& Olaydan önce anımsat:& Erinnerung vor dem Ereignis:
& Olaydan önce anımsat:Opomni pred dogodkom:
& Olaydan önce anımsat:Påmind før begivenheden:
& Olaydan önce anımsat:Påminnelse innan & händelse:
& Olaydan önce anımsat:Připomenout před událostí:
& Olaydan önce anımsat:Przypomnij przed zdarzeniem:
& Olaydan önce anımsat:Rappeler avant l'événement & #160;:
& Olaydan önce anımsat:Recordar antes del evento:
& Olaydan önce anımsat:Recordar antes do evento:
& Olaydan önce anımsat:Voor gebeurtenis herinneren:
& Olaydan önce anımsat:Υπενθύμιση πριν το γεγονός:
& Olaydan önce anımsat:Випереджувальне нагадування перед подією:
& Olaydan önce anımsat:Напоминать за:
& Olaydan önce anımsat:& ذكر قبل الحدث بـ:
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.그래서 전 2,500년 전 일에서 영감을 얻습니다.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Astfel, îmi trag inspirația din ceva ce s-a întâmplat acum 2,500 de ani.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Dus ik neem mijn inspiratie van iets wat 2.500 jaar geleden gebeurde.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Fui buscar inspiração a uma coisa que aconteceu há 2500 anos.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Inspiracją dla mnie są wydarzenia sprzed 2500 lat.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Ja si beriem inšpiráciu z udalostí, ktoré sa stali pred 2 500 rokmi.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Je me suis inspirée d'un événement survenu il y a 2500 ans.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Meine Inspiration kommt von einem Ereignis, das 2.500 Jahre zurückliegt.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Me inspiré en algo que sucedió hace 2.500 años.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Moje inspirace pochází z něčeho, co se stalo před 2500 lety.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Olyasmiből merítek inspirációt, ami 2.500 éve történt.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Qui traggo ispirazione da qualcosa che accadde 2500 anni fa.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Så jag tar min inspiration från något som hände för 2 500 år sedan.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Så jeg henter min inspiration fra noget der skete for 2500 år siden.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Tôi lấy cảm hứng từ một việc xảy ra 2500 năm trước.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Έτσι, εμπνέομαι από κάτι που συνέβη πριν 2.5000 χρόνια.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Итак, я черпаю своё вдохновение из того, что произошло 2 500 лет назад.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Черпя вдъхновение от нещо, което се е случило преди 2500 години.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.Я черпаю натхнення з подій, які відбулися 2 500 років тому.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.אני מקבלת את ההשראה שלי ממשהו שקרה לפני 2500 שנה.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.أنا أستلهم من شيئ حدث قبل ٢٥٠٠عام.
O yüzden, 2500 yıl önce olan bir olaydan ilham alıyorum.インスピレーションを得ました これは古代のダイスで ヒツジの足の関節から作られました
Sağlık bakanı Beth Israel hakkında konuştuğu zaman bu olaydan bahsetti, ve çok ilginç birşey söyledi:베스 이스라엘 병원의 양질의료 담당 부원장이 이 수술에 대하여 이햐기할때 흥미로운 점을 말했습니다.
Sağlık bakanı Beth Israel hakkında konuştuğu zaman bu olaydan bahsetti, ve çok ilginç birşey söyledi:Kun terveydenhuollon laadun varapäällikkö puhui tästä tapauksesta, hän sanoi jotain mielenkiintoista:
Sağlık bakanı Beth Israel hakkında konuştuğu zaman bu olaydan bahsetti, ve çok ilginç birşey söyledi:Когда вице-президент по качеству медицины в больнице рассказал об этом инциденте, он сказал интересную вещь.
Sağlık bakanı Beth Israel hakkında konuştuğu zaman bu olaydan bahsetti, ve çok ilginç birşey söyledi:כאשר סגן הנשיא לאיכות הטיפול הרפואי בבית ישראל דיבר אודות תקרית זו, הוא אמר דבר מאוד מעניין.
Sağlık bakanı Beth Israel hakkında konuştuğu zaman bu olaydan bahsetti, ve çok ilginç birşey söyledi:وعندما تحدث نائب وزير الصحة والكفاءة الطبية ... عن ما حدث في " بيث اسرائيل " قال شيئاً مثيراً للاهتمام جداً
Sağlık bakanı Beth Israel hakkında konuştuğu zaman bu olaydan bahsetti, ve çok ilginç birşey söyledi:この出来事について 非常に興味深い発言をしました "どんな理由にせよ
Scientology kilisesini protesto ettiler, ve etmeye devam ettiler, şimdi, olaydan iki tam yıl sonra.사이언톨리지 교회에 대한 반대시위가 일어났고 아직도 시위를 계속하고 있습니다. 그 사건 이후, 2년이 지난 지금까지도 계속이요.
Scientology kilisesini protesto ettiler, ve etmeye devam ettiler, şimdi, olaydan iki tam yıl sonra.Protestowali przeciwko kościołowi scjentologicznemu i nadal to robią, 2 lata po pierwszych protestach.
Scientology kilisesini protesto ettiler, ve etmeye devam ettiler, şimdi, olaydan iki tam yıl sonra.Und damit weiter gemacht.
Scientology kilisesini protesto ettiler, ve etmeye devam ettiler, şimdi, olaydan iki tam yıl sonra.Ze zijn daarmee blijven doorgaan tot op vandaag, twee jaar na de feiten.
Scientology kilisesini protesto ettiler, ve etmeye devam ettiler, şimdi, olaydan iki tam yıl sonra.מחאות נגד כנסיית הסיינטולוגיה. והם המשיכו לעשות את זה, נכון להיום, שנתיים שלמות אחרי אותו מעשה.
Scientology kilisesini protesto ettiler, ve etmeye devam ettiler, şimdi, olaydan iki tam yıl sonra.إحتجاجاً على كنيسة السيونتولوجيا، وقد واصلوا في فعل ذلك، حالياً، مر عامين كاملين على تلك الحادثة.
Scientology kilisesini protesto ettiler, ve etmeye devam ettiler, şimdi, olaydan iki tam yıl sonra.彼らは継続的に活動を続け 今や2年経っても 彼らはまだ抗議しています
Size bir olaydan örnek vereyim.Ich gebe Ihnen ein Beispiel.
Size bir olaydan örnek vereyim.Ik zal een voorbeeld geven van een zaak.
Size bir olaydan örnek vereyim.Je vais vous donner un exemple.
Size bir olaydan örnek vereyim.사건의 예를 하나 들어보겠습니다.
Size bir olaydan örnek vereyim.Les daré un ejemplo.
Size bir olaydan örnek vereyim.Mondok egy példát az egyik esettel kapcsolatban.
Size bir olaydan örnek vereyim.O să vă dau un exemplu dintr-un caz.
Size bir olaydan örnek vereyim.Podam przykład jednej ze spraw.
Size bir olaydan örnek vereyim.Ví dụ về 1 vụ án.
Size bir olaydan örnek vereyim.Vi mostrerò un esempio da un caso giudiziario.
Size bir olaydan örnek vereyim.Vou dar o exemplo de um caso.