Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor.Jiné studie ukázaly, že zvýšení oxytocinu podporuje závist.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor.다른 연구에서는 옥시토신의 분비가
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor. Kötü niyeti arttırıyor.Alte studii au arătat că stimularea oxitocinei duce la creșterea invidiei, a bucuriei pentru necazul altuia.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor. Kötü niyeti arttırıyor.Andere studies hebben aangetoond dat oxytocine afgunst en leedvermaak verhoogt.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor. Kötü niyeti arttırıyor.Inne badania wykazały, że zwiększenie poziomu oksytocyny powoduje większą zazdrość i chełpliwość.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor. Kötü niyeti arttırıyor.Más tanulmányok kimutatták, hogy az oxitocin fokozása növeli az irigységet és a hencegést is.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor. Kötü niyeti arttırıyor.Άλλες μελέτες έχουν δείξει ότι αυξάνοντας την οξυτοκίνη αυξάνεται η ζήλεια και η χαιρεκακία.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor. Kötü niyeti arttırıyor.Другие исследования показали, что повышение уровня окситоцина увеличивает чувства зависти и злорадства.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor.Những nghiên cứu khác cho thấy tăng oxytocin cũng làm tăng sự đố kị.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor.Otros estudios han demostrado que incrementar la oxitocina aumenta la envidia.
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor.Toiset tutkimukset ovat osoittaneet oksytosiinin lisäämisen
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor.מחקרים אחרים הראו שעליה באוקסיטוצין
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor.فدراسات اخرى اثبتت ان تفعيل الاوكسيتوسن
Diğer araştırmalar göstermekte ki oksitosini arttırmak, kıskançlığı da arttırıyor.人をあざ笑う気持ちを 強めるという研究もあります
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Az esküvő oxytocin-kibocsátással jár, de egy nagyon különleges formában.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Bryllupper forårsager en udløsning af oxytocin, men de gør det i en meget speciel måde.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Đám cưới tạo ra sự giải thoát của oxytocin nhưng việc đó diễn ra một cách rất đặc biệt.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Häät aiheuttavat oksitosiinin vapautumista. Mutta ne aiheuttavat sen hyvin erikoisella tavalla.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Hochzeiten setzen Oxytocin frei, aber auf sehr besondere Weise.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.I matrimoni provocano rilascio di ossitocina, ma lo fanno in un modo molto particolare.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.결혼식은 옥시토신의 방출을 유발시키지만, 그건 아주 특정한 방법으로 그렇게 됩니다
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Las bodas provocan liberación de oxitocina pero de manera muy particular.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Les mariages provoquent une libération d'ocytocine, mais ils le font d'une manière très particulière.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Nunțile declanșează eliberarea de oxitocină, dar într-un mod aparte.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.O casamento provocou uma libertação de oxitocina, mas fê-lo de uma forma muito particular.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Pernikahan melepaskan oksitosin namun dengan suatu cara tertentu.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Śluby powodują wydzielanie się oksytocyny, ale działa to w szczególny sposób.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Svadby spôsobujú vylúčenie oxytocínu, ale robia to veľmi špecifickým spôsobom.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Svatby způsobují uvolňování oxytocinu, ale specifickým způsobem.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Trouwpartijen zorgen ervoor dat oxytocine vrijkomt, maar wel op een zeer specifieke manier.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Οι γάμοι προκαλούν έκκριση ωκυτοκίνης, αλλά με πολύ συγκεκριμένο τρόπο.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Весілля спричиняють викиди оксицотину, але це здійснюється в дуже специфічний спосіб.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Свадьбы вызывают выброс окситоцина, но очень особенным образом.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Сватбите предизвикват отделяне на окситоцин, но го правят по много специфичен начин,
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.חתונות גורמות לשיחרור אוקסיטוצין, אבל הן עושות זאת בדרך מאוד ייחודית.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.أن حفلات الزفاف تدفع مستويات الأوكسيتوسين للإرتفاع، ولكن ذلك يحدث بصورة معينة
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.けれどもそれには特色があります 誰が結婚式の中心でしょうか?
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Aveva l'incremento più alto di ossitocina.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Bei ihr stieg der Oxytocinwert am stärksten.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Cô dâu là người có mức oxytocin tăng cao nhất.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Dia mengalami peningkatan oksitosin terbesar.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor. Düğünleri neredeyse gelin kadar başka kim sever?Neki volt a legmagasabb oxytocin-szintje. ki az, aki a menyasszonyt követően a legjobban élvezi az esküvőt?
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Ea a avut cel mai mare nivel de oxitocină.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Ela teve o maior aumento de oxitocina.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Ella tuvo el mayor aumento de oxitocina.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Elle avait la plus forte augmentation d'ocytocine.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Hänellä oli suurin oksitosiininousu.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Hun havde den største forøgelse af oxytocin.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.그녀가 옥시토신 증가를 가장 크게 했습니다
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Mala najvyšší nárast oxytocínu.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Měla největší nárůst oxytocinu.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Ona miała największy wzrost poziomu oksytocyny.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Zij had de grootste opstoot in oxytocine.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Είχε τη μεγαλύτερη αύξηση σε ωκυτοκίνη.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.Тя имаше най-голямо покачване на окситоцина.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.У неё был наибольший выброс окситоцина.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.У неї спостерігалося найбільш значне збільшення оксицотину в організмі.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.אצלה היה שיחרור אוקסיטוצין הכי גבוה.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.هى التي حدث لها أعلى إرتفاع للأوكسيتوسين.
En fazla oksitosin artışı onda oluyor.新婦と同じぐらい 結婚を喜んでいるのは誰でしょう?