okumadım ile cümle
okumadım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Uzun zamandır bir dergi okumadım.I haven't read a magazine in a long time.
Bahsettiğin kitabı henüz okumadım.I have not yet read the book you are talking about.
Bu kitaplardan herhangi birini henüz okumadım.I haven't read any of these books yet.
Tom'un dün bana gönderdiği mesajların hiçbirini okumadım.I didn't read any of the messages Tom sent to me yesterday.
Yazdığın raporu henüz okumadım.I haven't yet read the report you wrote.
O kitabı okumadım, ama Tom okudu.I haven't read that book, but Tom has.
O kitaplardan hiçbirini henüz okumadım.I haven't read either of those books yet.
Aslında hiç Fransızca okumadım.I've actually never studied French.
O bana iki kitap ödünç verdi, henüz hiçbirini okumadım.She lent me two books; I still haven't read any of them.
Yorumların hiçbirini okumadım.I didn't read any of the comments.
Tom'un mesajlarının hepsini okumadım.I didn't read all of Tom's messages.
"Kitabı okumadım bile"."You can't read this book".
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiAs my bricks had been in a chimney before, though I did not read the name of
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.I never studied sculpture, engineering or architecture.
Bu yüzden 5 sene boyunca hiç bir şey okumadım ne gazete, ne radyo,ne televizyon.So for five years I have not read anything - no newspaper, no radio, no television.
"Buda, bunu tam okumadım, "Kovan?'Buddha,' This one I don't know: 'Kovan' Kovan?
Erkek çocukların bu filmlerden nasıl etkilendiklerine dair fazla birşey okumadım.I haven't read as much on how boys are picking up on this vibe. I know from my own experience that
Onun romanlarından hiçbirini okumadım.Ich habe keinen seiner Romane gelesen.
Bütün kitapları okumadım.Ich habe nicht alle Bücher gelesen.
Tüm kitapları okumadım.Ich habe nicht alle Bücher gelesen.
Kitabı okumadım.Ich habe das Buch nicht gelesen.
Onu okumadım.Ich habe es nicht gelesen.
Hikayeyi okumadım.Ich habe die Geschichte nicht gelesen.
"Kitabı okumadım bile".Nein, Schreib Nicht“.
Onun romanlarından hiçbirini okumadım.Je n'ai lu aucun de ses romans.
Bu kitabı uzun zamandır okumadım ve bundan utanç duyuyorum.Je n'ai pas lu de livre depuis longtemps et j'en ai honte.
O kitabı hiç okumadım.Nunca leí ese libro.
Bütün kitapları okumadım.No he leído todos los libros.
Ben henüz bugünkü gazeteyi okumadım.Todavía no he leído el periódico de hoy.
Onun romanlarından hiçbirini okumadım.No he leído ninguna de sus novelas.
Onun romanlarından herhangi birini okumadım.No he leído ninguna de sus novelas.
1991'de Joel "onu üniversiteden beri okumadım" demiştir, "o zamanlar Dönüşüm gibi eserleri yutmuştum.«No lo he leído desde la universidad», admitió Joel en 1991, «cuando devoré trabajos como La metamorfosis.
Onun romanlarından hiçbirini okumadım.Non ho letto nessuno dei suoi romanzi.
Onun romanlarından hiçbirini okumadım.Я не читал ни одного его романа.
"Kitabı okumadım bile".«У меня не было ни одной книги.
Bütün kitapları okumadım.Eu não li todos os livros.
Onun romanını okumadım, ve benim erkek kardeşim de okumadı.Ik heb zijn roman niet gelezen en mijn broer ook niet.
Bu kitabı şimdiye kadar hiç okumadım.Ik heb dit boek nog nooit gelezen.
"Kitabı okumadım bile".De könyvről nem volt szó.”
Dün kitabı okumadım.Δεν διάβασα το βιβλίο χθες.
"Kitabı okumadım bile".Men det fantes ingen slike bøker.»
"Kitabı okumadım bile".Tidak usah dibaca."
"Kitabı okumadım bile".這本書我沒有讀過。
"Kitabı okumadım bile".'책을 읽어 보셨나요?'
O kitabı hiç okumadım.Никога не съм чел тази книга.
Romanın son sayfasını henüz okumadım.Dar neperskaičiau paskutinio romano puslapio.
"Kitabı okumadım bile".Ei ole raamatut lugenud.
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiAhogy tégla volt a kémény előtt, bár én nem olvastam a nevét
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiAko môj tehly bol v komíne, ako, keď som nečítal meno
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiCome il mio mattoni erano stati in un camino, prima, anche se non ho letto il nome di
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiComme mes briques avaient été dans une cheminée avant, mais je n'ai pas lu le nom de
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiComo meus tijolos tinha sido em uma chaminé antes, embora eu não li o nome do
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiComo mis ladrillos había en la chimenea antes, aunque no he leído el nombre de
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiDa meine Steine hatte in einem Kamin gewesen, obwohl ich nicht lesen, der Name des
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiJak moje cegły były w kominie przed, choć nie przeczytałem nazwę
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiJako můj cihly byl v komíně, než, když jsem nečetl jméno
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiKer je moj bricks bil v dimniku, preden, čeprav nisem prebral imena
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiKhi gạch của tôi đã được trong một ống khói trước, mặc dù tôi đã không đọc tên của
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibi제가 이름을 읽어 보지 않았지만 내 벽돌, 전에 굴뚝에 된 것처럼
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiKoska minun tiilet oli ollut savupiippu ennen, vaikka en ole lukenut nimeä