okuması ile cümle
okuması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.Vì thế đọc nó sẽ rất nhanh chóng.
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.We zouden snel gedaan hebben.
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.Zatem czytanie bardzo szybko by się skończyło.
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.Άρα θα ξεμπερδεύουμε γρήγορα με την ανάγνωση.
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.Така че четенето ще приключи много бързо.
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.Так что чтение закончилось бы очень быстро.
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.כך שגומרים לקרוא אותו מהר מאד.
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.لذلك فقد نفرغ من قراءته بسرعة
O yüzden okuması çok kısa sürecekti.それより、せっかくTEDの舞台に来たので もっとモダンに紹介しようと思います
Servise yapulandırma dosyalarını yeniden okumasını emretRefresh de configuratie van een service
Servise yapulandırma dosyalarını yeniden okumasını emretService de commande pour relire les fichiers de configuration
Şimdi bakalım, bu harita okuması biraz zor bir harita. Ama kabaca bu bölgedeler diyebiliriz.Франция имала огромно количество контрол.
Şimdi bakalım, bu harita okuması biraz zor bir harita.Chwileczkę, ta mapa jest troszkę trudna do czytania.
Şimdi bakalım, bu harita okuması biraz zor bir harita.Deze kaart is onduidelijk.
Şimdi bakalım, bu harita okuması biraz zor bir harita.어디 보자, 이 지도는 약간 읽기 힘드네요.
Şimdi bakalım, bu harita okuması biraz zor bir harita.Vediamo, questa mappa è un po' difficile da leggere.
Şimdi bakalım, bu harita okuması biraz zor bir harita.V téhle mapě se špatně hledá.
Şimdi bakalım, bu harita okuması biraz zor bir harita.Подивимось, в цій карті трошки важко розібратись.
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."A mais penosa leitura que alguma vez tentei, uma fastidiosa, confusa trapalhada."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."A valaha legfárasztóbb olvasnivaló, fárasztó, zavaros zagyvaság."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Bacaan berat yang pernah saya baca, tulisan campur aduk yang melelahkan."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Cea mai dificilă lectură pe care am încercat-o, un talmeş-balmeş obositor şi confuz."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."de lastigste lectuur die ik ooit heb ondernomen, een vervelende, verwarde mengelmoes."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Den mest mödosamma läsning jag någonsin påbörjat, ett tröttande, förvirrat virrvarr."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."det besværligste læsning, jeg nogensinde har gjort, en trættende, forvirrende gang roderi."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Die mühsamste Lektüre, die ich je anging, ein ermüdendes, verwirrendes Wirrwarr."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."kaikista työläimpänä lukukokemuksena, uuvuttavana sekamelskana".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."꾸란은 지금까지 읽어왔던 책 중에 가장 고되고, 지루하고, 당황스러운 것들의 뒤범벅"이라고 말이죠.
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."la lectura más dura que jamás inicié, una tediosa y confusa maraña".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."la lecture la plus pénible que je n'ai jamais entreprise, un méli-mélo épuisant et confus."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."La lettura più faticosa che io abbia mai intrapreso, uno stancante, confuso guazzabuglio."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Najuciążliwsza pozycja do jakiejkolwiek sięgnąłem. Nużąca oraz bezładna mieszanina".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."nejúmornějším čtením, které jsem kdy podnikl, lopotným, pomateným zmatkem."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."như một quyển sách gai góc nhất mà tôi từng đọc, một mớ bòng bong, một công việc thật sự vất vả."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."ένα από τα πιο κουραστικά αναγνώσματα που ξεκίνησα ποτέ, ένας δύσκολος, μπερδεμένος κυκεώνας."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."найбільш втомливим читанням за яке він коли-небудь брався, виснажливе й заплутане".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Най-изморителното четиво, с което някога съм се захващал, скучна, объркана бъркотия."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."הקריאה המתישה ביותר שלקחתי על עצמי, בלגאן מבלבל ומעייף."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."قراءة متعبة لم أتعهد بها أبدا من قبل، خليط مرهق ومربك".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor.退屈でわけの分からない寄せ集め」と酷評しています (笑)
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.스티브 핑크가 자신의 일기를 읽은 것은 그가 집으로 돌아 온 후 5개월이 되었을 때입니다.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.La escena donde Steve Pink está leyendo su diario... se grabó cinco meses después de que regresara a casa.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.La lettura di Steve Pink del suo diario avvenne invece cinque mesi dopo il suo rientro.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.Steve Pink citindu-si jurnalul s-a intamplat cu 5 luni dupa ce s-a intors acasa.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.Steve Pink, czytający swój magazyn, pojawił się 5 miesięcy po jego powrocie do domu.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.Steve Pink die zijn dagboek leest werd gefilmd vijf maanden na zijn thuiskomst.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.Steve Pink las in seinem Tagebuch, fünf Monate nachdem er nach Hause kam.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.Steve Pink lisant son journal est arrivé cinq mois après qu'il soit rentré à la maison.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.Стив Пинк читает свой дневник, через пять месяцев после возвращения домой.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.Четенето на Стив Пинк от дневника му беше пет месеца след като се върна у дома.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.הקטע שסטיב פינק קורא את היומן, התרחש 5 חודשים אחרי שחזר הביתה.
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.ستيف بينك يقرأ جريدته بعد خمسة اشهر من رجوعه للوطن .
Steve Pink günlüğünü okuması eve geldikten beş ay sonra gerçekleşti.帰国して5ヵ月後のことです 日記の存在は知っていましたが とてもプライベートなことなので
"Tek tek her kelimeyi okumasını istiyorum."Azt akarom, hogy elolvasson minden egyes szót."
"Tek tek her kelimeyi okumasını istiyorum.""Chci, aby si přečetl každé jeho slovo."
"Tek tek her kelimeyi okumasını istiyorum.""Ich möchte, dass er jedes Wort liest."
"Tek tek her kelimeyi okumasını istiyorum."Ik wil dat hij elk woord leest."
"Tek tek her kelimeyi okumasını istiyorum.""Jag vill att han ska läsa varenda ord."
"Tek tek her kelimeyi okumasını istiyorum.""제 아이에게 이야기의 모든 단어 하나하나를 읽게 해 주고 싶었어요"
"Tek tek her kelimeyi okumasını istiyorum.""Quiero que lea cada una de esas palabras".