Baştan sona muzaffer bir edada okudum ve çok zevk aldım."Az elején tényleg mulattam, később kicsit meguntam.”
Zaten ömrümce parasız yatılı okudum.Λειτούργησε ακατάπαυστα επί μία χιλιετία.
Mektubu okudum.Διάβασα το γράμμα.
Önceki gece bir kitap okudum.Χτες βράδυ διάβασα ένα βιβλίο.
Bart olarak iki satır okudum ve 'Geldiğiniz için teşekkürler' dediler."Jeg læste to linjer som Bart og de sagde, 'Tak fordi du kom!".
Başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı.«En etter en leste jeg disse bøkene som var fullstendig nye for meg.
Yanına gidip kendisine Kur’ân’ı tamamıyla okudum.Setelah membacanya, Gō͘-niû tersentuh dan saling bertemu dengan Tân Saⁿ.
Ama okudum ve iyi notlar aldım.....Nhưng tôi vẫn học và có điểm tốt....
Zaten ömrümce parasız yatılı okudum.Nó đã từ lâu bị thâm hụt tài chính.
Başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı.Luật được viết ra bởi những người thông minh hơn tôi.
Konuyla ilgili olarak "Okuyabildiğim her şeyi okudum.“Tôi đã đọc bài báo nói về tôi.
Onun okuduğunu ardı ardına tamamen okudum.連載終了後に読みきりで描かれた。
Ne kadar yazı varsa, kitap varsa okudum.読書家で、暇さえあれば本を読んでいる。
Mahkemede kendini "Yayınlanan raporu okudum.裁判所において、しかるべき判断を」とするのみとした。
Yanına gidip kendisine Kur’ân’ı tamamıyla okudum.朝廷嘉賞他就進他為中都縣公。
Yanına gidip kendisine Kur’ân’ı tamamıyla okudum.당 태종이 그것을 읽었을 때 그는 무척 슬퍼했다.
Ne kadar yazı varsa, kitap varsa okudum.취미는 독서로, 봉사부 부실에서 주로 책을 읽고 있는 경우가 많다.
Ne kadar yazı varsa, kitap varsa okudum.לערך העוסק בכותב ספרים, ראו סופר.
İmamın besteleri o kadar güzeldi ki, bazılarını burada Arapça sözlerle ben de okudum.המאמרים תורגמו לשפה הערבית ועליהם נוספו כמה מאמרים שמקורם בערבית.
Bart olarak iki satır okudum ve bana, 'Geldiğiniz için teşekkürler.' dendi." diyerek andı.זמן קצר אחריו (26 בנובמבר 1962) הקליטו הביטלס תקליטון נוסף, שכלל את Please Please Me ו-Ask Me Why.
Ben de baştan sona kadar hepsini kendi okuduğu gibi okudum, tek harfte bile hata yapmadım.Те описали всичко от начало докрай, като не пропуснали нищо.
Ama okudum ve iyi notlar aldım.....Ali sam učila i imala dobre ocjene...
Onun okuduğunu ardı ardına tamamen okudum.Polako je i brižljivo pisao bilješke o svemu što je čitao...
Zaten ömrümce parasız yatılı okudum.Desetljećima je ispumpavala je novac iz države.
Onun okuduğunu ardı ardına tamamen okudum.Po pričevanjih je želel vse, o čemer je prebral, videti tudi na lastne oči.
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Am venit în SUA în 1995 și cu care cărți am început?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Jag kom till USA 1995, så vilka böcker läste jag först?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Je suis arrivée aux États-Unis en 1995, et selon vous, quels livres ai-je lu en arrivant ?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Když jsem přišla do Spojených Států v roce 1995, které knížky jsem tu četla jako první?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Llegué a EE.UU. en 1995, y ¿cuáles fueron los primeros libros que leí aquí?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Saavuin Yhdysvaltoihin vuonna 1995, ja mitkä kirjat luinkaan siellä ensimmäiseksi?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Saya tiba di Amerika tahun 1995, jadi buku apa yang pertama saya baca di sini?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Sono arrivata negli USA nel 1995, e quali libri ho letto per primi?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Tôi đến Mỹ vào năm 1995, thế đầu tiên tôi đã đọc những cuốn nào?
1995 yılında ABD'ye geldim. Bu ülkede ilk olarak hangi kitapları okudum?Ήρθα στην Αμερική το 1995, και ποια βιβλία διάβασα εδώ πρώτα;
60'ları özledim. O yıllar hakkında okudum.저는 60년대가 그립습니다. 이에 대해 많은 걸 읽었죠.
60'ları özledim. O yıllar hakkında okudum.התגעגעתי לשנות השישים. קראתי עליהם; (צחוק)
60'ları özledim. O yıllar hakkında okudum.لقد فاتتني سنوات الستينات، لكني قرأت عنها.
60'ları özledim. O yıllar hakkında okudum.興味深い時代だったようですが 私はそうだったとは知らずにいました
Ama ben sekiz kişinin eğitim gördüğü sınıflarda okudum.저는 한반에 학생이 8명인 교실에서 수업을 받았습니다.
Ama ben sekiz kişinin eğitim gördüğü sınıflarda okudum.Alors moi, j'ai été éduqué dans des classes où il y avait 8 élèves par classe.
Ama ben sekiz kişinin eğitim gördüğü sınıflarda okudum.Am fost educat în clase care aveau doar opt elevi.
Ama ben sekiz kişinin eğitim gördüğü sınıflarda okudum.Estudié en aulas de 8 estudiantes por clase.
Ama ben sekiz kişinin eğitim gördüğü sınıflarda okudum.Ik kreeg mijn opleiding in klassen met 8 leerlingen per klas.
Ama ben sekiz kişinin eğitim gördüğü sınıflarda okudum.Sono stato educato in classi in cui c'erano 8 studenti per classe.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Aber dann habe ich von einer Briefkastentante gelernt, dass das unhöflich sei.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Ale potem czytałam w Dear Abby, że to było niegrzeczne.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Dar am citit în Dragă Abby că e nepoliticos.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.하지만 제가 Dear Abby에서 이러한 것은 너무 무례하다는 걸 읽었죠.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Maar toen las ik in "Dear Abby" dat dat onbeleefd was.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Mais ensuite j'ai lu dans Dear Abby que c'était grossier.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Mas depois li em "Dear Abby" que isso era grosseiro.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Men så læste jeg i brevkassen "Kære Abby", at det var uhøfligt.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Men sedan läste jag i en fråga om råd-spalt att det var otrevligt.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Nhưng khi tôi đọc trong cuốn "Thư gửi Abby" thì điều đó thật thô lỗ.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Pero luego leí en "Dear Abby" que eso era descortés.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Poi ho letto in Caro Abby che non era educato.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Αλλά τότε διάβασα στην Ντίαρ Άμπι ότι αυτό ήταν αγενές.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Затем я прочла в Dear Abby [колонка советов], что это грубо.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Но после прочетох в "Скъпа Аби", че това е грубо.