İkinci ise, hala oksitosin ile güvenilirlik arasında doğrudan olmayan bir ilişki vardı.Zweitens war die Beziehung zwischen Oxytocin und Vertrauenswürdigkeit immer noch indirekt.
İkinci ise, hala oksitosin ile güvenilirlik arasında doğrudan olmayan bir ilişki vardı.Το δεύτερο είναι πως ακόμη είχα αυτήν την έμμεση σχέση μεταξύ της ωκυτοκίνης και της αξιοπιστίας.
İkinci ise, hala oksitosin ile güvenilirlik arasında doğrudan olmayan bir ilişki vardı.Вторая вещь — эксперимент показывал лишь непрямую связь между окситоцином и надёжностью.
İkinci ise, hala oksitosin ile güvenilirlik arasında doğrudan olmayan bir ilişki vardı.Друга річ — експеремент все ж таки показував непрямий зв'язок між оксицотином та надійністю.
İkinci ise, hala oksitosin ile güvenilirlik arasında doğrudan olmayan bir ilişki vardı.Обаче второто е, че все още имах тази косвена връзка между окситоцина и надеждносттта.
İkinci ise, hala oksitosin ile güvenilirlik arasında doğrudan olmayan bir ilişki vardı.הדבר השני הוא שעדיין היה זה רק קשר לא-ישיר בין אוקסיטוצין ואמינות.
İkinci ise, hala oksitosin ile güvenilirlik arasında doğrudan olmayan bir ilişki vardı.والثاني هو أنني مازلت لا أملك سوى هذه العلاقة الغير مباشرة بين الأوكسيتوسين والثقة المتبادلة
İkinci ise, hala oksitosin ile güvenilirlik arasında doğrudan olmayan bir ilişki vardı.直接的な関係性については 実験結果から得られていないのです オキシトシンが信頼を生み出したことは
İşimize odaklanmalıyız. İşte nitrik oksit ya da nitrogen monoksit.Entonces este es óxido nítrico o el monóxido de nitrógeno
İşimize odaklanmalıyız. İşte nitrik oksit ya da nitrogen monoksit.Pojďme se věnovat oxidu dusnatému.
İşte nitrik oksit ya da nitrogen monoksit.Also das ist Stickstoffmonoxid oder Stickstoffmonoxid.
İşte nitrik oksit ya da nitrogen monoksit.Czyli to jest tlenek azotu(II) lub inaczej monotlenek azotu.
İşte nitrik oksit ya da nitrogen monoksit.Takže toto je oxid dusnatý. je to polutant (látka znečisťujúca životné prostredie)
İşte nitrik oksit ya da nitrogen monoksit.Це є оксид азоту (ІІ) або монооксид азоту.
İşte nitrik oksit ya da nitrogen monoksit.لدينا اكسيد النيتريك او اول اكسيد النيتروجين
İşte oksit. Amonyak önemli bir gübre.Amoniak je dôležité hnojivo.
İşte oksit.El amoníaco es un fertilizante muy importante
İşte oksit.Es ist Ihr oxid.
İşte oksit.To jest nasz tlenek.
İşte oksit.Це ваш оксид.
İşte oksit.هنا لدينا الاكسيد
İsterseniz internetten bakabilirsiniz. İşte oksit. Amonyak önemli bir gübre.Amoniak je důležitá složka hnojiva a o kyslíku víte vše.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Docierają do zanurzonych w skale minerałów manganu i żelaza i utleniają je.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ele iau mineralele feroase si mangane din adâncuri și le oxidează.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ils prennent le fer et le manganèse, qui se trouvent à l'intérieur des roches, et ils les oxydent.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.유기체들은 기반암에 존재하는 철과 망간 광물을 먹고 산화시키죠.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Prendono minerali di ferro e manganese all'interno della roccia fresca e li ossidano.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Sie nehmen Eisen- und Manganminerale aus dem Felsgesteins und oxidieren sie.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Toman el hierro y el manganeso en la capa de roca y los oxidan.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ze nemen er ijzer en mangaan uit op en oxideren ze.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Zoxidujú železo a mangánové minerály z podložia.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Они берут железные и марганцевые минералы из коренной породы и окисляют их.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Те вземат желязо и манганови минерали от основата и ги оксидират.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.הם לוקחים ברזל ומנגן מתוך הסלע, ומחמצנים אותם.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.فهي تأخذ معدن الحديد والمنجنيز التي في الطبقة الأساسية وتؤكسدها.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.岩盤から鉄とマンガンの成分を 取り出し酸化させます その際 非常に微量なエネルギーを発生します
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.En voinut suoraan päätellä oksitosiinin aiheuttavan luotettavuutta.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Ich wusste nicht mit Sicherheit, ob Oxytocin Vertrauenswürdigkeit auslöst.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Ik wist niet zeker dat oxytocine betrouwbaarheid veroorzaakte.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Jeg vidste ikke med sikkerhed at oxytocin skabte troværdighed.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Je ne savais pas avec certitude que l'ocytocine cause la fiabilité.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.저는 옥시토신이 신뢰성을 유발하는지 확실히 알 수 없었습니다
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Não tinha a certeza que a oxitocina provocava a confiabilidade.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Nem bizonyosodtam meg afelől, hogy a bizalmat az oxytocin okozta.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Nemůžu říct s jistotou, že oxytocin způsobil důvěryhodnost.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Nevedel som určite, či oxytocín spôsobil dôveryhodnosť.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Non ero certo che l'ossitocina producesse affidabilità.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.No sabía a ciencia cierta que la oxitocina provocara confiabilidad.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Nu știam sigur dacă oxitocina crea încredere.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Saya tidak yakin bahwa oksitosin menyebabkan kepercayaan.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Tôi không biết chắc được liệu oxytocin có tạo nên sự đáng tin cậy không.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Δεν γνώριζα με βεβαιότητα πως η ωκυτοκίνη προκαλεί την αξιοπιστία.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Аз не знаех със сигурност дали окситоцинът предизвиква надеждност.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Я не був впевнений, що саме оксицотин робить людей надійними.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.Я не знал наверняка, окситоцин ли делает людей надёжными.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.לא ידעתי בביטחון מוחלט שאכן אוקסיטוצין גורמת לאמינות.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.لم أكن أعلم بالتأكيد أن الأوكسيتوسين يسبب الثقة المتبادلة.
Kesin olarak oksitosinin güvenilirliğe sebep olduğunu bilemiyordum.まだ確かとは言えませんでした 実験のためには
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Az áldozat agyában oxytocin keletkezik, máris veszed elő a pénztárcádat, hogy odaadd a pénzt.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Creierul victimei eliberează oxotocină și îți deschizi portofelul sau geanta și dai banii.