okumayı ile cümle
okumayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.Mohli byste přestat číst tuto knihu, protože život by neměl žádný účel nebo smysl nebo význam.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.Można by odłożyć tę książkę, bo życie nie miałoby celu, sensu ani znaczenia.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.Podiam parar de ler este livro porque a vida não teria objectivo nem sentido nem significado.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.Podrías dejar de leer este libro porque la vida no tendría entonces significado, dirección ni propósito.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.SIe könnten aufhören das Buch zu lesen, da das Leben keine Vision, keine Bedeutung oder Signifikanz hätte.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.Vous pourriez arrêter de lire ce livre car la vie n'aurait pas de finalité ou de signification.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.Θα σταματούσατε να διαβάζετε το βιβλίο γιατί η ζωή δεν θα είχε στόχο, σκοπό ή σημασία.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.Бихте могли да спрете да четете тази книга, защото животът не би имал никаква цел, смисъл или значимост.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı."ופה אפשר להפסיק לקרוא ספר זה, כי לפי זה החיים "הם חסרי תכלית, טעם או משמעות.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.ستتوقف عن قراءة هذا الكتاب لأن الحياة ستكون بدون هدف أو معنى أو أية أهمية.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.なくなるので この本を読む必要はなくなります 善悪はなく 地上での短い 年月の後は希望はありません」
Bunu her zaman yapmanızı öneririm çünkü sayıyı okumayı kolaylaştırıyor. . 0.25 = 0.0025실제로, 여러분은 항상 이렇게 하시라고 말씀드리겠는데요, 읽기에 쉽기 때문입니다. 그러면 0.25 퍼센트는 0.0025와 같습니다.
Bunu her zaman yapmanızı öneririm çünkü sayıyı okumayı kolaylaştırıyor. . 0.25 = 0.0025Eigenlijk zou ik je moeten zeggen dat altijd te doen! omdat dat het makkelijker maakt om het op te lezen.
Bunu her zaman yapmanızı öneririm çünkü sayıyı okumayı kolaylaştırıyor. . 0.25 = 0.0025Nejspíš si říkáte: "no jasně, to vypadá snadno, ale co když půjde o těžší příklad?
Bunu her zaman yapmanızı öneririm çünkü sayıyı okumayı kolaylaştırıyor. . 0.25 = 0.0025في الواقع، ينبغي عليك القيام بذلك دائماً لأن ذلك سيجعل المسألة سهلة القراءة اذاً .25% =.0025
Çocuklara okumayı veya matematiği öğretmeyin.Así que, el tuvo la necesidad de querer aprender a leer,
Çocuklara okumayı veya matematiği öğretmeyin. Öğrenmek istemeleri için bir sebep verin.Não ensine as crianças a lerem, não lhes ensine matemática.
Çocuklara okumayı veya matematiği öğretmeyin. Öğrenmek istemeleri için bir sebep verin.Дайте им причина да го искат!
Çocuklara okumayı veya matematiği öğretmeyin.Μην μάθετε στα παιδιά σας πως να διαβάσουν, μην τους μάθετε μαθηματικά
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Fin dall'infanzia ho amato leggere.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Inca din copilarie am iubit lectura
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Olen rakastanut lukemista lapsuudesta alkaen.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Seit meiner Kindheit habe ich gerne gelesen.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Sinds mijn vroegste kinderjaren hield ik van lezen.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.انا قد احببت القراءة من طفولتي بالذات.
Dört -- Meydan okumayı seviyorum, evet.Cuatro... me gustan los retos, sí.
Dört -- Meydan okumayı seviyorum, evet.Neljä -- pidän haasteista.
Dört -- Meydan okumayı seviyorum, evet.Patru -- îmi plac provocările, da.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Cítil, že lidé, kteří by mohli, by četli, když by byla literatura dostupná.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Cítil, že ľudia, ktorí vedeli čítať, by čítali, ak by bola pre nich literatúra cenovo dostupná.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Ele sentia que as pessoas que sabiam ler, iriam ler, se a literatura fosse acessível e disponível para eles.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.사람들에게 합리적인 가격으로 손쉽게 책을 제공한다면 읽을 수 있는 사람들은 읽을 것이라 믿었습니다.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Mislil je, da ljudje, ki znajo brati, bi brali, če bi jim omogočili dostop do ugodne literature.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Ông thấy rằng ai cũng có thể đọc, và sẽ đọc nếu sách văn học có giá cả vừa phải và luôn có sẵn cho họ.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Úgy érezte, hogy akik tudnak, azok olvasnának, ha megfizethető és elérhető lenne számukra az irodalom.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Wiedział, że ludzie potrafiący czytać, czytaliby gdyby książki były dostępne.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Πίστευε ότι όσοι μπορούσαν να διαβάσουν, θα διάβαζαν, αν υπήρχε διαθέσιμη και οικονομική λογοτεχνία.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.שאנשים שיכולים לקרוא, יקראו אם תספק להם ספרות שתהיה זמינה ושניתן לעמוד כלכלית ברכישתה.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.أنه الناس القادرين على القراءة، سيقرأون، اذا ما جعل لهم الأدب متاحاً وسعره معقول بالنسبة لهم.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.字が読める人は読むだろうという見解でした 彼が私の最初の本を出版してから間もなく
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Chiar învăţăm lumea să citească.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Ed insegniamo anche a leggere alle persone.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Hasta podemos enseñarle a la gente a leer.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.심지어는 사람들한테 읽는 법도 가르칩니다.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Még olvasni is tanítunk embreket.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Nous apprenons même aux gens à lire.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Uczymy ludzi nawet czytania.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.We leren zelfs mensen lezen.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Wir lehren Leuten zu lesen.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Мы даже учим людей читать.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.Учим дори и хората как да четат.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.אנחנו אפילו מלמדים אנשים לקרוא.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.نحن حتى نعلم الناس القراءة.
Hatta insanlara okumayı öğretiyoruz.赤い線の入ったシャツを着た子は 2年前にこのプログラムにいたんですが
Her gece onlara masal okumayın.Đừng đọc truyện trước khi đi ngủ hằng đêm cho con cái.
Her gece onlara masal okumayın.아이들에게 매일 밤 이야기를 읽어주지 마세요.
Her gece onlara masal okumayın.Lees ze niet elke avond in bed voor.
Her gece onlara masal okumayın.Lesen Sie ihnen nicht jeden Abend Gute-Nacht-Geschichten vor.
Her gece onlara masal okumayın.Não lhes leiam histórias para adormecer todas as noites.
Her gece onlara masal okumayın.Nečtěte jim pohádky na dobrou noc pokaždé.