okuyacağım ile cümle
okuyacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım.Say: 'I will recite to you a mention of him.
Ta ki bize, okuyacağımız bir kitap indiresin." De ki: "Rabbimi tenzih ederim.Say (O Muhammad): My Lord be Glorified!
Ancak senin göğe çıktığına, okuyacağımız bir kitabı bize indireceğin zamana kadar, asla inanmayız!"And we will not believe your ascension until you bring down for us a book that we may read.’
Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece (göğe) çıktığına da asla inanmayız."And we will not believe your ascension until you bring down for us a book that we may read.’
Ona çıktığına da asla inanmayız. Ta ki bize, okuyacağımız bir kitap indiresin."And we will not believe your ascension until you bring down for us a book that we may read.’
Yükselsen bile okuyacağımız bir kitabı üzerimize indirmedikçe ona inanmayız."And we will not believe your ascension until you bring down for us a book that we may read.’
SinemaTürk'te Bu Talihimin Canına OkuyacağımKann sein, daß ich mich verspäte ins Kino.
Sen uyurken ben kitap okuyacağım.Leeré un libro mientras duermes.
Okulda Fransızcayı nasıl okuyacağımızı öğrendik ama onu nasıl konuşacağımızı gerçekten öğrenmedik.En la escuela aprendimos a leer en francés, pero la verdad es que no aprendimos cómo hablar.
Öyle bir fantastik roman dı ki bir daha böyle bir romanı okuyacağımı sanmıyorum, sözüme güvenin.Lo loco es que, no sé si me volveré a sentir así otra vez.
Kısa bir..... kısa bir açıklama okuyacağım, şu an..... okuyacaklarım.Aprendí um pouco a analisar poesia e agora uso isso para escrever."
SinemaTürk'te Bu Talihimin Canına OkuyacağımEntão, encontrarei você no cinema.
Senin canına okuyacağım.Ik zal je mores leren.
Kısa bir..... kısa bir açıklama okuyacağım, şu an..... okuyacaklarım.Я приділяю деякий час читанню та роздумам (про релігію) та намагаюся вивчити її.
Öğretmenimiz bize ne okuyacağımızı söyledi.Наш учитель сказав нам, що читати.
Hangi bölümde okuyacağımı hâlâ bilmiyorum.Δεν ξέρω ακόμα σε ποιο τμήμα να σπουδάσω.
Kısa bir..... kısa bir açıklama okuyacağım, şu an..... okuyacaklarım.Suy nghĩ một hồi lâu, Huyền Kiêu nói: -Tôi thử đọc cho các anh nghe.
Kısa bir..... kısa bir açıklama okuyacağım, şu an..... okuyacaklarım.読み方はおつま、おとま、おつうま、おとうまなど諸説あるが、現在では、おつま、おとま、と読むことが多い。
Kısa bir..... kısa bir açıklama okuyacağım, şu an..... okuyacaklarım.Dokonavé slovesá nemajú prítomný čas (napr. prečítať: prečítal som - min.č., prečítam - bud.č.).
Kısa bir..... kısa bir açıklama okuyacağım, şu an..... okuyacaklarım.Nato sledi komentar besedila in napotek bralcu, naj bere natančno.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.아무튼 여기 예이츠의 시가 있는데 제가 마지막 두 줄을 읊겠습니다.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.Maar hier is een gedicht van Yeats, de laatste twee regels.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.Questa è una poesia di Yeats, Vi leggerò gli ultimi due versi.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.To dwie ostatnie linijki z wiersza Yeatsa.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.Но ето едно стихотворение от Йейтс, ще ви прочета само последните два стиха.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.Но сейчас я прочту вам последние 2 строчки стихотворения Йейтса.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.זהו שיר מאת ייטס. אקרא לכם רק את שתי השורות האחרונות.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.لكن هناك مقطع شعري لييتس. سأقوم بقراءة آخر سطرين فقط.
Ama işte şimdi Yeats'ten bir şiir. Sadece son iki mısrayı okuyacağım.『学童たちの間で』という題です
Amirayı tanıyorum. Ona ne okuyacağımı sorabilirim.Vì tôi quen biết Amira, tôi có thể hỏi cô tôi nên đọc những gì.
Ancak haftada okuyacağımız sayfa sayısı çok olmayacak.있습니다. 그렇지만 읽어야 할 책들의 페이지 수가 많아 보여도 사실 그렇게 많지는 않습니다
Ancak haftada okuyacağımız sayfa sayısı çok olmayacak.מאוד קשה. ולמרות שכמות העמודים שתצטרכו לקרוא היא לא--אין הרבה.
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.A teraz mi prepáčte, ďalšiu časť vám prečítam,
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.Et pardonnez-moi, mais je vais vous lire la suite parce que c'est vraiment un sujet brûlant, et nos avocats
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.자, 이제 남은 일부는 읽겠습니다. 부디 양해해 주세요.
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.Ora scusatemi, leggerò il prossimo passaggio perché è una questione molto sentita e i nostri avvocati
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.Perdoem-me, mas vou ler o próximo trecho, porque é um assunto muito importante.
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.Wybaczcie, teraz będę czytać z kartki, bo to paląca kwestia.
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.אבקש כעת את סליחתכם ואת הקטע הבא אקריא
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.والآن أن يغفر لي، وأنا ذاهب إلى قراءة بت القادم
Beni bağışlayın, diğer kısmı size okuyacağım.まだ進行中の案件で 弁護士が
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Io devo andare via per un po' per dare una lezione a quel barbuto là sotto.
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Jag måste sticka ut ett tag och spöa skägget i underjorden.
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Jeg smutter et stykke tid for at tæve ham den skæggede underjordiske fyr.
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Käyn antamassa turpiin sille partatyypille maan alla.
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Me voy a darle su merecido a ese barbudo subterráneo.
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Muszę się na trochę urwać i skopać tyłek temu brodatemu.
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Vou abrir isto um pouco e dar uma sova a esse tipo das trevas.
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Θα λείψω για λίγο. Πάω να λιανίσω τον γενειοφόρο του υπογείου!
Biraz gideceğim ve yeraltındaki o sakallı adamın canına okuyacağım.Я ненадолго уйду и всыплю как следует этому бородатому под землёй.
Birini okuyacağım.A ja przeczytam tylko jedną opinię.
Birini okuyacağım. "Blackawton Arılarını yeni okudum.Et je vais juste vous lire une chose. " J'ai lu 'Les Abeilles de Blackawton' récemment.
Birini okuyacağım. "Blackawton Arılarını yeni okudum. Nasıl hissettiğimi anlatacak kelime bulamıyorum şu an.Зачитаю один із них. " Недавно я прочитав "Бджоли Блекотона".
Birini okuyacağım.Ich lese nur eine vor.
Birini okuyacağım.Ik lees er een voor:
Birini okuyacağım.제가 하나 읽어드릴게요.
Birini okuyacağım.Les leeré una.
Birini okuyacağım.Prečítam len jednu reakciu.
Birini okuyacağım.Saya akan bacakan satu saja.
Birini okuyacağım.Và tôi chỉ đọc một trong số đó.