olağanüstü ile cümle
olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Снова принимают участие люди со всей страны - особенно радует уделяемое внимание.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.שוב, אנשים מכל העולם עושים - השעון הוא יוצא מן הכלל.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.مرة اخرى، اناس من كل انحاء البلاد يفعلون - المشاهدة بحد ذاتها هائلة.
Bakan Clinton olağanüstü bir iş çıkardı.Sekretär Clinton ein außergewöhnliches getan hat
Başkanın, 20 Mart'ta Kigali'de Afrika Birliği'nin olağanüstü oturumuna katılması bekleniyordu.Le président devrait ainsi se rendre à Kigali le 20 mars, pour la session extraordinaire de l’Union Africaine.
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?대단한 홍보물들이 될 수 있다고 생각하지 않나요?
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?länsimaiselle nerokkuudelle ja teknologialle?
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz? Şefkat bize yakışmaz mı?¿Es que la compasión no se ve bien en nosotros?
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?לפיקחות ולטכנולוגיה המערבית?
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?للبراعة والتكنلوجيا الغربية؟
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?同情するのは僕たちにはふさわしくない?
Beagle adlı gemi ile olağanüstü bir yolculuğa çıktı.비글 호를 타고 놀라운 항해를 했습니다.
Beagle adlı gemi ile olağanüstü bir yolculuğa çıktı.הוא הצטרף למסע מדהים בספינת ה"ביגל".
Beagle adlı gemi ile olağanüstü bir yolculuğa çıktı.شرع في رحلة رائعة على متن السفينة البيغل.
Beagle adlı gemi ile olağanüstü bir yolculuğa çıktı.その旅の間 彼は
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.Cînd ai făcut minuni la cari nu ne aşteptam, Te-ai pogorît, şi munţii s'au zguduit înaintea Ta,
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.Descendiste, haciendo cosas temibles que no esperábamos; ante tu presencia temblaron los montes
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.Jako když jsi činil hrozné věci, jichž jsme se nenadáli, sstoupil jsi, před oblíčejem tvým hory se rozplývaly;
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.jako keď si činil strašné veci, jakých sme nečakali! Sostúpil si; pred tvojou tvárou rozplynuly sa vrchy.
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.주께서 강림하사 우리의 생각 밖에 두려운 일을 행하시던 그때에 산들이 주의 앞에서 진동하였사오니
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.O att du fore hitned med underbara gärningar som vi icke kunde vänta, så att bergen skälvde inför dig!
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.Quando fazias coisas terríveis, que não esperávamos, descias, e os montes tremiam � tua presença.
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.Οτε εκαμες τρομερα πραγματα, οποια δεν επροσμεναμεν, κατεβης, και τα ορη διελυθησαν εν τη παρουσια σου.
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.Когда Ты совершал страшные дела, нами неожиданные, и нисходил, – горы таяли от лица Твоего.
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.בעשותך נוראות לא נקוה ירדת מפניך הרים נזלו׃
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.حين صنعت مخاوف لم ننتظرها نزلت تزلزلت الجبال من حضرتك.
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.你 曾 行 我 們 不 能 逆 料 可 畏 的 事 . 那 時 你 降 臨 、 山 嶺 在 你 面 前 震 動
Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.你 曾 行 我 們 不 能 逆料 可畏 的 事 . 那時 你 降臨 、 山嶺 在 你 面前 震動
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli. Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Uważam, że są to niezwykle cenne informacje, pozwalające podążać naukowcom w odpowiednim kierunku.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Azt hiszem, ezek a források hihetetlenül értékesek.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Cred că aceste resurse sunt incredibil de valoroase.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Creo que estos recursos son muy valiosos.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Ich halte diese Mittel für unglaublich wertvoll.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Ik denk dat deze middelen ongelooflijk waardevol zijn.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Jag tror att de här resurserna är väldigt värdefulla.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Jeg mener at disse ressourcer er utrolig værdifulde.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Je pense que ces ressources sont extrêmement précieuse.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.전 이 자료들이 엄청난 가치를 지닌다고 생각합니다.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Naše databáze je mimořádně cenná.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Penso que estes recursos são incrivelmente valiosos.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Ritengo queste risorse incredibilmente importanti.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Saya rasa sumber daya ini sangatlah berharga.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Tôi nghĩ các nguồn thông tin này vô cùng có giá trị, tới mức không thể tin được.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Πιστεύω πως αυτές οι πηγές είναι εξαιρετικά χρήσιμες.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Мені здається, що такі ресурси - надзвичайно цінні.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Мисля, че тези източници на информация са невероятно важни.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Я считаю, что эти ресурсы черезвычайно важны.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.אני סבור שמאגרי מידע אלה חשובים עד מאוד.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.أعتقد أن تلك الأدوات قيمةٌ جداً.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.研究者たちにこれからの
Bence bu olağanüstü bir şey.Azt hiszem ez elképesztő.
Bence bu olağanüstü bir şey. Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Então, Roma modelou o seu interior de acordo com o seu apetite.
Bence bu olağanüstü bir şey. Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.מפני שהיה קשה מאד להעביר מזון בדרכי היבשה,
Bence bu olağanüstü bir şey.Cred că este extraordinar.
Bence bu olağanüstü bir şey.Creo que eso es algo extraordinario.
Bence bu olağanüstü bir şey.Det synes jeg er utroligt.
Bence bu olağanüstü bir şey.Ich denke das ist außerordentlich.
Bence bu olağanüstü bir şey.Je pense que c'est extraordinaire.
Bence bu olağanüstü bir şey.저는 이것을 아주 특이하다고 보는데,
Bence bu olağanüstü bir şey.Menurutku itu luar biasa.