Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.Olvastam, tudományos könyveket, különösen fizikát.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.Saya membaca buku, buku-buku tentang ilmu pengetahuan, terutama fisika.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.Tôi đọc sách, sách khoa học, đặc biệt là vật lý.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.Διάβαζα βιβλία, επιστημονικά βιβλία, ιδιαίτερα φυσικής.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.Я читав книжки, підручники, особливо фізику.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.Я читал книги, учебники, особенно физику.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.קראתי ספרים - ספרי מדע, בעיקר פיזיקה.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.قرأت كتب، كتب علوم، خصوصاً الفيزياء.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.英語はよく読めませんでした
Konunun bütün uzmanlarıyla konuştum. Bir sürü kitap okudum, haritaları ve grafikleri inceledim.Ik had alle experts gesproken, ik had veel boeken gelezen, kaarten en schema's bestudeerd.
Konunun bütün uzmanlarıyla konuştum. Bir sürü kitap okudum, haritaları ve grafikleri inceledim.Я говорил со многими специалистами, прочитал множество книг, изучил карты и диаграммы.
Konuyu okudum, amaAku membaca tentang itu, tapi...
Konuyu okudum, amaAm citit despre asta , dar
Konuyu okudum, amaCzytałam o tym, ale
Konuyu okudum, ama Daha hiç denemedim.Ik heb erover gelezen, maar ik heb het nog steeds niet uitgeprobeerd.
Konuyu okudum, ama Daha hiç denemedim.J'ai lu sur le sujet, mais je ne l'ai toujours pas encore essayé.
Konuyu okudum, ama Daha hiç denemedim.L'ho letto, ma non l'ho ancora provato.
Konuyu okudum, ama Daha hiç denemedim.Διάβασα γι'αυτό, αλλά δεν το έχω ξαναδοκιμάσει.
Konuyu okudum, amaEm đọc cái này rồi, nhưng
Konuyu okudum, amaJAg har läst om det, men
Konuyu okudum, amaЯ читала, но
Konuyu okudum, amaقرأت عن ذلك ، ولكن
Konuyu okudum, amaまだやった事ないの
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.Ho letto un libro intitolato "Il trickster crea questo mondo" di Lewis Hyde
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.Jeg læste en bog med titlen "Trickster Makes This World" af Lewis Hyde.
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.las ik: "Schelm maakt deze wereld", van Lewis Hyde.
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.leí un libro llamado "El Timador Crea Su Mundo" (Trickster Makes This World), de Lewis Hyde.
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.Lewis Hyde의 "사기꾼이 세상을 만들다(Trickster Makes This World)"라는 책을 읽었습니다.
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.Li um livro chamado "Trickster Makes This World" de Lewis Hyde.
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum. Psikolojik analiz gibiydi.Am citit "Șmecherii fac lumea asta" de Lewis Hyde şi parcă mă psihoanaliza.
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.Я прочла книгу Льюиса Хайда "Ловкачи делают этот мир".
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.קראתי ספר שנקרא "תכסיסן עושה את העולם", מאת לואיס הייד.
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.قرأت كتابا بعنوان " الاحتيال يخلق هذا العالم" ، للويس هايد.
Liseyi Calcutta'da okudum.Am mers la liceu în Calcutta.
Liseyi Calcutta'da okudum.Calcuttában jártam gimnáziumba.
Liseyi Calcutta'da okudum.Do szkoły średniej chodziłem w Kalkucie.
Liseyi Calcutta'da okudum.Fui al instituto en Calculta.
Liseyi Calcutta'da okudum.Ich besuchte die Highschool in Kalkutta.
Liseyi Calcutta'da okudum.Ik ging naar de middelbare school in Calcutta.
Liseyi Calcutta'da okudum.Jeg gik på gymnasiet i Calcutta.
Liseyi Calcutta'da okudum.Je suis allé au lycée à Calcutta.
Liseyi Calcutta'da okudum.전 칼커타에 있는 고등학교를 나왔습니다.
Liseyi Calcutta'da okudum.Sono andato al liceo a Calcutta.
Liseyi Calcutta'da okudum.Tôi học trung học tại Calcutta.
Liseyi Calcutta'da okudum.Πήγα γυμνάσιο στην Καλκούτα.
Liseyi Calcutta'da okudum.В старших классах я ходил в школу в Калькутте.
Liseyi Calcutta'da okudum.Учех в гимназия в Калкута.
Liseyi Calcutta'da okudum.למדתי בתיכון בכלכתה.
Liseyi Calcutta'da okudum.لقد ذهبت للمدرسة الثانوية في كالكتا.
Liseyi Calcutta'da okudum.正面玄関に電話が設置されていました
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."El dijo, "Sabe, he leído todo, y algunas veces el Sr. Jefferson allanaba la verdad un poco."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Ha detto, "Sa, ho letto tutto, e qualche volta Mr Jefferson addolciva un pochino la verità."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Il a dit, "Vous savez, j'ai tout lu, et quelquefois Mr. Jefferson cachait un peu la vérité."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""알다시피, 제퍼슨의 모든 편지를 다 읽었는데 가끔 그가 진실을 살짝 가리는 것 같긴 했지요."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Ông nói" Tôi đã đọc mọi thứ, và đôi khi ngài Mr. Jefferson đánh bóng sự thật 1 chút."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""Víte, četl jsem všechno, a pan Jefferson občas trošku uhlazoval pravdu."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""Weet je, ik heb alles gelezen, en soms maakte meneer Jefferson de waarheid wat mooier dan hij was."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""Wiesz, czytałem to wszystko, i czasami Pan Jefferson trochę wygładzał prawdę."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Wissen Sie, ich habe alles gelesen, und manchmal hat Mr Jefferson die Wahrheit etwas abgeändert"
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Είπε, "Ξέρετε, έχω διαβάσει τα πάντα, και μερικές φορές ο κος Τζέφερσον λείαινε την αλήθεια λιγάκι."