olanağı ile cümle

olanağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"اذا كان لديك موارد غير محدودة، ما هو الشيء الوحيد الذي ستعطيه لمرضاك؟ "
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?あなたは患者にまず何を与えますか」 答えはいつも同じでした
Sound Science isimli bir program başlatma olanağı verdi.제가 "소리 과학"이라는 프로그램을 시작하게 해주었어요
Sound Science isimli bir program başlatma olanağı verdi.הביאה אותי ליזום תכנית בשם "מדע צלילי".
Sound Science isimli bir program başlatma olanağı verdi.كما أرشدني لبدء برنامج يسمى صوت العلوم.
Sound Science isimli bir program başlatma olanağı verdi.デュークの歌に都会の若者をひきつける魅力を見出したのです
Standart bir üyelik ücreti karşılığında... ...istediğiniz kadar video indirme olanağı sunar.Chcesz obejrzeć wiele filmów? Płacisz im stały abonament.
Standart bir üyelik ücreti karşılığında... ...istediğiniz kadar video indirme olanağı sunar.동영상을 마음껏 다운로드 받아서 무한정 영화를 보는 대신 정해진 구독료만 내면 되죠
Standart bir üyelik ücreti karşılığında... ...istediğiniz kadar video indirme olanağı sunar.Ви хочете дивитися нескінченну кількість фільмів, Ви платите тільки фіксовану плату за підписку.
Standart bir üyelik ücreti karşılığında... ...istediğiniz kadar video indirme olanağı sunar.تنزيلات الفيديو. إن أردت مشاهدة عدد لا محدود من الأفلام، ادفع فقط رسوم اشتراك شاملة.
Standart bir üyelik ücreti karşılığında... ...istediğiniz kadar video indirme olanağı sunar.定額の月会費を支払えば無制限の 動画を見ることができます 他の収益モデルとしてレンタルがあります
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.A única diferença é que vocês têm a capacidade de adicionar links e mais algum conteúdo.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.Der einzige Unterschied ist, dass man die Möglichkeit hat, Links und mehr Inhalte zu ergänzen.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.Điều khác biệt duy nhất là bạn có được khả năng thêm vào liên kết và nhiều nội dung hơn.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.Jediný rozdiel je v tom, že máte možnosť pridať odkazy a trochu viac obsahu.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.한 가지 차이점이라면 프로 사용자는
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.La seule différence est que vous avez la possibilité d'ajouter des liens et un peu plus de contenu.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.La única diferencia es que tienen la capacidad de agregar enlaces y un poco más de contenido.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.Różnica polega na tym, że można też dodać linki i więcej danych.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması. Şimdi, hazır mısınız?L'unica differenza è che avete la possibilità di aggiungere collegamenti e qualche contenuto in più.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması. Şimdi, hazır mısınız?Η μόνη διαφορά είναι πως έχετε την δυνατότητα να προσθέσετε συνδέσμους και λίγο περισσότερο περιεχόμενο.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.Singura diferență e că poți adăuga linkuri și mai mult conținut.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.Единствената разлика е, че имате възможността да добавите линкове и малко съдържание.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.Единственное различие в том, что можно добавлять ссылки и больше информации.
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.ההבדל היחיד הוא שיש לכם היכולת
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.والفرق الوحيد هو أنه بإمكانك
Tek fark, bu uygulama sayesinde daha fazla içerik ekleyebilme olanağı olması.さて できたかな?
Ulusal uyuşturucu izleme merkezi kurulması: ortak el kitabı hususlarda daha az veri toplama olanağı sunar.Création d’un observatoire national des drogues: manuel conjoint
Ulusal uyuşturucu izleme merkezi kurulması: ortak el kitabı hususlarda daha az veri toplama olanağı sunar.Создание Национального наблюдательного центра по наркотикам: совместное пособие
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.A je to nástroj, ktorý človeku umožňuje vypočuť si svoje vlastné vnútornosti.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.A je to pomůcka, která vám umožní poslouchat vaše vlastní vnitřnosti.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.C'est un outil qui permet en fait d'écouter ses propres entrailles.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Den är ett verktyg som faktiskt låter en lyssna på sina inälvor.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Este un instrument care permite cuiva să îşi asculte propriile măruntaie.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.É uma ferramenta que permite a uma pessoa ouvir as suas próprias entranhas.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.E' uno strumento che permette di ascoltare i propri rumorini interni.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Ez olyasvalami ami lehetővé teszi, hogy kifüleljük a saját zsigereinket.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Het is een hulpmiddel waarmee je in feite naar je eigen ingewanden kan luisteren.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Ini alat yang membuat seseorang mendengarkan kata hati mereka sendiri.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Jest to narzędzie, które pozwala posłuchać tego co podpowiada nam instynkt.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.이건 사람이 자기 자신의 내장에서 나는 소리를 들을 수 있게 해주는 장치죠
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Nó là một công cụ mà thực tế cho phép một người nghe được những âm thanh phát ra từ ruột của mình.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Und es ist ein Werkzeug welches einen in die Lage versetzt auf seine eigenen Innereien hören zu können.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Y es una herramienta que permite escuchar nuestras propias vísceras.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Είναι ενα εργαλείο που πραγματικά επιτρέπει στο χρήστη να ακούσει τα σπλάχνα του.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.И това е устройство, което всъщност ни помага да слушаме собствените си вътрешности.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Це інструмент, що дозволяє людині слухати власні нутрощі.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.Это инструмент, который позволяет человеку слушать собственные внутренности.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.וזה מכשיר שבאמת מאפשר לכם להקשיב לקרביים שלכם.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.وهو عبارة عن أداة في الواقع تمكن الشخص الاستماع إلى أحشائه.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.内臓の音を 自分自身で聴き取れます (笑)
Yani orayı tercih etmek isteyen insanlara mevcut pazar kuralları ile çalışma olanağı sağlamak gibi.Die Möglichkeit geben, mit den Marktregeln zu arbeiten, für die, die diese Option wollen.
Yani orayı tercih etmek isteyen insanlara mevcut pazar kuralları ile çalışma olanağı sağlamak gibi.그곳 사람들이 적응할 수 있는 경제 규칙을 통해 일자리의 기회를 만든 것이지요.
Yani orayı tercih etmek isteyen insanlara mevcut pazar kuralları ile çalışma olanağı sağlamak gibi.ludziom, którzy chcieli to zrobić.
Yani orayı tercih etmek isteyen insanlara mevcut pazar kuralları ile çalışma olanağı sağlamak gibi.Να δώσουν την ευκαιρία εργασίας με τους κανόνες αγοράς σε ανθρώπους που ήθελαν να την επιλέξουν.
Yani orayı tercih etmek isteyen insanlara mevcut pazar kuralları ile çalışma olanağı sağlamak gibi.איפשרה לעבוד בסביבה של חוקי השוק הזמינים לאנשים שרצו להצטרף לשם.
Yani orayı tercih etmek isteyen insanlara mevcut pazar kuralları ile çalışma olanağı sağlamak gibi.جعل فرصة الذهاب و العمل وفق قواعد السوق متاحة للناس الذين يريدون الاشتراك في ذلك هناك.
Yani orayı tercih etmek isteyen insanlara mevcut pazar kuralları ile çalışma olanağı sağlamak gibi.それを望む人々に提供するものでした そこで 香港の周囲に4つの経済特別区域を設けました
Yine de, her zaman başka bir okulda yer bulma olanağına sahip olunamayabilimektedir.Aina ei kuitenkaan ole mahdollista saada paikkaa muusta koulusta.
Yine de, her zaman başka bir okulda yer bulma olanağına sahip olunamayabilimektedir.Det är ändå inte alltid möjligt att få en plats på en annan skola.

İlgili Sayfalar