Ana içeriğe geç
Sözlük

okyanusu ile cümle

okyanusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Ταξιδεύουν ακριβώς την ίδια εποχή με τους ίδιους ανέμους για να καταφέρουν να περάσουν.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Они путешествуют в то же самое время при тех же ветрах, чтобы пересечь океан.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Пътуват точно по същото време със същите ветрове, за да осъществят прекосяването.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.הן נודדות בדיוק באותו הזמן עם אותן הרוחות
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.إنها تسافر في نفس الوقت مع نفس الرياح
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.同じ高度を飛行することもわかっています
Okyanusu Google Earth'e ekledik.Google Earth um die Meere zu ergänzen.
Okyanusu Google Earth'e ekledik.바다를 구글어스에 넣기 위해서 말이죠.
Okyanusu Google Earth'e ekledik.Sellaisten, joiden avulla saisimme meret Google Earth -perheeseen.
Okyanusu Google Earth'e ekledik.לשים את האוקיינוס ב " Google Earth".
Okyanusu Google Earth'e ekledik.لنضع المحيطات في برنامج قوقل إيرث.
Okyanusu Google Earth'e ekledik.ちょうど今週月曜日にそれが完成し
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Am făcut oceanul nefericit; i-am făcut pe oameni foarte nefericiţi şi i-am făcut nesănătoşi.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Hicimos al océano infeliz; hicimos a las personas infelices, y los hicimos enfermar.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Kita membuat lautan dan orang-orang tidak bahagia, dan kita membuat keduanya menjadi tidak sehat.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.우리는 해양을 불행하게 만들었고, 우리 스스로를 매우 불행하게 만들었습니다. 그리고 사람들의 건강을 해치게 만들었습니다.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Noi abbiamo reso l'oceano infelice; reso la gente molto infelice, e li abbiamo fatti ammalare.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.On a rendu l'océan malheureux; on a rendu les gens malheureux, et on leur a donné une mauvaise santé.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Ta đã làm đại dương buồn bã, làm cho con người bất hạnh, và chính mình trở nên ốm yếu.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.We hebben de oceaan ongelukkig gemaakt en we maakten mensen heel ongelukkig en ongezond.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Wir machten das Meer unglücklich; wir machten die Menschen sehr unglücklich, und wir machten sie krank.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Zasmuciliśmy ocean, więc zasmuciliśmy ludzi i naraziliśmy ich zdrowie.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Мы сделали океан несчастным, и люди стали несчастными и нездоровыми.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.Правили сме океана нещастен; правили сме хората много нещастни и много болни.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.אימללנו את הים; אימללנו מאד את האנשים, וגרמנו להם לחלות.
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.لقد جعلنا المحيط غير سعيد؛ و جعلنا الناس غير سعداء و غير أصحاء .
Okyanusu mutsuz ettik; insanları daha da mutsuz ettik... ...ve onların sağlıksız olmasına neden olduk.彼らの健康を奪いました 海と人間の健康との繋がりは
Okyanusumuzu anlayalım, bu temel yaşam destek sistemini gezegendeki baskın yaşam destek sistemini anlayalım.우리의 이 바다를 이해하고, 기본적으로 삶을 지지해주는 체계로, 이 행성의 지배적인 삶의 지지 체계입니다.
Okyanusumuzu anlayalım, bu temel yaşam destek sistemini gezegendeki baskın yaşam destek sistemini anlayalım.הבינו את האוקיינוס שלנו, המערכת הבסיסית תומכת החיים, המערכת העיקרית על כוכב זה לתמיכה בחיים.
Okyanusumuzu anlayalım, bu temel yaşam destek sistemini gezegendeki baskın yaşam destek sistemini anlayalım.فهم المحيط الذي يخصنا نظام دعم الحياة الأساسي هذا نظام دعم الحياة المسيطر على هذا الكوكب
Okyanusumuzu anlayalım, bu temel yaşam destek sistemini gezegendeki baskın yaşam destek sistemini anlayalım.生命を支える基本的な系- この惑星上の生命を支える 支配的な系を理解すること この複雑さを見てください
Okyanusun %95'i hâlâ görülmeyi bekliyor.탐사하고 촬영하고 지도로 만들기 위해 새로운 기술들이 필요합니다.
Okyanusun %95'i hâlâ görülmeyi bekliyor.les 95% des océans qui restent à découvrir.
Okyanusun %95'i hâlâ görülmeyi bekliyor.של 95% מהאוקיינוס שעדיין לא ראינו.
Okyanusun %95'i hâlâ görülmeyi bekliyor.الخمسة وتسعين في المائة من المحيطات التي لم نراها بعد.
Okyanusun %95'i hâlâ görülmeyi bekliyor.私たちのゴールは生物の多様性を維持し
Okyanusun altında, balinaların gördüklerini görebiliriz.바다 아래로 가면, 고래의 시선으로 볼 수 있고
Okyanusun altında, balinaların gördüklerini görebiliriz.Под водой мы видим то, что видят киты.
Okyanusun altında, balinaların gördüklerini görebiliriz.מתחת לאוקיינוס, לראות מה שהלווייתנים רואים.
Okyanusun altında, balinaların gördüklerini görebiliriz.تحت المحيط ، ترون ما تراه الحيتان.
Okyanusun altında, balinaların gördüklerini görebiliriz.普段は見えないハワイ列島がここでは見れます
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Ada banyak proses fisiologis yang dipengaruhi oleh keasaman samudera.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Ci sono molti processi fisiologici influenzati dall'acidità degli oceani.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Er zijn veel fysiologische processen die worden beïnvloed door de zuurgraad van de oceaan.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Es gibt viele physiologische Prozesse, die vom Säurewert des Meeres abhängen.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Există multe procese fiziologice care sunt influențate de aciditatea din ocean.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Há muitos processos fisiológicos que são influenciados pela acidez dos oceanos.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Hay muchos procesos fisiológicos influenciados por la acidez del océano.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Il y a de nombreux processus physiologiques qui sont influencés par l'acidité de l'océan.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Jest wiele fizjologicznych procesów, na które wpływ ma kwasowość oceanu.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.여기에는 해양 산성화에 영향을 받는 매우 다양한 생리학적인 과정들이 있습니다.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Sok fiziológiai folyamatra van hatással az óceánsavasodás mértéke.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Πολλές φυσιολογικές διαδικασίες επηρεάζονται από την οξίνιση των ωκεανών.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Има много физиологични процеси, които са повлияни от киселинността на океана.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.Многие физиологические процессы находятся в зависимости от кислотности океана.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.קיימים הרבה תהליכים פיזיולוגיים שמושפעים מהחומציות של האוקיינוס.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.هناك العديد من العمليات الفيزيولوجية التي تتأثر من حموضة المحيطات.
Okyanusun asit oranından etkilenen pek çok fizyolıjik durum var.生理学的プロセスも多くあります 多くの化学反応に関する 酵素やタンパク質が
Okyanusun bu parçası tam anlamıyla bir kıyamet yerine benziyor.À certains endroits, là-bas, l'océan offre un tableau vraiment apocalyptique.
Okyanusun bu parçası tam anlamıyla bir kıyamet yerine benziyor.Acolo unele zone din ocean arată absolut apocaliptic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod