Ne?! <i> Eğer okulumuza kaydolursanız, <i> önünüze bütün imkanları sunacağızWas?! Wenn du zu unserer Schule kommen würdest, werden wir dir alles anbieten.
Ne?! <i> Eğer okulumuza kaydolursanız, <i> önünüze bütün imkanları sunacağızWat? <i> Als U in onze school komt, <i> Zullen we U alles en wat dan ook aanbieden.
Ne?! <i> Eğer okulumuza kaydolursanız, <i> önünüze bütün imkanları sunacağızΤι;! <i>Αν έμπαινες στο δικό μας σχολείο, <i>Θα σου προσφέραμε τα πάντα και οτιδήποτε.
Ne?! <i> Eğer okulumuza kaydolursanız, <i> önünüze bütün imkanları sunacağızА? <i>Если ты выберешь нашу школу, <i>Мы предложим всё, что угодно.
Ne?! <i> Eğer okulumuza kaydolursanız, <i> önünüze bütün imkanları sunacağızКакво?! <i> Ако кандидатствате в нашето училище, <i> ще ви предложим всичко.
Ne?! <i> Eğer okulumuza kaydolursanız, <i> önünüze bütün imkanları sunacağız?מה <i> אם אתה נכנס לבית הספר שלנו <i> אנו מציעים כל דבר
Ne?! <i> Eğer okulumuza kaydolursanız, <i> önünüze bütün imkanları sunacağızماذا ؟! اذا دخلت مدرستنا سوف نقدم كل شيء وأي شيء.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Am dezamăgit şcoala - şcoala m-a dezamăgit.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Fuí fallado por mi escuela; mi escuela me falló.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Ho fallito a scuola -- la mia scuola mi ha bocciato.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Ich bin in der Schule durchgefallen - sie hat mich fallen gelassen.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Ik mislukte door mijn school - mijn school schoot tekort.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.J'ai été recalé par mon école -- mon école m'a recalé.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Jeg blev dumpet af min skole -- min skole dumpede mig.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Kouluni petti minut-- minun kouluni petti minut.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Szkoła mnie zawiodła.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Бях провален от училището си - моето училище ме провали.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.Меня подвела моя школа — моя школа подвела меня.
Okulda başarısız oldum. Aslında okulum beni başarız etti.מי מאשים?
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.(berseru-seru) Sekolah saya tak membatasi saya karena saya seorang gadis.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.(hukot) Moje škola mě neomezovala, protože jsem byla děvče.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.제가 다닌 학교는 제가 여자라고 제한을 두지 않았습니다.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.La mia scuola non mi ha messo dei limiti perche ero una ragazza.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Min skola begränsade inte mig för att jag var flicka.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Min skole begrænsede mig ikke fordi jeg var en pige
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Moja škola ma neobmedzovala, pretože som bola dievča.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Mon école ne m'a pas imposé de limites parce que j"étais une fille.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Trường tôi không bó hẹp tôi bởi vì tôi là một cô gái.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Το σχολείο μου δεν με περιόρισε επειδή ήμουν κορίτσι.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Я не встретилась с гендерной дискриминацией в школе.
Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Я не зустрілася з гендерною дискримінацією в школі.
Okulum buradan çok uzak değildi ve buraya nehre girmek ve futbol oynamak için gelirdik.Chodil jsem do školy, nedaleko odtud, chodili jsme hrát fotbal a procházet se kolem řeky.
Okulumdaki çocukların 'sahte belgesel'ini yapıyorum.Ik heb een mockumentary gemaakt over de jongeren op mijn school.
Okulumdaki çocukların 'sahte belgesel'ini yapıyorum.Pienso que cada persona quiere aprender acerca de algo
Okulumdaki çocukların 'sahte belgesel'ini yapıyorum.Tenho estado a fazer um documentário com as pessoas da minha escola.
Okulumdaki çocukların 'sahte belgesel'ini yapıyorum.Έφτιαξα μια ταινία που αφορά τα παιδιά στο σχολείο μου.
Okulumdaki çocukların 'sahte belgesel'ini yapıyorum.יצרתי סרט תעודה סאטירי על ילדים בביה"ס
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,Azok, akik az én iskolámat építették, börtönt és elmegyógyintézetet is épitettek, ugyanebből az alapanyagból.
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,그 학교를 지은 사람들은 같은 재료로 감옥과 정신병원도 지었습니다.
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,Lidé, kteří postavili moji školu, také postavili vězení a blázinec ze stejného materiálu.
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,Những người thợ xây dựng nên trường học cũng xây dựng nhà tù và những trại tâm thần trên cùng loại vật liệu.
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,Orang-orang yang membangun sekolah saya juga membangun penjara dan rumah sakit jiwa dengan bahan yang sama.
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,Хората, построили моето училище, са построили затвора и лудницата от същите материали.
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,ללכת לבין ספר הנמצא בתוך קופסה. האנשים שבנו את בית הספר שלי הם אותם האנשים שבנו את הכלא ואת בית המשוגעים
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,الناس الذين بنوا مدرستي أيضاً قاموا ببناء السجن والمصحة العقلية من نفس مواد البناء.
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,監獄や精神病院も同じ材料を使って 建てています さてこの男性が
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.1 đứa sinh viên trường tớ đã bỏ người mà nó từng rất thích... và đi hôn một người con trai khác.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.A. Dziewczyna z naszej szkoły odeszła od chłopaka, którego lubiła... i prawdopodobnie pocałowała innego.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.Ah. Bovendien was het op een klaarlichte dag op school
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.Ah. E in più, tutto ciò é successo in pieno giorno a scuola.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.Ah. Seorang siswa di sekolah kami meninggalkan pria yang dia taksir.. Dan katanya berciuman dengan pria lain.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.Dievča z našej školy nechalo chlapca, na ktorom bola závislé... a údajne pobozkalo iného chlapca.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.En elev i våran skola lämnade killen hon hade känslor för.... och antagligen kysste en annan kille.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.Μια μαθήτρια απ'το σχολείο μας άφησε το αγόρι που ήταν ερωτευμένη... και υποθετικώς φίλησε άλλο αγόρι.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.Студентка из нашей школы бросила одного парня... и якобы целуется с другим.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.Ученичка от нашето училище остави момчета, в което беше влюбена. .. и се говори, че е целунала друго момче.
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.أه. فتاة في كليتنا تركت الشاب التي كانت تحبه وقبلت رجل آخر
Okulumuzda ki bir kız aşık olduğu çocuğu bırakıp söylentilere göre başka bir çocukla öpüşmüş.他の男とキスしたって噂よ それも堂々とみんなの前で
Okulumuzdaki her öğrenci gelip uygulama tasarlamayı öğrenebilir.Bárki gyerek az iskolánkból jöhet, és megtanulhatja, hogy hogyan kell megtervezni egy alkalmazást.
Okulumuzdaki her öğrenci gelip uygulama tasarlamayı öğrenebilir.Cualquier estudiante del colegio puede venir y aprender a diseñar una aplicación.