olağanüstü ile cümle

olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.Maar zij leefden slechts 18.000 jaar geleden, en dat is helemaal bijzonder, als je daar aan denkt.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.Ma sono vissuti solo 18.000 anni fa, e questo è davvero straordinario, a pensarci.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.Pero vivieron hace 18 000 años solamente, y es algo extraordinario de pensar.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.Żyli raptem 18 000 lat temu. To niezwykłe. Daje do myślenia.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.Αλλά έζησαν πριν από μόλις 18.000 χρόνια και αυτό είναι πραγματικά εκπληκτικό.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.Но самое удивительное, что жили они всего каких-то 18 000 лет назад.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.Но те са живели преди само 18 000 години и това е наистина изключително ако се замислиш.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.אבל הם חיו רק לפני 18,000 שנה, וזה מדהים לחשוב על זה.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.لكنهم عاشوا قبل 18,000 سنة فقط. وهذا حقا غير عادي للتفكير فيه.
Fakat onlar tam 18.000 yıl önce yaşamıştı... ...ve bu, gerçekten düşünmesi olağanüstü bir şey.本当に驚くべきことなのです 私たちは時間で考えるのが苦手ですから 世代数に置き換えてみましょう
Fakat sonra, olağanüstü bir şey oldu:Maar toen gebeurde er iets opmerkelijks.
Fakat sonra, olağanüstü bir şey oldu:Mas então Uma coisa memorável aconteceu.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Bagaimana sebuah perusahaan bisa sangat berani melakukan sesuatu yang luar biasa.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Ciekawe, że korporacja odważyła się zainwestować w coś tak niesamowitego.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Comment cette société a-t-elle pu oser créer quelque chose d'aussi extraordinaire ?
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Jak je možné, že ta společnost byla odvážná natolik, aby udělala něco tak mimořádného?
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?어떻게 이 회사는 이렇게 특이한 일을 할 정도로 용감하였을까요.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Spoločnosť bola veľmi odvážna, aby urobila niečo tak úžasné.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Wie kommt es, dass ein Unternehmen so mutig war, etwas so Außergewöhnliches zu tun?
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Πώς γίνεται μια εταιρεία να είχε το θάρρος να κάνει κάτι τόσο προοδευτικό;
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Да не говорим за "Скидмор, Оуингс и Мерил". Има го влиянието на инвеститора.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Невероятно какой же смелой была организация, чтобы сделать что-то настолько необычное.
Fosiller olağanüstüydü.De fossielen waren buitengewoon.
Fosiller olağanüstüydü.E i fossili sono straordinari.
Fosiller olağanüstüydü.Et les fossiles sont extraordinaires.
Fosiller olağanüstüydü.Fosilele sunt extraordinare.
Fosiller olağanüstüydü.Fossiilit ovat epätavanomaisia.
Fosiller olağanüstüydü.Fossiler er noget ekstraordinært.
Fosiller olağanüstüydü.화석들은 매우 대단했습니다.
Fosiller olağanüstüydü.Los fósiles son extraordinarios.
Fosiller olağanüstüydü.Tutejsze skamieniałości są niezwykłe.
Fosiller olağanüstüydü.Und die Fossilien sind außergewöhnlich.
Fosiller olağanüstüydü.Và những hóa thạch thật phi thường.
Fosiller olağanüstüydü.Και τα απολιθώματα είναι εξαιρετικά.
Fosiller olağanüstüydü.А ископаемые были исключительные.
Fosiller olağanüstüydü.Фосилите са изключителни.
Fosiller olağanüstüydü.והמאובנים הם יוצאי דופן.
Fosiller olağanüstüydü.وكانت الأحافير مدهشة.
Fosiller olağanüstüydü.遠い祖先を見ているのです
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Bolo to zvláštne a fascinujúce číslo, ktoré sa potom vyskytovalo aj inde.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Była to dziwna, acz fascynująca metafizyczna liczba, która za każdym razem się pojawiała.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Bylo to zvláštní a fascinující číslo, které se potom vyskytovalo i jinde.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Det var et mærkeligt fascinerende metafysisk tal som hele tiden dukkede op i andre sammenhænge.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Det var ett konstigt, fascinerande metafysiskt nummer som fortsatte dyka upp
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Era estranho e fascinante um número que continuava e nunca repetia.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Era un extrano y fascinantemente metafisico numero que continuo apareciendo.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Era un numero strano, affascinante e metafisico quello che si mostrava loro.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Het was een raar, maar fascinerend getal, dat overal weer in voor bleef komen.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .그것은 계속해서 나타나는 이상하면서도 매력적인 형이상학적인 숫자였죠
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .Дивне і захоплююче метафізичне число поступово з'являлось.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .זה היה מספר מוזר, מרתק שכל הזמן הופיע.
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .كان ذلك عدد ميتافيزيقي رائع حيث انه استمر بالظهور
Garip, büyüleyici ve olağanüstü bu sayı devamlı olarak karşılarına çıktı. .繰り返し、見受けられました。 この数は我々 の宇宙にとても基本的です。
"Gazetelerin bazı olağanüstü şeyler var, örneğin," dedi denizci."Ada beberapa hal luar biasa di koran-koran, misalnya," kata pelaut.
"Gazetelerin bazı olağanüstü şeyler var, örneğin," dedi denizci."Ci sono alcune straordinarie cose sui giornali, per esempio," disse il marinaio.
"Gazetelerin bazı olağanüstü şeyler var, örneğin," dedi denizci."Có thêm một số điều bình thường trên các tờ báo, ví dụ," cho biết các thủy thủ.
"Gazetelerin bazı olağanüstü şeyler var, örneğin," dedi denizci."Det finns en del extra saker i tidningar, till exempel", sade sjöman.
"Gazetelerin bazı olağanüstü şeyler var, örneğin," dedi denizci."Er is een aantal extra-gewone dingen in kranten, bijvoorbeeld," zei de zeeman.
"Gazetelerin bazı olağanüstü şeyler var, örneğin," dedi denizci."Es gibt einige außergewöhnliche Dinge in den Zeitungen, zum Beispiel", sagte der Seemann.
"Gazetelerin bazı olağanüstü şeyler var, örneğin," dedi denizci."Il ya certaines choses extra-ordinaires dans les journaux, par exemple," dit le marin.

İlgili Sayfalar