların her ikisinin de aynı ağırlıkta olduğunu söyleyebilirsiniz.You could say that both of those balls are the same weight.
Muhtemelen ne olduğunu anlamak için çok gençsin.You're probably too young to understand what's happening.
Bazı insanlar Tom'un şizofrenik olduğunu düşünüyor.Some people think Tom is schizophrenic.
Şizofrenik olduğunu sanmıyorum.I don't think you're schizophrenic.
Tom'un şizofrenik olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is schizophrenic.
Tom'un başının dertte olduğunu sana düşündüren ne?What makes you think Tom is in trouble?
Biz Tom'un zorda olduğunu duyduk.We heard Tom was in trouble.
Tom öğretmenin yüzüne bir göz attı ve onun başının dertte olduğunu biliyordu.Tom took one look at the teacher's face and he knew he was in trouble.
Tom Mary'ye John'un başının belada olduğunu söyledi.Tom told Mary that John was in trouble.
Tom zorda olduğunun farkına vardı.Tom realized he was in trouble.
Tom sıkıntıda olduğunun farkına vardı.Tom realized he was in trouble.
Tom başının dertte olduğunu biliyor.Tom knows he's in trouble.
Tom şimdi başının dertte olduğunu biliyor.Tom knows he's in trouble now.
Tom başının belada olduğunu biliyordu.Tom knew he was in trouble.
Tom henüz başının belada olduğunu fark etmiyor.Tom doesn't yet realize he's in trouble.
Tom başı dertte olduğunu kendi bile bilmiyor.Tom doesn't even know he's in trouble.
Mary Tom'un başının belada olduğunu düşündü.Mary thought Tom was in trouble.
Mary Tom'un başının dertte olduğunu söyledi.Mary said Tom was in trouble.
Tom ve Mary'nin başının belada olduğunu düşünüyorum.I think that Tom and Mary are in trouble.
Başımın belada olduğunu düşünüyorum.I think I'm in trouble.
Tom'un neden başı belada olduğunu biliyorum.I know why Tom is in trouble.