Hukuk okuyorsa...إذا كان في القانون
Hukuk okuyorsa将来は政治家か弁護士?
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu.연간 2백만 명 이상이 --벌써 래리 페이지 부분을 보고 계시군요. 정말 빨리 읽어버리시는 분도 있군요.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu. (Gülmeler)Mai mult de două -- deja citiţi despre Larry Page, cineva citeşte foarte repede.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu. (Gülmeler)Meer dan twee - je leest al over Larry Page, iemand leest heel snel.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu. (Gülmeler)Mehr als zwei - Sie lesen schon über Larry Page, jemand liest sehr schnell.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu. (Gülmeler)Più di due - state già leggendo di Larry Page, qualcuno legge molto veloce.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu. (Gülmeler)Plus de deux -- vous en êtes déjà à Larry Page il y a quelqu'un qui lit très vite.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu. (Gülmeler)Больше двух, вы уже читаете о Ларри Пэйдже, некоторые читают очень быстро.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu. (Gülmeler)Повече от два -- вече четете за Лари Пейдж, някой чете много бързо.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu.Más de dos --ya estás leyendo acerca de Larry Page, alguien lee muy rápido.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu.Vocês já andam a ler Larry Page.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu.יותר משני-- אתם כבר קוראים על לארי פייג', מישהו קורא ממש מהר (צחוק)
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu.أكثر من أثنين -- أنكم تقرأون عن لاري بيج بالفعل، شخص ما قرأها بسرعة شديدة.
İkiden fazla kişi -- şu an Larry Page hakkında okuyorsunuz birileri hızlıca okudu.読むのが速い人がいますね(笑い) ラリー ペイジとセルゲイ ブリンには
İnanılmaz bir manzara ortaya çıktı. New York Times'ı okuyorsanız ön sayfasında görmüş olabilirsiniz.Houve uma imagem fantástica.
İnanılmaz bir manzara ortaya çıktı. New York Times'ı okuyorsanız ön sayfasında görmüş olabilirsiniz.Mohli jste ho vidět na přední stránce New York Times.
İnanılmaz bir manzara ortaya çıktı. New York Times'ı okuyorsanız ön sayfasında görmüş olabilirsiniz.Vous avez pu la voir sur la couverture du New York Times.
Inventables Water Adventures, size meydan okuyor.인벤터블 워터 어드벤처에서 여러분께
Inventables Water Adventures, size meydan okuyor."הרפתקאות מים מומצאות" מאתגרים אותך לשגר את עצמך
Inventables Water Adventures, size meydan okuyor.مغامرات الماء المخترعة تتحداكم لإطلاق أنفسكم
Inventables Water Adventures, size meydan okuyor.磁気浮遊板に乗って ウォータースライドを滑ってみませんか?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››A on mu povedal: Čo je napísané v zákone? Jako čítaš?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››A on řekl k němu: V Zákoně co jest psáno? Kterak čteš?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››A on rzekł do niego: W zakonie co napisano, jako czytasz?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Då sade han till honom: »Vad är skrivet i lagen? Huru läser du?»
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Er aber sprach zu ihm: Wie steht im Gesetz geschrieben? Wie lieset du?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Gesù gli disse: «Che cosa sta scritto nella Legge? Che cosa vi leggi?»
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Han sa til ham: Hvad er skrevet i loven? hvorledes leser du?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Isus i -a zis: ,,Ce este scris în Lege? Cum citeşti în ea?``
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Jésus lui dit: Qu`est-il écrit dans la loi? Qu`y lis-tu?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Jezus vroeg: "Wat zegt de wet van Mozes daarover?"
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››예수께서 이르시되 율법에 무엇이라 기록되었으며 네가 어떻게 읽느냐
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Men han sagde til ham: "Hvad er der skrevet i Loven, hvorledes læser du?".
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Ngài phán rằng : Trong luật_pháp có chép điều gì ? Ngươi đọc gì trong đó ?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Ngài phán rằng: Trong luật pháp có chép điều gì? Ngươi đọc gì trong đó?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Niin hän sanoi hänelle: "Mitä laissa on kirjoitettuna? Kuinkas luet?"
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››On pa mu reče: V zakonu kaj je pisano? kako bereš?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Õ pedig monda annak: A törvényben mi van megírva? mint olvasod?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Perguntou-lhe Jesus: Que está escrito na lei? Como lês tu?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Y él le dijo: --¿Qué está escrito en la ley? ¿Cómo lees
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Yesus menjawab, "Apa yang tertulis dalam Alkitab? Bagaimana pendapatmu tentang hal itu?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Ο δε ειπε προς αυτον Εν τω νομω τι ειναι γεγραμμενον; πως αναγινωσκεις;
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››А Той му рече: Какво е писано в закона, как четеш?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Він же рече до него: В законі що написано? як читаєш?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››Он же сказал ему: в законе что написано? как читаешь?
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››ויאמר אליו מה כתוב בתורה ואיך אתה קורא׃
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››فقال له ما هو مكتوب في الناموس. كيف تقرأ.
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››耶 穌 對 他 說 、 律 法 上 寫 的 是 甚 麼 . 你 念 的 是 怎 樣 呢
İsa ona, ‹‹Kutsal Yasada ne yazılmıştır?›› diye sordu. ‹‹Orada ne okuyorsun?››耶穌對 他 說 、 律法 上 寫 的 是 甚麼 . 你 念 的 是 怎 樣呢
İşte bu yüzden sana meydan okuyorum.De aceea propun o întrecere.
İşte bu yüzden sana meydan okuyorum.Đó là lý do tại sao tôi đề xuất một thách thức.
İşte bu yüzden sana meydan okuyorum. Pardon bana ney?Por eso propongo un desafío. - ?Perdón?
İşte bu yüzden sana meydan okuyorum.Proto navrhuji souboj.
İşte bu yüzden sana meydan okuyorum.-Zato pa sem predlagal izziv.
İşte bu yüzden sana meydan okuyorum.Γι'αυτό και προτείνω μια μονομαχία.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.정말 오래된 집안 관리 잡지를 읽고 있습니다.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.leen ejemplares muy viejos de revistas.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.leggono vecchie copie di riviste da casalinghe.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.קוראים עותקים מיושנים של מגזינים.