olan ile cümle

olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bana ihtiyacım olanı vermezdi.Tom wouldn't give me what I needed.
Mutsuz olan tek kişi ben değilim.I'm not the only one who's unhappy.
Ben meşgul olan tek kişi değildim.I wasn't the only one who was busy.
Farkında olan tek kişi Tom değil.Tom isn't the only one who noticed.
Sorunu olan kişi Tom değil.Tom isn't the one with the problem.
Anahtarı olan kişi Tom değildir.Tom isn't the one that had the key.
Tom anahtarı olan tek kişidir.Tom is the only one who had a key.
Tom meşgul olan tek kişi.Tom is the only one who's busy.
Tom gülümsemiş olan tek kişi.Tom is the only one who smiled.
İhtiyacımız olan her şeyi satın alamıyorum.I can't buy everything we need.
Küçük olanı daha çok seviyorum.I like the small one better.
Daha ucuz olanı alalım.Let's buy the cheaper one.
Ölmüş olan kişi Tom değildi. O Mary'ydi.Tom wasn't the one who died. It was Mary.
Benim için gerçekten iyi olan tek başına olmaktır.What's really good for me is to be alone.
Tom muhtemelen Mary'ye bunu mümkün olan en kısa sürede yapması gerektiğini söyleyecektir.Tom is probably going to tell Mary that she should do that as soon as possible.
Tom gözlerini kapadı ve olanları görmezlikten gelmeye çalıştı.Tom just closed his eyes and tried to ignore what was happening.
Yeni bir traktör almak için yeterli paramız olana kadar biraz zaman alacak.It's going to take some time until we have enough money to buy a new tractor.
Tom'un geç kalacağından endişeli olan tek kişi ben miyim?Am I the only one worried that Tom will be late?
Boston'da olanlar burada da olabilir miydi?Could what happened in Boston also happen here?
Tom, olanları duyduğunda gülümsedi.When Tom heard about what happened, he smiled.
Tom, Mary'ye işyerinde olanları anlattı.Tom told Mary about what had happened at work.
Tom muhtemelen gelecek olan kişi olacak.Tom is probably going to be the one who comes.
Bunu yapmak zorunda olan tek kişi benmişim gibi görünüyor.It seems I'm the only one who has to do that.
Tom'a olan şey bize de olabilir mi?Could what happened to Tom also happen to us?
Tom sana ihtiyacın olan her şeyi alacak.Tom is going to get you everything you need.
Bunun tam olarak ihtiyacımız olan şey olduğunu sanmıyorum.I don't think this is exactly what we need.
Tom, Mary'ye ihtiyacı olan şeyi verecek.Tom is going to give Mary what she needs.
Tom Mary'ye olanları öğrenmek istiyor.Tom wants to know what happened to Mary.
Tom, Mary'ye olanları hiç anlatmadı.Tom never told Mary about what happened.
Tom'un gerçekten ihtiyacı olan şey biraz dinlenmek.What Tom really needs now is some rest.
Tom ihtiyacı olan şeylerin bir listesini yapıyor.Tom is making a list of what he needs.
Bence bu tam olarak ihtiyacımız olan şey.I think this is exactly what we need.
Umarım Tom doğru olanı yapacaktır.I hope Tom will do the right thing.
Bunu mümkün olan en kısa sürede yapacağız.We'll do that as soon as possible.
Bu sadece ihtiyacımız olan şey olabilir.This might just be what we need.
Tom bana tam ihtiyacım olan şeyi verdi.Tom gave me just what I needed.
Sanırım ihtiyacımız olan budur.I think this is what we need.
Tam olarak ihtiyacım olan şey bu.This is exactly what I need.
Sami'nin İslam'a olan sempatisi okudukça arttı.The more Sami read about Islam, the more he liked the religion.
Sami Müslüman olanlarla olmayanlar arasında diyalog ve hoşgörü olmasından yanaydı.Sami encouraged tolerance and dialogue between Muslims and non-Muslims.
Olanlardan Tom'un sorumlu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom is responsible for what happened.
Bir küreğim yok ama küreği olan birini tanıyorum.I don't have a shovel, but I know someone who does.
Bir zincir testerem yok ama testeresi olan birini tanyorum.I don't have a chain saw, but I know someone who does.
Bir elektrikli testerem yok ama testeresi olan birini tanıyorum.I don't have a chain saw, but I know somebody who does.
Tom bana olanlardan bahsetmek istemedi, ama bahsetti.Tom didn't want to tell me about what happened, but he did.
Tom'un bana olanlardan bahsetmesi gerekmiyordu, ama bahsetti.Tom didn't need to tell me about what happened, but he did.
Yapılmak zorunda olan her şeyi yaptıramadım.I wasn't able to get everything done that had to be done.
Tom yapması imkansız olan bir şeyi yapmaya çalışıyor.Tom is trying to do something that's impossible to do.
Muhtemelen olanlardan Tom sorumludur.Tom is probably the one responsible for what happened.
Sanırım mümkün olan en kısa sürede buradan çıkmalıyız.I think we should get out of here as soon as possible.
Tom, Mary bunu mümkün olan en kısa sürede yapmak istediğini söyledi.Tom said Mary wanted to do that as soon as possible.
Tom, olanlar için Mary'i suçlamadığını söyledi.Tom said he didn't blame Mary for what happened.
Hazır olana kadar biraz zaman alacak.It's going to be a while until we're ready.
Tom doğru olanı yaptığından emindi.Tom was sure he was doing the right thing.
Tom hâlâ yapılmak zorunda olan şeyden emin değil.Tom is still not sure what has to be done.
Üç yatak odası olan bir daire istiyorum.I'd like an apartment with three bedrooms.
Tom, olanlar için Mary'yi suçlamıyor.Tom doesn't blame Mary for what happened.
Tom olanlardan pişman olmadığını söyledi.Tom said he didn't regret what happened.
Hâlâ orada olan tek kişi Tom'dur.Tom is the only one who's still there.
Tom bunu mümkün olan en kısa sürede yapacaktır.Tom will do that as soon as possible.

İlgili Sayfalar