Bu durum basit bir olasılık hesabıyla hareket etmemize imkân sağlar.It is only used to predict the relative likelihood of action.
Bu durum basit bir olasılık hesabıyla hareket etmemize imkân sağlar.Az egyszerűség kedvéért itt csak néhány valószínűséget adunk meg.
Bu tamamen olasılık hesabı. Dua edip istediğin şeylerin yarısını alıyorsun, yarısını almıyorsun.Получавате половината от нещата, за които се молите.
Büyük ihtimalle dua edip istediğin şeylerin yarısını alıyorsun. Bu tamamen olasılık hesabı.Hai circa la metà delle cose per cui preghi,è un sacco di probabilità
Vaclav Smil tarihi değiştirmeye yetecek büyüklükte ani felaketlerin olasılık hesabını yapmaya çalıştı.Katastrophen zu berechnen, die groß genug sind, um Geschichte zu schreiben.
Vaclav Smil tarihi değiştirmeye yetecek büyüklükte ani felaketlerin olasılık hesabını yapmaya çalıştı.역사를 바꿀 만큼의 갑작스런 재앙의 확률 계산을 시도했습니다.
Vaclav Smil tarihi değiştirmeye yetecek büyüklükte ani felaketlerin olasılık hesabını yapmaya çalıştı.ניסה לחשב את הסבירות לאסונות פתאומיים הגדולים מספיק כדי לשנות את ההיסטוריה.
Vaclav Smil tarihi değiştirmeye yetecek büyüklükte ani felaketlerin olasılık hesabını yapmaya çalıştı.حاول أن يتوقع إحتمالية حدوث كوارث فجائية فادحة جداً بحيث تغير التاريخ نفسه !
Vaclav Smil tarihi değiştirmeye yetecek büyüklükte ani felaketlerin olasılık hesabını yapmaya çalıştı.大きな災害が突然起こる 確率の計算を試みました 彼が名付けた